Yeşilist.com Logo
boun.png

Boğaziçi Üniversitesi’nde e-atık hareketi: BounToGreen

by / 0 Yorum / 40 Okunma / 28 Ocak 2015

Büyük bir heyecanla organize ettiğimiz Türkiye’nin kampüsler arası ilk çevre yarışması Student Go Green geçtiğimiz günlerde sona erdi ve kazananlarını da ilan edildi. Detaylarına buradan ulaşabileceğiniz projede yer alarak kampüslerinde değişim yaratan tüm ekipleri sizlerle tanıştırmak niyetindeyiz.

Bugün yarışmanın kazanan ekiplerinden BounToGreen ve kampüslerindeki elektronik atık alanında yarattıkları sürdürülebilir değişime yer veriyoruz. Gelin, tüm süreci onlardan dinleyelim.

Projemiz genel olarak bir yandan elektronik atıkların geri dönüşümü ve hammadde olarak piyasaya tekrar kazandırılması diğer yandan ise dönüşümden kazadığımız para ile okula sensörlü musluk takılması idi. Fakat bu demek değildir ki proje sadece bununla sınırlı, ileride yeni arkadaşlarımızın veya akdemisyenlerin katılımı ve fikirleri ile yeni ve yaratıcı kenar etkileri koyarak projemizi büyütmek istiyoruz. Bu çok önemli çünkü projemizi yaparken permakültür prensiplerini esas alarak ilerlemek istedik hep. Permakültürün sadece tarım ile alakalı olmadığını, e-atık geri dönüşümü ve alakalı kenar etkileri ile göstermek ikincil amaçlarımızdan diyebiliriz.

Elektronik atık geri dönüşümü modern dünya ile önem kazanıyor. Ve gelecek 10 yıl içinde önemi daha da artacak bir alan. Bu ileriye dönük yönünün çok önemli olmasıyla birlikte, elektronik atık geri dönüşümünün okulumuzdaki tek eksik geri dönüşüm kalemi olması bizi direkt olarak bu konuya yönlendirdi. Projemizin temeli olan, geri dönüşüm için özel firmalarla çalıştığımızdan okulumuza düzenli olarak para da kazandıracaktık. Bu para ile de su tasarrufuna katkı sağlayalım dedik ve okulun manuel musluklarını otomatik sensörlu musluklar ile değiştirerek bunu sağlamayı başardık.

Projemize başlamadan önce bir takvim hazırlamıştık. Projemiz boyunca düzenli olarak çalışarak bu programın gerisinde kalmamaya çok özen gösterdik. Böylelikle her şey beklediğimiz gibi gelişti. Öncelikle okuldan izinlerimizi aldık ve elektronik atık geri dönüşümü firması ile görüşerek (ki bu aslında en uzun ve en meşakatli aşamaydı bizim için)okulumuzun 4 kampüsüne elektronik atık kutularını kazandırdık. Sosyal medya sayesinde bizim ile iletişime geçen bir diğer firma ise bize başka güzel bir teklifte bulundu ve bize 30 tane iç mekan e-atık kutusu vererek daha küçük e-atıkları bu kutulara atmamızı sağladı. Yine sosyal medyadan bizi bulan bir fabrika atıklarını bizim kutulara attı ve bu bizim için çok önemli birşeydi çünkü normal çöpe atılacak 560 kg e-atık bizim projemiz sayesinde yurtiçi üreticiler tarafından yeniden hammadde olarak kullanılacak. Bunun dışında yine Etiler-Hisarüstü çevresinde oturanlar kutularımızı ilgi ile karşıladılar ve kendi atıklarını atmaya başladılar bu kutulara. Öğrenciler için bir tanıtım toplantısı düzenledik ve düzenlemeye devam edeceğiz. Olabildiğince herkesin haberi olsun istiyoruz ki toprağımız, suyumuz ve bunun sonucu olarak yiyeceklerimiz ve havamız kirlenmesin. Yakın zamanda ise topladıgımız atıklar ile okulumuzdaki 1 musluğu sensörlü musluğa döndürmeyi başardık.

