Kayıp Balık Nemo’yu bulmak eskisi kadar kolay değil

Geçmişe bakınca okyanus ve denizlerin, insanlığın elinden Roma zamanlarından beri çok çektiğini görüyoruz. Fakat en son yapılan araştırmalar, deniz ve okyanus kirliliği ile özellikle kıyı alanlarındaki bozulmanın son 300 yılda çarpıcı bir biçimde hızlandığını gösteriyor. Özellikle endüstriyel deşarjlar, denizlere ulaşan suları kirletmekte, bunun sonucunda denizler de bu kirlilikten payını almakta.

TIKLAYIN: 2050 yılında okyanuslarda balıklardan daha çok plastik olacak

Okyanus ve denizlere ulaşan en yaygın insan yapımı kirleticiler; ilaçlar, herbisit, kimyasal gübre, deterjan, yağ, kanalizasyon, plastik ve bu ekosisteme ait olmayan diğer materyaller. Bu kirleticilerin çoğu, denizlerin ve okyanusların dibinde toplanır ve burada deniz canlıları tarafından tüketilerek besin zincirine karışır.

Deniz suyunda periyodik cetveldeki tüm elementlerin bulunduğu söyleniyor ama sanırım artık deniz suyunda plastiğe, bu elementlerin birçoğundan daha fazla rastlanıyor. Her gün binlerce çöp ve atık madde, deniz ve okyanus sularına karışıyor ne yazık ki.

Kıyılardan veya gemilerden deniz ekosistemine karışan ve ölümcül etkisi olan naylon poşet gibi katı atık maddeler, deniz memelileri, kuşlar ve balıklar tarafından sürekli olarak tüketiliyor. Bazı bölgelerde bu atık maddelerin miktarları akıl almayacak kadar fazla.

Okyanusların ve denizlerin atık sularla, plastiklerle ve akla hayale gelmeyecek bin bir türlü deniz ortamına ait olmayan materyalle kirlenmesini bir yana bırakırsak, deniz ekosistemi bir de iklim değişikliğinden muzdarip.

Şimdi uzmanlar, balıkların ve diğer birçok deniz canlısının, sıcak sulardan oksijen bakımından zengin daha serin suların olduğu bölgeye doğru göç etmeye başladığını söylüyor.

Washington Üniversitesi’nden bir okyanus bilimcisi ve bu konuda yapılan bir araştırmanın yazarlarından Curtis Deutsch, okyanusların ısınmakta ve okyanustaki oksijen miktarı düşmekte olduğunu, düşmeye de devam edeceğini söylüyor. Uzman ayrıca, daha sıcak sularda yaşayan balıkların metabolik hızının yükseldiğini ve bu durumun daha fazla oksijen ve gıda ihtiyacı doğurduğunu da sözlerine ekliyor. Uzmanın sözlerinden varılacak sonuç ise, deniz canlılarının ısınan habitatını terk edip, hayatta kalabileceği yeni bir yaşam alanı aramaya başlayacak olması.

Bu konuda yapılan araştırmada, dört farklı balık türü incelendi. Araştırmacılar iklim modellerini ise sıcaklık ve oksijen yüzeyindeki değişikliklerin 2100 yılına kadar, her türün nasıl etkileneceğini görmek için kullandılar. Çalışmalar, canlıların yaşam alanlarının Ekvator’dan uzaklaşacağını ve mevcut balık aralıklarının yüzde 14’ünden yüzde 26’sına kadar değişeceğini öngörüyor.

Bu da demek oluyor ki hem kirlilik hem de iklim değişikliği yüzünden, Kayıp Balık Nemo’nun yerini bulmak eskisi kadar kolay olmayacak. Zira muhtemelen bugün kendine oksijen bakımından daha zengin bir su ortamı arıyordur ya da belki de naylon poşetlerden zehirlenmesiyle biten trajik bir sonu olmuştur, kimbilir?

Kaynaklar:
New York Times
National Geographic

 

 

Önceki yazıyı okuyun:
İstiklal bizim: Beyoğlu Sineması’nı ayakta tutacak kart projesi hayata geçti

Son olarak geçtiğimiz aylarda borçlarını ödeyemediği gerekçesiyle kepenk kapatacağını açıklayan Beyoğlu Sineması başta sinema yazarı Cem Altınsaray olmak üzere bir...

Kapat