1600’lerden bugüne seracılık

Hem doğa dostu hem de sağlıklı beslenmek isteyen herhangi birinin benimsemesi gereken ilk kural; mevsiminde ve yerel beslenmek. Bunun nedeni, mevsimi dışında yetiştirilen sebze ve meyvelerin önemli bir bölümünün GDO’lu olmasının ve ağır kimyasallar içeren zirai ilaçlara maruz kalmasının yanı sıra karbon ayak izlerinin de çok yüksek olması.

234322

Evinize gelmek için binlerce kilometre yol kat eden bir gıda, size ulaşana kadar tahmin ettiğinizden çok daha fazla karbon salınmasına neden olur. Benzer şekilde seralarda, mevsimi dışında üretilen meyve ve sebzelerin büyümesi ve olgunlaşmasını sağlayacak ortamı yaratmak için harcanan enerji miktarı çok fazladır.

Günümüzde koşullar ne olursa olsun; her mevsim, her türlü gıdayı üretmek üzerine kurulmuş olan tarım sektörünün geçmişine baktığımızda ise çok daha çevre dostu yöntem ve uygulamalar görüyoruz. 16 ve 18. yüzyılları arasında, İngiltere ve Hollanda’nın kuzeyine kadar uzanan soğuk iklimlerde dahi Akdeniz iklimi gerektiren sebze ve meyveler tamamen yenilenebilir enerji kullanılarak yetiştiriliyormuş.

456456(2)
Bu örneklerden en çarpıcısı, gündüz güneşten aldığı ısıyı gece saatlerine kadar koruyarak sebze ve meyveler için doğal bir ılıman mikro iklim yaratan ve ortalama ısının 12 dereceye kadar artmasını sağlayan heybetli ‘meyve duvarları’. 19. yüzyılın sonuna kadar sera dendiğinde akla bu duvarlar ve duvarların arasında kalan bölgedeki ısıyı koruması için inşa edilen naylon korumalar geliyordu.

20. yüzyıla gelindiğinde ise bu yöntem, yerini tamamen suni yollarla ısıtılan ‘modern’ seralara bıraktı. Modern seralarda yalnızca ortamı ısıtmak için değil gerekli ışık ve nem oranını sağlamak için de korkunç düzeyde enerji harcanıyor. Sera ortamında sıcaklık neredeyse anında kaybolduğundan ortamın sürekli olarak ısıtılması gerekir. Cam seralarda ürün yetiştirmek için, açık araziye oranla 10 ila 20 kat daha fazla kaynak kullanılır. Serada domates ve biber gibi ürünlerin bir kilosunu yetiştirmek için ortalama 40 mega jul enerji harcanır. Bu da neredeyse aynı miktarda et üretimi için harcanan enerjiye denktir.

Dünyanın en çok serada gıda üretimi yapan ülkesi Hollanda’da 2013 yılında 105.000 dönümlük arazide 120 PJ enerji harcanmış. Bu miktar tüm ülkedeki arabaların harcadığı enerjinin yarısına denk gelmekte. Üç camlı sistemlerin bile bir duvara göre 10 kat ısı kaybettiğini düşünecek olursak bu hiç de şaşırtıcı bir rakam değil aslında.

Meyve Duvarları

12312312(7)

Modern seralar, orta çağlardaki ilk örneklerinin neredeyse tam zıttı prensiplerle işliyor. Seracılığa dair ilk bulgulardan biri; 1561 yılında İsveçli (tabii ki yine İsveç) botanikçi Conrad Gessner’in güneş alan duvarlara yakın olan sebze ve meyvelerin uzak olanlara göre daha hızlı olgunlaştığını tespit etmesine dayanıyor. Bu bulgu, kuzey Avrupa’da ‘meyve duvarları’nın inşa edilmeye başlamasını ve yaygınlaşmasını sağlamış. Fransa, İngiltere, Hollanda ve Belçika’nın kuzey bölgelerinde güneş alan ve güneye bakan duvarların yakınlarına meyve ağaçları dikilerek Akdeniz iklimi gerektiren meyve yetiştirme denemeleri yapılmış ve sonuç başarılı olmuş.

