Kimyasal ilaç devi Bayer, GDO devi Monsanto’yu satın aldı: Peki şimdi ne olacak?

Alman ecza ve zirai ilaç şirketi Bayer en sonunda uzun süredir planladığı üzere Amerikan GDO devi Monsanto’yu 66 milyar dolara satın aldı. Bu birleşme ile küresel tarım sektörünün %25’ini kontrol altına alacak olan iki güç, dünyanın en büyük tohum ve tarım ilacı şirketini yaratmış olacak.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nde bulunan ve adil bir pazar için tekel oluşmasına karşı kurulmuş resmî makamlar hâlâ bu birleşimi durdurabilecek güçte. Oldukça karmaşık olan bu sistem, konu hakkında 2017 sonlarına doğru karar verecek. Eğer bu birleşim onaylanırsa tarım sektörü için yeni ama belirsiz bir dönem başlaması bekleniyor.

TIKLAYIN: Dünyaca Ünlü GDO uzmanı Ignacio Chapela : GDO’nun geleceği bizim onunla savaşıp savaşmayacağımıza bağlı

2016-09-20-1

Alka-Seltzer ve Asprin gibi ürünler ile kendini ilaç şirketleri arasında oldukça güçlü bir yere koyan Bayer, sadece ecza alanında değil, savaşlarda kullanılan klorin gazı üretimi ile de oldukça büyümüş. Bayer aynı zamanda 1900’lerin başında zararları keşfedilmeden önce eroini de bir çocuk ilacı olarak piyasa sürmüştü.

Monsanto ise kansere yol açtığı defalarca kanıtlanan tarım ilacı glifosat üretimi ve atalık tohumları yok eden genetiği değiştirilmiş organizma ve tohum üretimi ile tanınıyor ve hakkında defalarca dava açılmış, Vietnam savaşında milyonlarca kişinin hayatını kaybetmesine ve ekolojik dengenin bozulmasına yol açmış Agent Orange adlı “tarım ilacını” üreten şirket.

Geçmişlerini de düşününce bu iki şirketinin birleşmesi pek hayırlı bir haber değil. Buna ek olarak bu şirketlerin birleşmesi haberinden feyz alarak, küresel GD tohum lideri Sygenta ile Çin Ulusal Kimyasal Şirketi ve DuPont ile Dow Kimyasalın da birleşebileceği düşünülüyor. Eğer bu anlaşmaların hepsi onaylanırsa, sadece 3 adet şirket küresel zirai ilaç pazarı ve GD tohum pazarının %70’ini kontrol edecek.

gmobigsix

Sadece Monsanto ve Bayer’in birleşmesi bile küresel gıda sektörünü yapılandıran tohum ve tarım ilaçlarının gelişimini baştan aşağı değiştirecek güce sahip. Özellikle tüketiciler için bu birleşmeler, rekabeti yok edeceğinden yeni ürünlerin gelişimini durduracak. Şu anki ürünlerinin bile doğaya etkilerini araştırmayan bu şirketlerin ürünlerini geliştirmek ya da çevreye etkilerini araştırmak için herhangi bir nedeni kalmayacak.

Bununla birlikte çiftçiler, rekabet azalması ile bağımlı oldukları şirketlerin oluşturduğu monopol bir markette daha yüksek fiyatlı ürünleri satın almak zorunda kalmaktan korkuyorlar. Özellikle ABD ve Türkiye gibi ülkelerde tarım gelirinin azalması ve sadece GD tohumlar ve glifosat gibi özel kimyasal tarım ilaçlarının yok edebildiği zararlı yabani otlar, tarımın geleceğini de tehlike altına sokuyor.

applying_systemic_herbicides

Yalnız, Wall Street Journal’da yayınlanan derinlemesine bir araştırma, bu birleşmeler ve mevcut durum ile tarım sektörünün yeniden yapılanacağını belirtiyor. Makale GD tohumlarına gösterilen büyük rağbetin zararlı yabani otlar, düşük gelir ve azalan üretim ile sona erebileceğini belirtiyor.

Monsanto, Bayer ve Sygenta gibi şirketlerin ilk ihtiyacı büyümek ve paydaşları için değerini artırmak. Eğer yeni ürünler ve pazarlar bulamazlar ise zorunlu bir yoldan ya da isteyerek birleşmek zorunda kalıyorlar.

Wall Street Journal’ın makalesini de göz önüne alarak bu şirketlerin GDO ve kimyasal tarım efsanesini ne kadar daha sürdürebileceğini sorgulamamak mümkün değil. Özellikle elimizde organik ve adil tarımın dünyayı besleyebileceğine dair onlarca kanıt varken…

Kaynaklar: VoxThe Ecologist, True Activist 

Önceki yazıyı okuyun:
Kadıköy Dönme Dolapta aylık belgesel gösterimleri başlıyor

24 Eylül’de Sonsuzluğun İçine Doğru (Into Eternity: A Film for the Future) belgeseli ile aylık belgesel gösterimleri başlıyor.

Kapat