İklim adaletini mahkemede arıyorlar: ABD’li gençler Trump Hükümeti’ne dava açıyor

ABD’nin çeşitli eyaletlerinde yaşayan 21 çocuk ve gencin açtığı dava, ABD’nin federal hükümet seviyesinde iklim değişikliğine karşı harekete geçmesini talep ediyor. Gençler bu talebi, anayasada belirtilen “yaşanabilir bir iklim” hakları olarak görüyor.

21 genç, federal hükümetin çevreye zarar veren politikalar geliştirdiğini; fosil yakıt üretimi ve fosil yakıt kullanımına devlet desteği verdiğini belirtiyor. Bu politikanın karbon seviyelerini tehlikeli bir şekilde artırdığını öne süren gençler, sağlıklı bir çevrede yaşamanın anayasal hakları olduğunu belirtiyor.

Aslında 2015 yılında Obama hükümeti için açılan dava, Donald Trump’ın başkan seçilmesinden sonra onu asıl sanık olarak öne çıkarmış. Trump’un iklim değişikliğine karşı ABD’nin imzaladığı Paris Anlaşması’ndan çıkması bu kararın yanlış olmadığını gösteriyor.

Her ne kadar dava süreci devam ediyor olsa da, geçtiğimiz Temmuz ayında dava hakkında geçici bir ara kararı alınmış. Bun aranın arkasında ise Trump hükümetinin daha önce çok nadir durumlarda kullanılan bir başvuru hakkını kullanması var.

Yüksek mahkeme müzekkeresi adı verilen bu dilekçe ile, yüksek mahkemeler bu davaları denetleyip, mahkeme başlamadan bile kararı değiştirme hakkına sahip oluyor. Daha önce görülmemiş bu duruma rağmen gençler ve avukatları dava hakkında çalışmaya, bilgi toplamaya devam ediyor ve vazgeçmeyeceklerini belirtiyorlar.

Mahkeme eğer devam ederse ve gençlerin lehine bir karar çıkarsa, mahkemeler tarafından yaptırım gücü olan sağlıklı bir karbon seviyesi belirlenecek. Bununla beraber, sera gazı salımlarını azaltmak adına federal hükümetten bir plan istenecek.

İklim Adaleti davalar ile sağlanır mı?

Aslında bu durum bir ilk değil. ABD’de bir çok eyalet ve şehir de iklim değişikliğini baz alan davalar açmıştı. Kaliforniya eyaleti, 27 fosil yakıt şirketine küresel ısınmaya sebebiyet verdiği için dava açmıştı. Aynı şekilde, New York şehri ile beraber 8 ayrı eyalet de elektrik üreticilerine sera gazı salımı hakkında dava açmıştı.

Ama bu iki dava da yüksek mahkemelerce durduldu ya da geri çevrildi. Mahkemenin sanıklarından olan petrol şirketi Chevron ise iklim değişikliği problemini tanıdığını ama mahkemelerin bu probleme çözüm olmayacağını açıklamıştı. Chevron için açıklama yapan Kent Robertson, eğer davacıların daha ciddi adımları olursa bu konuyu konuşabileceklerini belirtmişti.

Hollanda’da Başarılı Olunmuştu

Bununla beraber Chevron Hollanda’da olsa büyük ihtimal böyle bir cümleyi kuramazdı. Zira, Haziran 2015’te Hollanda’da çevre ve iklim değişikliği alanında çalışan bir ulusal dernek olan Urgenda tarafından kendisi ve 900 kadar vatandaş adına açılan dava iklim adaleti için önemli bir karar almıştı.

Dava, yerel mahkemenin devlet politikalarını sera gazı emisyonu azaltım yükümlülükleri bakımından yetersiz bularak durumun hukuka aykırı olduğuna karar vermesi ile son bulmuştu.

Davacılar, 2020 yılına kadar sera gazı emisyon düzeyinde %25-40’lık azaltım taahhüdünde bulunmuş olan Hollanda’nın %14-17’lik azaltımı hedefleyen politikalar yürütmesinin ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştü.