Meyve duvarları gündüz saatlerinde güneş ışınlarını yansıtarak meyvelerin olgunlaşması için uygun ortamı yaratır ve gün boyunca emdiği güneş ışınlarını karanlık saatlerde yavaş kaybettiği için don riskini de en aza indirir. Böylece duvarın güneye bakan kısmında 24 saat boyunca ılıman kalan bir mikro iklim oluşur. Duvar aynı zamanda mahsulü kuzeyden gelen soğuk rüzgarlardan korur. Duvara eklenen koruyucu borular ya da ahşaptan çatılarla da mahsülün dolu, yağmur ve kuş etkilerinden korunması sağlanır.

6a00e0099229e8883301b7c7fb57f9970b-500wi
1550-1850 yılları arasında Avrupa’yı etkisi altına alan aşırı soğuklarda kullanımı yaygınlaşan meyve duvarları, ortamın ve mahsülün ihtiyaçlarına göre farklı şekillere bürünmüş. Fransa’da budanan dalların destek alması için ahşap bir kafesle desteklenen meyve duvarı örnekleri görülmüş. Espalier olarak adlandırılan bu yöntemle duvara belli bir uzaklığa dikilen ağaçların köklerinin rahatça ilerlemesi ve ortamın hava koşullarının iyileştirilmesi sağlanmış.

Paris’in Şeftali Duvarları

11111(4)

Meyve duvarları uygulamaları başta Versailles Sarayı bahçesi gibi varlıklı kimselere ait alanlarda inşa edilse de bu yöntemin kentsel alanlara yayılması uzun sürmemiş. Aşağıda Paris banliyölerinden Montreuil’de inşa edilen dev meyve duvarlarını görüyorsunuz. 1870’lerde yalnızca bu bölgede 600 km’den fazla meyve duvarı inşa edilmiş ve yılda 17 milyon şeftali üretilmiş. Birbirine yakın duvarlar inşa etmek sıcaklık koşullarını iyileştirdiğinden (duvarlar arasındaki sıcaklığın dışarıya göre 8-12 derece daha yüksek olduğu kaydedilmiş) mahsülün kalitesi de artmış ve Montreuil şeftalilerinin ülke çapında meşhur olmasını sağlamış.

Thomery Üzümleri

6a00e0099229e8883301b8d1851eba970c-800wi(1)

6666

1730 yılında Paris’in 60 km güney doğusunda bulunan Thomery’de aynı yöntemle üzüm üretimine başlanmış. 20. yüzyılın başında bölgedeki 1500 dönüm araziye 9-10 metre aralıklarla ve 3 metre uzunluğunda 300 km meyve duvarı inşa edilerek yılda 800 ton üzüm üretimi yapılmış. İklim ve üzüm ihtiyaçlarına göre duvarlar üzerinde yapılan değişiklikler 1840’larda Thomery’de üzümlerin de evlerin bodrum katlarındaki duvarlarda, cam şişelerde ve su içinde depolamasına kadar uzanmış ve bu yolla üzümlerin 6 ay boyunca tazeliğini koruması sağlanmış. Bu gelenek sonradan Monreuil’e ve diğer ülkelere de sıçramış.

4565464
Yılantaşı Meyve Duvarları

33333(4)

Belçika ve Hollanda’da da üzüm üretimi için meyve duvarları inşa edilmiş. 1850’lerden itibaren Brüksel yakınlarındaki Hoeilaart ve şu an Hollada’nın en büyük seralarına ev sahipliği yapan Westland, meyve duvarlarıyla anılan şehirlere dönüşmüş. 1881 itibariyle yalnızca Westland’de 178 km meyve duvarı bulunuyormuş.

5756765

Hollanda’danın meyve duvarlarına katkısı ise 18. yüzyılın ortalarında kale ve kır evlerinin bahçelerine inşa ettikleri yılantaşı meyve duvarları olmuş. Yılantaşı meyve duvarlarındaki konkav ve konveks kıvrımlar duvarın daha sağlam olmasını ve yanlardan gelen darbelere karşı korunmasını sağlıyor.Duvar içindeki oyuklar da mahsule soğuklara karşı daha korunaklı bir ortam sunuyor. Hollanda’nın Fransa’dan 400 km daha kuzeyde olduğunu düşünürsek bu oldukça önemli bir ayrıntı haline geliyor.

