Görevimiz tehlike: Şekeri bırakırken dikkat edilecek 6 nokta

Şeker masum görünen bir bağımlılık. Şekerin sağlığınız için yaratabileceği sıkıntıları göz önüne alırsanız, aldığınız kilolar yüzünden içine giremediğiniz kotunuzun o kadar da önemli olmadığını göreceksiniz. O yüzden bugün görevimiz tehlike: Şekeri bırakmak.

Araştırmalara göre yetişkin bir bireyin günlük ortalama olarak tükettiği şeker miktarı 22 çay kaşığı, ergenlik çağında ise bu miktar 32 çay kaşığına kadar artıyor. Şekeri hayatınızdan çıkartmak vücudunuzda biriken fazla yağı yakmanız, daha iyi hissetmeniz ve son olarak bu bağımlılığınızdan kurtulmanız için iyi bir başlangıç.

İşte şekeri bırakırken dikkat etmeniz gereken 6 nokta:

1. “Diyet” gazlı içecekler

‘Kötünün iyisi’ olarak baktığımız diyet gazlı içecekler aslında daha sağlıklı alternatifler değil. Araştırmalara göre diyet gazlı içecekler kalp krizi riskini yükseltmenin yanı sıra üreme ile ilgili sıkıntılara da yol açıyor. Kan basıncına olan olumsuz etkileri de cabası.
Diyet içeceklere geçiş yapmak şeker alımınızı kayda değer bir ölçüde düşürür ama vücudunuz için yaratacağı olumsuzluklar düşünülürse sağlıklı bir seçenek olarak kesinlikle düşünülemez.

2. “Şekersiz” yiyecekler

“Kalorisiz” yiyecek ve içeceklerin sağlığınız için daha iyi olduğunu düşünmeyin. Yapay tatlandırıcı içeren kalorisiz bir şeyler tüketerek kendinizi kandırabilirsiniz, ama vücudunuzu değil. O glikoz diye bağırırken sizin yapacağınız en muhtemel şey daha fazla yemek olacaktır.

“Şekersiz” olarak etiketlenen yiyecekler de genelde yapay tatlandırıcılar ya da şeker alkolü içerirler. Etiket okuma alışkanlığı kazanarak, bu problemi kaynağında çözebilir ve market alışverişinizi buna göre şekillendirebilirsiniz.

3. “Hafif” ve “yağsız” Yiyecekler

Paketlerin üzerindeki “light” ve “yağsız” gibi imalar aslında “yüksek şeker oranı” demek için gizli bir kod. Uzun yıllar boyunca aldığımız kiloların suçlusu olarak yağı suçladık. “Yağsız” ve “az yağlı” yiyecekleri daha sağlıklı ve zayıf olmanın en kısa yolu olarak gördük. Dr. Mark Hyman’a göre ise bu sadece bir yanılsama ; ne de olsa yağı azaltılmış yiyecekler içerdikleri eklenmiş şeker ile vücudunuza yarardan fazla zarar veriyor.

4. Meyveler

Eğer doğru oranlarda tüketilirseniz meyveler besleyici değerleri açısından harika besinler. Ama dikkatli olmanızda fayda var. Aşırı meyve tüketimi karaciğerinizdeki fruktoz (meyve şekeri) birikimini artırır ve size trigliserit olarak geri döner. Bu durumdan kaçınmak için yapabileceğiniz en iyi şey şeker oranı yüksek olan meyveleri beslenmenizde daha seyrek olarak tüketmeniz. Günlük meyve tüketiminizi bir ya da iki porsiyonla kısıtlamak da yapabileceğiniz bir diğer şey.

5. Gizli şekerler

Aslında şekerin zararlarının farkında olan bir tek siz değilsiniz. Üreticiler de maalesef bunu fark etmiş durumda. Maalesef diyorum çünkü tüketicinin şekere karşı geliştirdiği hassasiyet sonucu bugün şekerin birbirinden farklı isimleri türemiş durumda. Şekerin 41 ayrı isim altında etiketlenebildiğini biliyor muydunuz? Siz iyisi mi içindekileri okuma alışkanlığınızı biraz daha geliştirin, ve başka isimler altında gelebilecek şekere karşı dikkatli olun.

Şeker yerine en çok kullanılan isimler: Sakaroz, esmer şeker, mısır şurubu, nişasta bazlı sıvı şeker, dekstroz, sorbitol, mannitol, xylitol, früktoz, meyve şurubu, glikoz, glikoz şurubu, bal, invert şeker, laktoz, maltoz, akçaağaç şurubu, melas, şeker şurubu, turbinado, amazake.

6. Şeker sinsidir

Fark ettiğinizden daha fazla şeker tüketiyor olabileceğinizi artık biliyorsunuz. Balsamik sirkeli salata sosundan, domatesli makarna sosuna yiyeceklerinizin şeker içerebileceğini unutmayın. Evet yiyeceğinizin tadı size tatlı gelmiyor olabilir ama bu şekersiz olacağı anlamına da gelmiyor.

 

Kaynak MindBodyGreen
Önceki yazıyı okuyun:
Yaşasın! Panda sayısı artıyor

Dev Panda sayıları son 10 yılda 1596'dan 1864'e yükseldi.

Kapat