Projemiz sadece kampüslerimizde değil, okulumuz kampüslerinin konumlandığı 6 farklı yerin çevresini de etkisi altına aldı diyebiliriz. 3 ayda 1 ton 750 kg elektronik atık toplamak kolay iş degil gerçekten. Bu sayede artık insanlar elektronik atıklarını çöpe atmıyor, bizim e-atık kutularımıza atıyorlar. Böylelikle hem en tehlikeli yaygın atik türü olan elektronik atığın çevreye verdiği zararı azaltıyorlar hem de herkesin kullanım hakkı olan ‘su’yun tasarrufuna katkıda bulunuyorlar.

Projemiz sürdürülebilir bir proje. Sürdürülebilirlik, projenin devamlılığı süresinde okulumuza sağlayacağımız kaynak ile otomatik sensörlü musluk sağlanıyor. Bu kaynağı şu an sensörlü musluk için harcamayı düşündük. Muslukları bitirmeyi başarabilirsek, okulumuzun da yönlendirmesiyle çevreye yararlı olan farklı bir kalem ile devam etmek hedefimiz.

Projenin geçirdiği süreci izlemek isteyenler buraya:

 

 

BounToGreen takımında kimler var?

Mehmet Ali Hakan: Boğaziçi Üniversitesi 3. sınıf İnşaat Mühendisliği öğrencisi. Kendi alanında ikisi Istanbul’da ikisi Moskova’da olmak üzere farklı zamanlarda yaptığı 4 staj dışıda sosyal anlamda farklı kulüp ve topluluklarda aktif çalışmaya devam ediyor. Üniversitenin ilk iki yılında, BUYAP (Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü), ISES (International Solar Energy Society) ve IMTB’de aktif olarak yönetim kurulu üyesi ve üye olarak çalıştıktan sonra, 2014 yazında A.B.D’de ‘Küresel Çevre Sorunları’ üzerine aldığı eğitimin ardından, Washington D.C.’de Compenent Leadership Certificate almıştır. Şu an Bogazici University Sustainable Development and Cleaner Production Center’da aktif olarak calışmaktadır.

Gizem Tıglı: Sabancı Üniversitesi Toplumsal ve Siyasal Bilimler lisans mezunu, Bogaziçi Üniversitesi’nde Felsefe Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. Her sabah erkenden kalkıp yoga yapıyor. Organik ve sağlıklı beslenme ile çok ilgili ve kendi hayatına olabildiğince uygulamaya calışıyor. Bunun dışında permakültür ile yeni yeni ilgilenmeye ve araştırma yapmaya başlayan Gizem’in kentten köye göç uzun zamanlı hayallerinden ve planlarından biri ama hala fikir aşamasında. Aynı zamanda Felsefe dalında akademisyen olmak istiyor.

Aslıhan Yolcu: 27 Nisan 1990’da İstanbul’da doğdu. Kocaeli Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği okudu. Boğaziçi Üniversite’sinde master yapmaya başladı ve hala eğitimine devam ediyor. Toplum Gönüllüsü oldu ardından bir Lübnan mutfağında garsonluğa başladı. Toplum Gönüllüleri çatısı altında proje geliştirme gibi konularda bilgi edindi ve kendi seveceği ve ait hissedeceği projeler üretmek için çalışmaya başladı. Bu süreçte yapı kulübünün e-postalarından birinde “students go green” adlı proje yarışmasını gördü ve başvurdu. Sonrasında eğitimler ve ekip çalışmasıyla “boun to green” var oldu. Gelecek dönemde tez çalışmalarına başlayacak olan Aslıhan BounTOG’da da “Sen çok yaşa” ve “Yaşayan Kütüphane” projeleri üzerine çalışıyor.

Tuğçe Sakallıoğlu: Çevre Bilimleri Enstitüsü, Çevre Teknolojileri’nde master öğrencisi. Karbon ticareti ve sürdürülebilirlik konuları, söz konusu çevre olunca en çok ilgilisi çeken başlıklar. Bunların dışında dans ve tiyatro hobileri arasında.



Yazarı Sosyal Medya Üzerinden Takip Edin!
twitterfacebook

Önceki yazıyı okuyun:
Avustralya Açık’ta bir vegan

Sjogren sendromu tanısı konulan başarılı tenisçi Venus Williams, çiğ gıda ağırlıklı vegan beslenmeye geçiş yaparak sağlığına kavuştu.

Kapat