GDO ile beslenen tavuklar masanızda: Banvit’ten %20 açıklaması

Geçen hafta ülkemize daha önceden yasaklanmış ama şimdi izin verilen genetiği değiştirilmiş mısır ve soya gireceğini öğrendikten sonra, dün de Banvit’in tavuklarını %20 oranında GD soya ile beslediğini öğrendik.

Bu tabii ki sadece Banvit’in bunu yaptığını göstermiyor, ama kendisine ulaşılıp ve cevap veren şirketlerden ilki Banvit. 25 Temmuz tarihinde Yeşil Düşünce Derneği’nden Sevgi Mutlu‘nun “Banvit GDO’lu yem kullanıyor mu?” Twitter mesajına yanıt, şirketin resmi Twitter adresinden, “Beyaz etle ilgili merak ettikleriniz için banvitesor.com sitemizi ziyaret edebilir, istediğiniz soruyu sorabilirsiniz” adlı twetinden sonra geldi.

Sevgi Mutlu’nun bu sorusunun ve Banvit’in tweetinin hemen arkasından Slow Food Uluslararası Konsey üyesi ve Slow Food Fikir Sahibi Damaklar lideri Defne Koryürek de Twitter adresinden, “Banvit, üyesi olduğu BESD-BİR (Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği)’in iznini çıkarttığı GDO’lu soya ve mısırları kullanıyor mu, açıklamalı” talebini yöneltti.

43254364367778

Özellikle geçen hafta daha önce yasaklanmış 3 GDO’lu ürünün yeniden lisans alması konusunda Greenpeace Tarım ve Gıda Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinçtavukçuluk lobisinin etkili olduğunu söylemişti. Defne Koryürek’in de belirttiği gibi Banvit de içinde Mudurnu, Keskinoğlu ve Pınar Et’in de bulunduğu 32 üyeli Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği’nin (BESD-BiR) bir parçası.

BESD-BİR’e yönelik Defne Koryürek aynı zamanda Fikir Sahibi Damaklar olarak 17 Temmuz’da başlattıkları ve Temmuz ayının sonuna kadar üye her işletmeye de aynı şekilde “Tavukları beslerken GDO’lu yem mi kullanıyorsun?” kampanyasını da düzenlemekte.

2532675434234222

Banvit’in açıklaması 2 Ağustos Pazar akşamında geldi ve hem Fikir Sahibi Damaklar kampanyasına hem de Sevgi Mutlu ve Defne Koryürek’in sorularına oldukça net cevap veriyor: “Evet, tavuğunuzu GDO ile besliyoruz.”

Banvit verdiği yazılı açıklamada Banvit logolu bir resim ile yem üretiminde ithalat izni verilen mısır kulllanılmadığı, “Türkiye’deki mısır üretiminin şu anda ihtiyacı karşıladığı” ek bilgisi ile belirtirken, yemlerinin %20 oranında GD soya içerdiğini belirtiyor. Banvit aynı zamanda GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların dokularında ve ürünlerinde GDO’lu DNA veya proteine rastlanmadığının ispatlandığı iddia ediyor.

324353455555

Yalnız yapılan son araştırmalar Banvit’in bu açıklamasına meydan okuyor. İşin gerçeği, GDO’lu ürünlerin, özellikle laboratuvar ortamında genetiği ile oynanmış ürünlerin insansağlığına olan etkilerini tam anlamda bilmiyoruz. Daha 20 sene önce çıkmış ve direkt piyasaya sürülmüş bu ürünlerin, sağlık kurumları tarafından kontrol edilmesi, tüm olasılıkların değerlendirilmesi ve büyük bir topluluk üzerindeki etkilerin gözlemlenmesi imkansız bir duruma gelmiş durumda.

Buna rağmen bir çok bilimsel araştırma yavaş yavaş aynı öneriyi veriyor: “GDO’lu ürünleri tüketmeyin”. Çünkü yapılan araştırmalar tamami ile Banvit’in iddiasını çürütüyor. Özellikle GDO’lu ürünler ile eşleştirilen glifosat kalıntılarının insanlara ve hayvanlara geçtiğini ve idrar ile dışarı atıldığını belirtiliyor. Az miktarda GDO’lu ürünler tüketmelerine rağmen hayvanların idrarında ve dokularında bulunan glifosat miktarlarıaraştırmacıları endişeye düşürüyor.

Glifosat ile ilgili araştırmalar endokrinleri bozan bir kimyasal olduğunu gösteriyor. İnsanlardaki hormon seviyelerini kontrol eden endokrinlerin bozulması, gelişim bozukluklarına, doğum ile ilgili sorunlara ve kansere yol açan tümörlere yol açıyor. İşin garibi ise Glifosat’ın bu etkilerinden 1980’lerden beri hükümetler ve GDO endüstrisi ve özellikle Monsanto da farkında.

GDO’lu ürünlerden bulunan benzer kimyasallar hakkında Kanada’da yapılan bir araştırma, annelerin ve bebeklerinin kanlarında GDO’lu ürünlerle eşleştirilen pestisitlerin bulunduğu yönünde. Araştırma özellikle anne karnındaki bebeklerin,doğal olarak üretilmeyen bir kimyasal maddeye verecekleri tepkilerin tam olarak bilinmediğini belirtiyorlar.

3242343244

Koryürek Yeşil Gazete’ye verdiği demeçte, BESD-BİR’e üye kuruluşlar içinde yazılı ve kurumsal cevap veren tek işletmenin Banvit olduğunu belirtip ekledi; Türkiye’de üretime haklı olarak endişe ile bakan bir toplum var, çünkü kâr ve ekonomik büyüme uğruna neredeyse inatla şirketlerin GDO’lu türlerin ithalatını talep ettiğini ve hükümetin de bunu onayladığını belirtiyor.

Koryürek bu endişenin bitmesinin, yani sahiden endişe ediyorsak, bu işi “Almayarak” başaracağımızı belirtiyor. “Zira cebimizden yumurta ve tavuğa çıkan her bir kuruş eğer GDO’yu onaylıyorsa, ki durum bunu gösteriyor, yarın bu iş yemde kalmaz, gıdaya da girer. tohuma da”

Kaynak: Yeşil Gazete , Collective Evolution

Önceki yazıyı okuyun:
El Niño geldi, gitmeyecek!

Dünyayı etkisi altına alan sıcak hava dalgası El Niño, artık her yerde. İstanbul’da California’da, Hatta geçen aylarda Hindistan’da üç bün...

Kapat