Yeşilist.com Logo
OSLO, NORWAY - JULY 28:  A British tourist enjoys a meal at a cafe along a busy shopping district July 28, 2011 in Oslo, Norway. Anders Behring Breivik, 32, claimed that he has "two more cells" working with him as he appeared in court recently following a bomb blast at a government building in Oslo and a shooting massacre on nearby Utoya Island that killed at least 76 people in all. The death toll was originally reported as 93. Judge Kim Heger ordered that Breivik be detained for eight weeks, four in full isolation.  (Photo by Paula Bronstein /Getty Images)

Avrupa’nın geleceğinde arabasız şehirler gözüküyor

by / 0 Yorum / 100 Okunma / 10 Aralık 2015

Norveç’in başkenti Oslo, 2019’a kadar şehir merkezine giren “geleneksel” otomobilleri yasaklayıp, sadece elektrikli otomobilleri şehrin içine kabul ederek 2020 yılına kadar seragazı emisyonlarını %50 oranında azaltmayı planladığını açıkladı.

 

İstanbul gibi bir şehirde yaşayanların hayallerinde görebileceği, Oslo’dan gelen bu güzel haber, “nötr karbon” geleceğine doğru atılmış bir strateji olsa da bazı Avrupalılar için bu adım bile yeterli gözükmüyor.

Berlin’de yaşayan New York Times, Newsweek ve Spiegel International için yazılar yazan tecrübeli gazeteci Paul Hockenos’a göre yakın zamanda şehirlerin karbon salımları ve hava kirliliği altında ezilmiş hayatını düzeltebileceği bir yol daha var: trafikten sıkışmış sokaklarını bisikletleri e-bisikletler, toplu taşıma ve yürümeye ayırarak bir temiz ulaşım ağı yaratmak.

Avrupa’nın ulaşım altyapısının çok da gurur duyulacak bir yapıda olmadığını belirten Hockenos, 2030 yılına kadar bunu değiştirebilecek ve düşük maliyetli öngörülü tasarılar olduğuna dikkat çekiyor. Dünya genelinde karbon salımının %70’inden şehirlerin ve %25’den ise ulaşımın olması bize iklim değişikliği ile mücadele “yolda” başlaması gerektiğini gösteriyor.

324256

Paris İklim Zirvesi ile beraber konulan sera gazı hedeflerindeki azaltım hedefleri, ulaşım ve nakliyat sektörünü yeniden şekillendirmeyi mecburi hale getirdi. Ama Hockenos, Avrupa’nın 2030’a kadar karbon salımını %30 azaltma hedefinden uzakta olduğunu ve suçlunun ulaşım sektörü olduğunu belirtiyor. Diğer sektörler salınımlarını azaltırken, 1990’dan beri %27 oranında büyüyen fosil yakıt tüketen araç, uçak ve gemiler ise bu durumun en büyük göstergesi.

Almanya gibi ülkelerin ulaşım sektörü için karbon salımı azaltma hedeflerinin olmamasını bir skandal olarak değerlendiren Hockenos, Volkswagen skandalının da gösterdiği üzere özellikle otomobil ve uçak endüstrisinin el bebek gül bebek büyütüldüğünü belirtiyor. Hockenos, Volkswagen skandalının şirketin ABD’de keşfedilmesin rastlantı olmadığını, Almanya’nın kendi ülkesinin şirketi ve diğer Avrupa ülkeleri ile beraber otomobil sektörü üzerindeki zayıf baskısı nedeni ile Avrupa vatandaşlarının %80’inin şehirlerdeki kirli hava kütlesi ile beraber yaşadığını belirtiyor.

Otomobil sektörü içinde iyi haberler de var aslında, Türkiye’ye de gelme planları bulunan Tesla gibi şirketler ile beraber gelişen “elektro ulaşım” sayesinde artık yollarda daha fazla pil ile çalışan, prize takılabilen e-otomobil var. Avrupalılar artık hybrid araçları değil, 320 km mesafe gidebilen, kısa sürede şarj olan Tesla S gibi modelleri tercih ediyorlar. Örnek olarak e-ulaşımda şu an da Dünya lideri olan Oslo’da var olan trafiğin çoğunu artık elektrikli araçlar oluşturuyor.

87654321(1)

Elektriğinin %98’ini yenilenebilir enerji ile sağlayan Norveç’te bu, elektrikli araçların karbon salımı yapmadan deposunun doldurulması demek. Hockenos, zaten en mantıklı e-otomobil kullanımının bu şekilde olacağını belirtiyor. Türkiye’nin de dahil olduğu çoğu ülkelerde elektrik üretimi o kadar kirli ki, düşük yakıt kullanımı olan geleneksel bir arabayı kullanmak, e-otomobil kullanmaktan daha çevreci.