Isıtmalı meyve duvarları

3453543

Britanya tarihi boyunca yaygın olarak gelişmiş tarım endüstrileri kullanmamış olsa da 1600’lerden itibaren kır evlerinin bahçelerinde meyve duvarlarının sıkça kullanıldığını görüyoruz. 18 ve 19. yüzyıllarda ise mahsulün donmasını engellemek için bu duvarlara ısıtma sistemleri döşenmeye başlanmış. Duvar üzerine dikey olarak döşenen ve tepedeki bacaya başlanan borular, duvarın arka kısmında yanan ateşin sıcaklığını duvarlara iletiyormuş. 19. yüzyıldan itibaren sıcak su borularıyla ısıtılan meyve duvarları da inşa edilmiş. 19. yüzyılın sonlarına doğru çok fazla insan emeği gerektiren bu sistemler, raylı ulaşımın güneyden meyve ithalatını da teşvikiyle yavaş yavaş terk edilmiş.

Seraların doğuşu
Ortaçağda cam üretimi elle ve üfleyerek yapıldığından büyük yüzeye sahip cam üretmek ve camdan seralar yapmak neredeyse imkânsızdı. Buna rağmen 1600’lerden itibaren camın meyve sebze üretiminde küçük ölçeklerde de olsa kullanıldığını görüyoruz. Bunun en basit ve yaygın yöntemi ‘kloş’adı verilen ve toprakta yetiştirilen bitkinin üzerine kapatılan çan biçimli camdan korumalar.

68786786

9789

3213

1800’lerde Belçikalı ve Danimarkalı çiftçiler meyve duvarlarının kenarlarına camdan paneller yerleştirerek mahsulü koruma altına almayı denemiş ve ürün kalitesinin arttığını gözlemlemişler. Böylece 1850’lerde ilk sera örnekleri inşa edilmiş ve 1881’de 178 km’lik meyve duvarlarının 22 kilometresi cam koruma ile kaplanmış.

234234234(2)

Zaman geçtikçe meyve duvarlarında cam kullanımı hem artmış hem de gelişmiş. 20. yüzyılın başında ise tarımda devrim yaratan meyve duvarları kaybolmuş ve oldukça verimsiz olmasına karşın, tamamen camdan üretilen ve fosil yakıtlarla ısıtılan günümüz seraları yaygınlaşmış. 1970’lerdeki petrol krizi üreticinin aklına tekrar meyve duvarlarına dönmeyi getirse de petrol fiyatının kısa sürede düşmesiyle seralarda üretim yapılmaya devam edilmiş. Kuzeybatıda egemen tarım yöntemi seracılık olsa da Çin’de son 30 yılda 8 milyon dönümlük yalnızca güneş enerjisi kullanan pasif sera inşa edilmiş. Bu da seracılıkta dünya birincisi olan Hollanda’daki sera miktarının 80 katına tekabül ediyor.

Not: Seralar aslında M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar tarafından icad edilmiş fakat hiçbir zaman gıda üretmek için kullanılmamış, zenginlere özgü bir hobi olarak kalmış. Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle bu icad da tarihe karışmış ve 1800’lerde Hollanda’da kullanılana kadar bir daha görülmemiş.

Kaynaklar:
Low-Tech Magazine
Open Air Grape Culture
The last peach orchards of Paris
Geschiedenis van het leifruit in de Lage Landen
Onzichtbaar achter glas
Murs à pêches
L’histoire des murs
Food-Producing Solar Greenhouses
The development and history of horticulture
A Golden Thread: 2500 years of solar architecture and technology
Une histoire des serres: de l’orangerie au palais de cristal
Manual complet du jardinier
Onderhoud en restauratie van historische plantenkassen
Leifruit: toekomst voor eeuwenoude hovernierskunst
The magic of Britain’s walled gardens
Visiting the palace of Versailles’ kitchen garden
Hot Walls: An Investigation of Their Construction in Some Northern Kitchen Gardens
History of fruit growing
Fences of Fruit Trees

Önceki yazıyı okuyun:
Erdal İnci’den Kent Manzaraları

Bugüne kadar yaptığı çalışmaları keyifle takip ettiğimiz Erdal İnci, yeni sergisi Kent Manzaraları 7 Mayıs - 10 Haziran tarihleri arasında...

Kapat