5 soruda Volkswagen skandalı

Artan şehirleşme ve tüketim çılgınlığı ile beraber, araç sahipleri hem lüks arabalar kullanmak hem de daha az benzin harcamak ve karbon ayak izlerini düşürmek istiyorlar.

Çikolatalı pasta yiyip, kalorisiz olmasını istemekten çok da farklı olmayan bu talep tabii ki büyük şirketler tarafından büyük bir iştahla karşılandı ve hayatımıza çevreyle dost araba konsepti girdi.

Hem karbondioksit salımları nispeten az olan, hem de dizel olduğu için biraz daha hesaplı olan bu arabalar, markete CO2 istatistiklerini yayınlanarak pazarlanmaya başladı.

Ta ki geçtiğimiz hafta yaşanan skandalda Volkswagen’in balonu patlayıp tüm çevreciler ayağa kalkana kadar…

3456765434

Firmanın dizel motorlu araçlarında, karbon ve diğer gaz salım testlerinde hile yaptığı, Peter Mock ve John German isimli iki bağımsız araştırmacının ABD Çevre Koruma Bürosu’na (EPA) Volkswagen’e ait dizel motorlu araçlarda şirketin kamuoyuna sunduğu raporlarında yanlışlıklar fark ettiğini açıklaması ile ortaya çıktı.

Volkswagen gaz salım testlerinde arabalarını bilerek “tam güç” motor kullanımında değil, “güvenli sürüş” seviyesinde test ettiğini kabul etmesi ile skandal büyüdü.

Şu an Alman savcılar görevinden istifa eden eski Volkswagen CEO’su Martin Winterkorn ve bir çok yetkili hakkında soruşturma başlatmış durumda. ABD’de ise, EPA 18 milyar dolarlık bir ceza kesimi üstüne karar verme yolunda ilerleyebilir.

Dizel motorlara olan güvenin azaldığı, hatta bazı şehirlerde yasaklar getirilmesi düşünüldüğüı için, böyle bir haberin çıkması çok büyük ihtimal bu kararların alınmasını hızlandıracak.

Kullanılan araçların neredeyse yarısının dizel olduğu Avrupa’da, Volkswagen skandalı ve Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi’nin araştırmalarından sonra dizel araçların geleceğinin ve yapılan testlerin ciddiyetinin sorgulanacağı ise kesin.

A rainwater puddle reflects a VW logo and above a building under construction at the Volkswagen AG headquarters in Wolfsburg, Germany, on Wednesday, Sept. 23, 2015. Volkswagen's escalating scandal over emissions-test cheating is beginning to ripple across the $10 trillion global corporate bond market. Photographer: Krisztian Bocsi/Bloomberg

Bununla beraber şirketlerin “sürdürülebilir gelişmeye uygunluğunu” ölçen Dow Jones Sürdürülebilir Endeksi’nde, Volkswagen’in en sürdürülebilir ulaşım şirketi seçilmesi de bu gibi kararların ne kadar “bağımsız” olduğunu sorgulamamıza yetiyor.

Dünya ekoloji gündemini derinden sarsan bu gelişmeyi daha iyi anlamak için aslında konunun geçmişine bakmak lazım:

1- Tek suçlu Volkswagen mi?

Değil.

2014’de Economist dergisinde yayınlanan bir araştırma, test edilen tüm araçların resmi test sonuçları ile günlük kullanım değerleri arasındaki farkın 2001’de ortalama %8 değerinde iken, 2014’de bu farkın %40’a çıktığını gösteriyor.

Rapor 2010 yılından beri, ulaşımda karbondioksit salımını azaltmaya yönelik hedeflere, bu fark yüzünden ulaşılamadığını belirtmekte.

2- Test şartları gerçekleri yansıtıyor mu?

Tabii ki hayır.

Bu testlerde hem prototip arabalar kullanılıyor hem de karbon salınımını az gösterecek özel şartlarhazır ediliyor.

BMW and Ford’un rakiplerine göre daha “başarılı” olduğu bu testlerde, ses sistemleri ve dikiz aynaları gibi gereksiz ağırlıkların olmadığı, özel kayganlaştırıclar ile motorun daha akıcı çalıştığı, hava alacak noktaların bantla kapatılıp direncin azaltıldığı özel prototip araçlar gerçek modellere göre daha cimri modeller. Öyle ki bu modellerin içindeki elektronik aksam, 29 derecede çalıştığında özel “ekonomi modu”’na geçiş yapıp gaz salınımını azaltıyor.

04758650

İşin belki de en komiği, testler için seçilen İspanya’daki özel mekan. Dağlık bir alanda bulunan bu bölge, verimliliği azaltan aerodinamik sürtünmenin yüksek irtifanın ince havası ile sağlandığı, sadece akıcı asfalt yolunun bile verimliliği %3 oranında arttırdığı bir test alanı. Böyle test alanlarında ölçülen değerlerin günlük kullanımdan farklı olmamasını beklemek oldukça ilginç olur.

Araba üreticileri testlerin bu şekilde yapılmasını, farklı sürücülerin farklı sürüş stillerini yansıtmakiçin olduğunu belirtiyor. Ama maalesef sürücülerin ellerinde karşılaştırma yapmak için kullanacaklarıözel kayganlaştırıcılar, ya da hiç trafiğe açılmamış özel test pistleri yok.