İklim Adaleti için dava açılabilir

Mahkeme aldığı kararda, tüzüğünde birtakım menfaatlerin korunmasına yer veren derneklerin, başkalarının benzer menfaatlerinin korunması için de dava açabileceğini belirtmişti.

Bununla beraber mahkeme,  “sürdürülebilir toplum” kavramının, doğası gereği sınırları aştığından ve nesiller arası bir boyuta sahip olduğundan, Hollanda ve başka ülkelerdeki mevcut ve gelecek nesillerin haklarının korunmasını da içerdiğini savundu.

Alınan karar ile ülkenin yaşanabilir olmaya devam etmesini sağlamak ve çevreyi korumak ile geliştirmek devletin yükümlülüğü altında gösterildi ama bunun nasıl yerine getirileceği konusunda devletin takdir yetkisi olsa da, bu yetki sınırsız olmadığı ve belli bir özen standardının sağlanmasını gerektiği belirtildi.

Mahkeme bu standartların ise uluslararası yükümlülüklere uygun olması gerektiğini savundu. Dolayısıyla, devlet iklim değişikliğiyle ilgili politikalarda takdir yetkisinin kullanırken, BM Sözleşmesi altındaki uluslararası taahhütleriyle sınırlı olması önerildi.

Türkiye’de durum

Türkiye’nin en büyük çevre davası, Yeşil Artvin Derneği öncülüğündeki 751 kişi ve 61 avukat, 8 Temmuz 2015’te Rize İdare Mahkemesi’nde, Cerattepe Bölgesi’ndeki madencilik faaliyeti için ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılmıştı.

Mahkeme, bölgede 14 Mart’ta bilirkişi heyeti ile inceleme yaptı. Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda gerekli değişikliklerin yapılması ile çevreye zararlarının azalacağı belirtilerek, 20 Eylül tarihinde aldığı 2016/485 nolu kararla, ÇED iptal davasının reddine karar verdi.

Bununla beraber, Türkiye’deki yerel çevre mücadelelerinin en önemli ayaklarından birini hukuki mücadeleler oluşturuyor. Gerek ÇED yönetmeliğinde yapılan sayısız değişiklik, gerek ÇED yönetmeliği değişikliklerine karşı açılan davalarda alınan mahkeme kararlarını etkisiz hale getiren kanun değişiklikleri durumu zorlaştırsa da, bu sürecin önemini ortadan kaldırmamalı.

Bu nedenle çevre hukuku alanındaki uluslararası gelişmeler ve mahkeme kararları ile oluşan yeni normlar ve ihtiyaçlar, Türkiye’deki ekoloji ve çevre mücadelelerine dair de önemli öğrenme şansı sunmakta ve deneyimleri ortaya koymakta.

Bunun için, Ekoloji Kollektifi Küresel İklim Değişikliği Yükümlülükleri Hakkında Oslo İlkeleri ve İklim Adaleti Mücadelesinde Uluslararası ve Yabancı Mahkeme Kararları adlı çalışma, ile çevre hukuku alanında uluslararası gelişmeleri Türkçe’ye kazandırdı.

Çalışma, çağımızın en ciddi sorunlarının başında gelen iklim değişikliğinin küresel boyutu hakkında önemli bir hukuki belge olan Küresel İklim Değişikliği Yükümlülükleri Hakkında Oslo İlkeleri’nin çevirisi ile başlıyor. Diğer bölümlerde ise, uluslararası ve yabancı mahkemelerin örnek çevre hukuku kararları da detaylı bir şekilde analiz ediliyor.

Çalışmanın elektronik yayın formatı iklimadaleti.org sitesinde yayınlanmakta. Yayına erişmek için buraya tıklayabilirsiniz. 


Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.

Yeşilist Patreon Destek Ol

Kaynak Think Progress The New York Times İklim Adaleti
Önceki yazıyı okuyun:
Kazdağı doğaseverleri toprakla buluşmaya çağırıyor

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kazdağı Ekofest 16-20 Ağustos arasında 'hayat topraktan doğar' temasıyla gerçekleşecek.

Kapat