Tabii, elektrik üretiminin yeşile dönmesini beklerken yapılabilecek düşük bütçeli bir değişiklik de var. Araç trafiğini azaltan, fosil yakıtlara vergi koyan, toplu taşıma ücretlerini düşüren, ve sokaklarını bisiklet kullanıcıları ve yayalara açan şehirler karbon salımlarını dramatik bir şekilde düşürüyor. Kopenhag, Amsterdam, Zurih ve Barselona bu şehirlerden birkaçı.

Hükümetler ilk önce otomobil ve havacılık endüstrilerine verdikleri devlet yardımlarını azaltarak ve bu kaynakları şehirlerini çevre dostu yapmaya harcayarak kullanabilir. Hockenos, Avrupa’da havacılık endüstrisinin vergi muafiyetinin yılda 40 milyar Euro’ya, yaklaşık 128 milyar Türk Lirası’na ulaştığını belirtiyor. İşte bu yüzden Berlin’den Paris’e uçakla gitmek trenle gitmekten daha ucuza geliyor, zira trenler kilometre başına olan bir vergi ödüyor.

9876543(1)

Hockenos, Avrupa Birliği’inin otomotiv sektörünün yakıt kullanma verimliliği konusunda çıkarılacak yasalara, hava kirliliğini düşürmeye yönelik oturumlara ve hız sınırın düşürülmesi konusunda verilecek kararlarını engellemeye yönelik düzenli olarak hareket ettiklerini belirtiyor. Oldukça güçlü otomotiv lobisi, nüfuzunu ustaca kullanarak, fosil yakıt oburu lüks araçlarını yollarda tutmak için güçlü bir defans yapıyor.

Hockenos, otomobillerin gezegene verdiği zararı telafi etme zamanının çoktan geldiğini belirtiyor. Şu anda Londra, Milan, Stockholm, San Diego ve Singapur’da şehir merkezine girmek için belirli bir ücret alııyor. Londra’nın 10 poundluk, yani 44 Türk liralık ücreti, son 10 yılda otobüs kullamını 2 katına, bisiklet kullanımını %79 oranında arttırıp, trafik sıkışıklığını %30 oranında azalttı.

Bununla beraber, teşvik ve vergi muafiyetleri son bulduğunda, trafik yoldan ve havadan raylara ve toplu taşımaya yönlendirilebilir. Bisiklet yolları pahalı bir yatırım değil, ama mantıklı bir plan içerisinde yapılması gerekiyor. Hockenos’a göre şehirlerini otomobilleri öne çıkaran eski planlarının yayalar ve bisikletlilerin yararına döndürülmesi lazım.

87654321(2)

Örnek olarak Kopenhag’ın 570 bin kişilik nüfusunun yarısı bisikletlerini daha için yollar için ayrılmış eksta geniş, 320 km’lik bisiklet yollarında işe gidiyor. Bisikler için özel olarak düzenlenmiş trafik ışıkları, park etme noktalar ve trafik yasaları, 2025 yılında şehri dünyanın ilk nötr karbon başkenti yapacağa benziyor.

Avrupa’nın geleceğinde sadece yenilenebilir enerji değil, bu enerji ile çalışan merkeziyetçi elektrik üretimi mantığından ayrılmış evler ve işyerleri ile, buraya yapılacak bisikletli, ucuz toplu taşımalı, e-otomobil ve trenli bir ulaşım gözüküyor.

Çünkü örnekler gösteriyor ki, bisiklet ve yaya dostu şehirler, insanı için daha dost, güvenli ve yaşaması zevkli. Zaten bunlar da gezegenimizin geleceği için istediğimiz şeyler değil mi?

Kaynak: Paul Hockenos – Al Jazeera America: http://america.aljazeera.com/opinions/2015/11/carless-cities-are-europes-future.html



Yazarı Sosyal Medya Üzerinden Takip Edin!
twitter

Önceki yazıyı okuyun:
BEIJING, CHINA - DECEMBER 01:  A woman wearing a mask practices roller blading at Olympic Park during dheavy smog on December 1, 2015 in Beijing, China. The representatives of the governments of more than 190 countries are meeting in Paris this week, including Chinese President Xi Jinping will attend the Paris meeting.  (Photo by Feng Li/Getty Images)
Pekin’de gri günler

Geçtiğimiz günlerde İklim Zirvesi'nin başlamasıyla, Paris dışında haritada dikkatimizi çeken bir nokta daha olmuştu: Pekin.

Kapat