Lüfer Bayramı mektubu

18-19 Ekim’de Kuzguncuk’ta dolu dolu bir programla gerçekleşecek olan Lüfer Bayramı için Defne Koryürek’ten süreç analizi de yapan bir mektup var.

Kuzguncuk’ta buluşmak üzere

Sevgili dostlarım,Bu haftasonu Lüfer Bayramı‘nı kutlayacağız. İstanbul’un Fikir Sahibi Damaklar’lı kısacık tarihinde 4. kez!

İlkini 2011’de, üstelik de açılışını su ürünleri halinin orta yerinde, kabzımallar ve gırgır reislerinin arasında, GTH Bakanı Eker’in katılımıyla yaptığımız ilk İstanbul’un Lüfer Bayramı aşırı avlanma sonucu yokolmanın eşiğine gelmiş bir balığa sahip çıkarken balıkla, denizle ve İstanbul’la aşk tazelemek gayesi taşıyordu.

Malumunuz, İstanbul son 40 yılda aldığı göçler neticesinde 6 kat daha kalabalık bir nüfusu taşımak zorunda kalırken, yeni İstanbullular da şehri tanımaya fırsat bulamadan, onu özel yapan değerleri yaşamaya imkan bulamadan vahşi bir ekmek mücadelesine düştüler. Böyle bir denklemdekaybettiklerimiz elbette sadece lüfer değil. ama bizim için de zaten lüfer sadece gıdaya ya da daha geniş bağlamda ekolojiye dair bir mücadelenin değil, kültürel eriyişimize uyanmanın ve coğrafyaya, o coğrafyanın tüm paydaşlarına sahip çıkarak yeniden İstanbullu olmanın sembolü oldu.

Bu dört yıl içerisinde tertiplediğimiz her bir etkinlikte denizlerimiz, sucul hayat, İstanbul veİstanbul’un coğrafyasını lüfer üzerinden farklı katmanlarda konuşmaya çalıştık. Ama boy, en büyük kavganın verildiği yer oldu, bu 4 yıl boyunca.

Hatırlayacaksınız: 2010 yılında kampanyalar başladığında üreme boyu 27-30 cm olan lüferin avlanma alt boyu 14 cm’di. 2012’de avlanma alt boyu 20 cm’e yükseltildi. Şüphesiz bu önemli bir dönemeç oldu tarihimizde. bir aşama olsun kaydedildi, zira. Kutladık da! Ancak lüferin avlanma alt boyu, üreme boyundan aşağı olduğu sürece, yokolmasını engellemek mümkün değil. Dolayısıyla bizler her fırsatta akademik toplantıların yanı sıra balıkçı forumları tertip ettik. Konuyu ticari kaygıdan çıkartmaya, bilimsel bir bilginin ışığında sürdürülebilirlik mevzuuna dönüştürmeye çalıştık.

Yetmedi; İstanbul’un fevkalade değerli bir liman, İstanbul Boğazı’nın emsalsiz bir biyolojik koridorolması sebebiyle, lüferde şekil bulan tüm tasalarımızı bölgesel bir mevzuu haline getirmek istedik.

2013 yılından itibaren İstanbul’un Lüfer Bayramı‘na uluslararası bir hüvviyet kazandırma imkanımız oldu. Uluslararası Slow Food teşkilatı ile işbirliğinde bir Slow Fish İstanbul tertip ettik. 11 ülkeden 70 katılımcı ile Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’den 4 gün boyunca 32 ayrı platformda paylaşıma sahne olan ilk Slow Fish İstanbul artık uluslararası takvimlerde yer alan ve iki yılda bir İstanbul’da gerçekleşecek bölgesel bir etkinlik.

Umuyoruz ikincisini 2015 yılında Adalar ilçesi genelinde tertip ediyor olacağız. Teması şimdiden belli:muhafaza!

Denizlerimizi, sucul yaşamı ve coğrafyamıza dair sorumluluklarımızı konuşacağımız bu uluslararası toplantılara cevaben 2014 itibarı ile İstanbul’un Lüfer Bayramı‘nı da daha yerel, daha yerli, daha Boğaziçili kılma arzusundayız.

Niyetimizin ilk örneğini bu yıl Kuzguncuk’ta sergileme imkanı bulacağız. 18-19 Ekim tarihlerinde, yani yarından başlayarak, Sokak Bizim Derneği ile işbirliği içinde, Üsküdar Belediyesi, Kuzguncuklular Derneği, Kuzguncuk Bostanı, Anadoluhisarı Su Ürünleri Kooperatifi ve Profesyonel Balıkçılar Forumu ile birlikte gerçekleştireceğimiz etkinliğin detaylı programını www.fikirsahibidamaklar.org sayfamızda bulabilirsiniz.

Ayrıca bu yıl İstanbul’un Lokantaları diye yepyeni bir bölümümüz var: İstanbul’un yeme içme işletmelerini Lüfer Bayramı‘nda farklı bir menü ve farklı bir cümle ile katkıda bulunmaya davet ettik. Çağrımıza ses verenler hergün biraz daha artıyor. Bu linkten ulaşabileceğiniz listeyi aralıklarla kontrol etmenizi öneririm.

Şimdilik aktaracaklarım bu kadar. Dilerim yarın ve Pazar günü Kuzguncuk’ta buluşalım. Buluşalım ve beraberliğimizi kutlayalım, birlikte alacağımız yolları, kollayacağımız coğrafyamızı ve ortak geleceğimizi!

Muhabbetle,

Defne Koryürek

Slow Food Fikir Sahibi Damaklar hareketi lideri

Slow Food International Councillor from Turkey


Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.

Yeşilist Patreon Destek Ol

Önceki yazıyı okuyun:
Dünyanın ilk vejetaryen şehri: Palitana

Burada hayvan öldürmek yasak.

Kapat