İstanbul kirpiler için bile yaşanmaz bir şehir haline geldi

İstanbul’da son zamanlarda sokakta sıklıkla görünen kirpilerin akıbeti ortaya çıktı: Kentsel dönüşüm ve inşaat gürültüsü kirpileri yuvalarından ediyor. Kirpilerin yaşam alanlarının daraldığını ve yeni yuva arayışına girdiğini söyleyen uzmanlara göre, kentsel dönüşümle birlikte artan inşaatların yarattığı titreşimden rahatsız olan bu hayvanlar, kendilerini insanların yaşam alanlarına atmaya başladı.

İstanbul Veterinerler Odası Başkanı ve İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Murat Arslan, kirpilerin yeşil alanlarda beslenen canlılar olduğunu belirterek, bu dönemde onları yaşam alanı dışında, sokaklarda görmemizin birkaç nedeni olduğunu belirtti. Büyükşehirlerde kirpilerin yaşam alanının daraldığını belirten Arslan, şunları söyledi:

“Kirpiler, hızlı yapılaşma, inşaatların yarattığı titreşimler nedeniyle yeni yaşam alanı arayışına girdi. Kirpiler, küçük başlı hayvanlar olduklarından yer kabuğundaki titreşimleri hissederler. Depremler de yaşam alanlarından çıkmalarına bir sebep olabilir. Kirpiler adapte olmakta zorlanan canlılardır. Yeşil alan yok edildikçe soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Normalde bahçelerimizde, ormanlarda görmemiz gereken kirpileri sokaklarda görmemizin sebebi bu.

Yaşam alanları yok olan canlılar normalden farklı davranışlar gösterip kentlere iniyorlar. Bu yemek arayışı, yeni bir yaşam alanı arayışı içindir. Örneğin tatlı su kaynakları kuruduğu için bir tatlı su hayvanı olan su samuru Marmara Denizi’nde görülmeye başladı.”

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) üyesi ve Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü büyük şehirlerde kirpilere rastlanmasının ana nedeninin yaşam alanlarının azalması olduğunu kaydetti. “Yol kenarına bırakılan kedi köpek mamaları onlar için kolay yiyecekler haline geliyor” diyen Kütükçü, İstanbul’un yaban hayatı potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul, ihtiyaçları çok fazla olan büyük bir şehir olabilir ama hâlâ büyük bir yaban hayatı potansiyeline sahip. Kentte, yaban hayatının öncelikleri gözetilerek planların hayata geçirilmesi mümkün. Yaban hayatı yönetim planına sahip bir başka büyük şehir olarak Avrupa’daki örneklerin arasına katılabilir.”


Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.

Yeşilist Patreon Destek Ol

Önceki yazıyı okuyun:
İstanbul’un can alan hafriyatları 7 ilçeden daha büyük bir alanı kaplıyor

Son bir yılda 25 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan hafriyatlar nüfusu 300 binin üzerinde olan Güngören ilçesinin iki katı bir...

Kapat