İstanbul’un can alan hafriyatları 7 ilçeden daha büyük bir alanı kaplıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin CHP Grubu’nun hafriyat alanlarına ilişkin hazırladığı rapora göre, 2013-2017 arasında İBB’nin ilan ettiği hafriyat alanı 15,8 km’lik bir bölgeyi kapsıyor. Bu alan İstanbul’un 7 ilçesinin yüzölçümünden daha büyük.

Kentsel dönüşüm adı altında yapılan inşaatlar İstanbul’da her ay 5 milyon ton hafriyat çıkarıyor. Cumhuriyet’in haberine göre bu hafriyat için ayrılan 14 resmi hafriyat sahasından 7’sinin kapasitesi dolmuş durumda. Bu hafriyat alanları nüfusu 300 binin üzerinde olan Güngören ilçesinin iki katı bir alanı kapsıyor.

Bu kadar büyük bir alanın hafriyata ayrılmasına rağmen, hafriyatı taşıyan kamyon şoförleri bazen rüşvet vererek, yükünü başta su toplama havzaları, ormanlar ve deniz kenarları olmak üzere gözden ırak alanlara boşaltıyor. Denetimsizlik yüzünden hafriyat alanlarına kadar gitmeyen kamyonlar, sadece çevresel kirliliğe değil, hayvan ve insan ölümlerine de yol açıyor.

Odak noktası İstanbul’un kuzeyinde bulunan ormanlar olmak üzere ekolojik ve sürdürülebilir yaşamı destekleyen Kuzey Ormanları Savunması ise dün bir basın açıklaması yayınladı. Kuzey Ormanları Savunması(KOS), arkasında şehir merkezlerinde “kentsel dönüşüm”, kuzey ormanlarında ise “mega proje” adı altında gerçekleştirilen onlarca projenin İstanbul’un altını üstüne getirdiğini belirtiyor.

KOS, denetimsizlik yüzünden Belgrad ve Fatih Ormanları‘na gizlice dökülen molozların, ormanların varlığını, ekosistemin dengesini ve yeraltı su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ettiğini, İstanbul’un kuzeyinde, köpek, tilki, karaca, domuz, çakal ve leylek gibi türlerden sayısız bireyin, yollarda hafriyat kamyonlarının altında kalarak öldüğüne dikkat çekiyor.

Hafriyat kamyonları aynı zamanda  Arnavutköy, Sarıyer, Kemerburgaz ve Göktürk başta olmak üzere İstanbul’un birçok semtinde ölümlü kazalara sebep oluyor. Son bir yılda, yaşları 5 ile 85 arasında değişen 25 insan hafriyat kamyonları yüzünden hayatını kaybetti.

Kazaların önemli bir bölümü, hafriyat kamyonlarının; şoförlerin göremediği kör noktalarında yaşanıyor. Bu nedenle de ceza alan şoförlerin hemen hepsi ya çok az ceza alıyor ya da hiç ceza almıyor.

Kaldırımda arkadaşları ile sohbet ederken virajı alamayan hafriyat kamyonunun çarpması ile hayatını kaybeden 22 yaşındaki Özge Kandemir’in ve Kadıköy’de parkta yürürken geri manevra yapamayan bir hafriyat kamyonunun çarpması sonucu hayatını kaybeden üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Şule İdil Dere’nin ölümünde hafriyat kamyonları kusurlu bulunsa da bir ceza almamıştı.

Kuzey Ormanları Savunması, yaptığı açıklamada “şoförlere sefer başına ücretlendirme sistemine son verilmesi” gerektiğine dikkat çekerek bazı çözüm önerilerini de sundu:

  • Rüşvet veren şirket yetkilileri başta olmak üzere tüm sorumlular yargılanmalıdır.
  • Çevre kirliliğinin önlemesine yönelik önlemlerin sürekli kontrolü sağlanmalıdır.
  • Ekolojik yıkıma neden olan mega projeler durdurulmalı
  • Kent içi yollarda araçların şantiye giriş ve çıkışlarında kontrol sağlanmalı ve yaya ile karşılaşması muhtemel güzergah boyunca eskort eşliğinde hareket etmeleri sağlanmalıdır.

İstanbul, Şule İdil Dere’nin annesi Nesrin Aslan Dere de yürüttüğü dava sürecine ilişkin bilgi verdi. Aslan özetle şöyle konuştu:

“Bu ülkede devlet güvencesi diye bir şey yok. Bu olay, İBB’nin sorumluluğundadır. Bu kadar aleni bir suçu devlet bütün gücü ve kurumlarıyla örtbas ediyor. Ama ben bıkmayacağım. Herkese soruyorum; sesinizi çıkarmak için hafriyat terörünün evinize girmesini mi bekliyorsunuz? Benim kızım kucağıma öyle bir şey bıraktı ki ölene kadar bu işin peşini bırakmayacağım.”


Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.

Yeşilist Patreon Destek Ol

Önceki yazıyı okuyun:
Türkiye’nin ilk online bitki kütüphanesi açıldı

Tıbbi bitkileri ve şifalı bitkileri tanıma kılavuzu yayında

Kapat