3- Zamanla testlerde ilerleme sağlanmadı mı?

Ne yazık ki 2015’te de durum farklı değil. Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi’nin raporunda bu yıl yapılan bir güncellemede, 6 ülkeden 11 bağımsız kaynağın 600.000 araç üzerinde yaptığı testlerden toplanan verilerin, tahmin edildiği gibi resmi rakamların yakınından geçmiyor.

Rapor sürücülerin farklı sürüş stillerinin, araçların karakterlerinin ve yolların özelliklerinin farklı olmasına rağmen, ortalama değerlerin hala resmi rakamların çok uzağında olduğu belirtiyor.

2014121372222222

Araba endüstrisini temsil eden Araba Üreticileri ve Tacirleri Topluluğu, Avrupa’daki testlerin ABD’den daha sıkı olduğunu ve hükümet tarafından atanmış bağımsız onay kurulunun önünden geçtiğini söylese de, test metodlarının eski tarihli olduğunu ve gerçek yol durumunu temsil eden testlere tabii tutulması gerektiğini de ekliyor.

Bununla beraber çevreci lobi grubu, Transport & Environment için açıklama yapan Jos Dings ise Avrupa’da dizel araçların daha kötü bir teknoloji ile çalıştığını ve günlük sürüşte araçların %90’ının testleri geçemediğini belirtiyor.

4- Çevreye ve insan sağlığına olan etkileri neler?

Dizel motorlu araçlar, benzinli araçlara göre yüzde 15 daha az karbondioksit salımı yapmasına rağmen,4 kat daha fazla azot oksit ile 22 kat daha fazla partikül üretiyor.

3454323456

Hile yapılan testlerinse gerçek sonuçları oldukça vahim. Volkswagen’in 11 milyon aracında nitrik oksit emisyonları olduğundan 40 kat daha düşük gösterilmiş durumda. 11 milyon toplam nitrik oksit emisyonu ise toplamda İngiltere’nin tüm enerji üretim merkezlerinin, ulaşım araçlarının, endüstrinin ve tarımın bir senede saldığı Nitrik oksit seviyesine eşit.

Nitrojen oksit (NOx) sadece hava kirliliğine yol açmakla kalmıyor, özellikle çocuklarda beyin ve akciğerlerde de ciddi sağlık problemlerine sebebiyet veriyor.

5- Türkiye’de durum ne?

Daha da vahim. Türkiye’de araçların egzos emisyonlarını kontrol eden bir şirketin bir otomobil ihracatçısının bulunması tartışılması gereken en büyük konulardan biri.

Türkiye’de egzoz ölçümü konusunda tek yetkili yok ama otomobil muayenesinde tek yetkili kuruluşTüvTürk’ün ortakları arasında Volkswagen’in Türkiye temsilcisi Doğuş Otomotiv de yer alıyor.

Egzoz emisyon pulunun hiç bir teste girilmeden para verilerek satın alınabilen ülkemizde, uzman olmayan kişilerin ve teknik yeterliliği olmayan araçlarla yaptıkları testler ise oldukça yaygın.

23456654323456

2000 TL’ye yakın para cezası bulunsa da bu sistem düşünülenden daha geniş bir kısım tarafından kullanılmakta. Ama bu konuda şimdilik ne Ulaştırma ve Çevre Bakanlığının bir açıklaması ne de Almanya benzeri bir araştırma başladığının işareti var.

Doğuş Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu ise konuyla ilgili şu anda hızlı, şeffaf ve kararlı çok kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdiklerini bildirdi:

“Tüm dünyada ve Türkiye’de etkilenen araçların detayı, Volkswagen AG’nin yürütmekte olduğu araştırma sonucunda belirlenecektir. Bununla birlikte, VW AG’den yapılan açıklama uyarınca; söz konusu durumdan etkilenen araçlar da dahil olmak üzere tüm araçlarımızın sürüş ve yol güvenliğine uygun olduğunu da belirtiriz.”

Çevreyi ve sağlığımızı etkileyen, sera gazı salımının %13’ünü üreten ulaşım sektörünün, bu kadar rahat bir şekilde raporlarında çarpık rakamlar vermesi kabul edilebilecek gibi değil.

Dünyanın en büyük sektörlerinden, dünyanın en büyük şirketlerinden birinin, en sıkı yönetildiğini sandığımız dünyanın en büyük pazarlarından AB ve ABD’nin testlerini bu kadar kolayca aldattığı bir sistem acaba diğer sektörlerde ne kadar güvenilir?

Kaynak:

The Economist – Fuel’s Paradise

ICCT- Fact Sheet: Europe

The Guardian – VW scandal caused nearly 1m tonnes of extra pollution, analysis shows

BBC – Volkswagen: The scandal explained

TüvTürk – Egzoz gazı emisyon ölçümü hakkında 5 önemli nokta

Önceki yazıyı okuyun:
Çantanızda taşıyabileceğiniz tohum bombaları yapın

Çantanızda rahatlıkla taşıyabileceğiniz tohum bombaları yaparak sokağınızı, her gün geçtiğiniz yolları ya da mahallenizdeki toprak herhangi bir alanı yeşillendirebilirsiniz.

Kapat