Yeşilist.com Logo
sıcakbiryaz

Sıcak bir yaz değil, iklim değişikliği!

by / 86 Yorum / 92 Okunma / 3 Haziran 2015

İnsan eli ile yaratılan iklim değişikliği, artan sıcaklıklardan, ısınan denizlerden ve seviyelerinden, mevsim anormallerinden maalesef çok daha fazlası. Mayıs sonundan beri Hindistan bu acayip havaları resmen resmetti.

Artan sıcaklıkların hayatlara mal olduğu, dünyanın dörüdüncü büyük sıcak hava dalgası olarak nitelendirilmek üzere olan bu vaka, iklim değişikliğinin getirdiği en hızlı yıkım. Fakat şu anda ‘sıcak bir yaz’ olarak ele alındığından, bu resimde iklimin geçirdiği değişimin geri dönüşü olmayan bir noktaya bizi getirdiğine pek değinilmiyor.

Tam anlamıyla iklim değişikliğinin sancılarını çeken Hindistan’da hava sıcaklığı 45 dereceye takıldı kaldı. Delhi 44 derecenin üzerinde yedi gün geçirdi. Şu sıralarda ise 40 derece civarında seyreden bir sıcaklığı var. Üstelik bu rakamların meteoroloji tarafından değişmeyeceği de açıklanıyor.

302-53356

21 Mayıs tarihinden itibaren başlayan sıcak hava dalgası şimdiye kadar 2500 kişinincanına mal oldu. Aşırı nem ve yağışsız geçmesi beklenirken bu dönemde, muson yağmurları da geçen sene olduğu gibi gecikti. Bu sene içinde yapılan araştırmalara göre Pasifik Okyanusu yüzeyinde gözlemlenen ısı artışı da, kurak bir mevsimin habercisi olmuştu.

Sonuç olarak, Nepal’e yakın olan Mussoorie bölgesindeki 2.100 metreler bile 36 dereceyi gördü. Mevsimlerin daha sıcak ve kurak geçtiği güney Pradesh ve Telangana bölgelerinde ise durumun ciddiyetini, vahşi yaşamın da şartlara uyum sağlayamayacak kadar etkilendiğini, ağaçlardan düşen binlerce yarasa ve mahvolmuş diğer hayvanlar gösteriyor.

Gördüğünüz ve duyduğunuz gibi bu sıcaklıklar kaçınılmaz. İnsanlar sadece açık alanlarda değil, yaşam alanlarında ve evlerinde hayatlarını kaybediyorlar. Fakat unutmamız gereken önemli başlıklar var; toprak, tarım, gıda Dünyanın ikinci büyük nüfusundan bahsederken, kuraklığın yanında getireceği açlık ve suya erişim konuları da gündeme geliyor.

burdur01

Geçimini birincil kaynaklar üzerinden sağlayan tarım, gıda işçileri de iklim değişikliğinin getirdiği aşırılıklarlardan doğrudan etkilenecek gruplardan bir tanesi. Yüksek sıcaklıklar aynı zamanda, topraklarında yetişen mahsüllerin azalmasına ve kalitesizleşmesine yol açarken, su kaynaklı hastalıkların yayılma tehlikesini kat ve kat arttırıyor.

Nüfusun %65’i tarafından geçim kaynağı olarak nitelendirelen tarımın, geçirdiği değişim ülkede yaşam şatlarını büyük ölçüde etkileyecek. Yıllık gelirde azalma, gıda fiyatlarındaki artış, beslenme ve sağlık gibi faktörlerin yoksulluk sınırını zorlayacağından korkuluyor. En fazla üretilen buğday ve princin getireceği ekonomik kaybın 2050 yılına kadar 208 milyar doları bulacağı ön görülüyor.

Hindistan son 112 yılda, 0.60 derece ısınmanın sonucunda hem yağış fazlalığına, hem de aşırı sıcaklıklara teslim oluyor. Taşan sular gibi, kuraklık haberleri de bir senedir gündemde. Bu duruma geçtiğimiz yazdan İstanbul için de alışık olduğumuzu söyleyebiliriz.

İnsan eliyle var olan karbon emisyonunu, insan bedenimiz ile ödüyor ve ödetiyoruz. İngiltere’de yapılan araştırmalar, bu etkinin iklim değişikliğini tahmin edilenden daha kısa sürede iki katına çıkaracağını yazıyor. Ne yazık ki aynı araştırmalar şu anda sıra dışı olarak kabul edilen hava olaylarının, 2040 yılına kadar olağanlaşabileceğini gösteriyor.



Yazarı Sosyal Medya Üzerinden Takip Edin!

Önceki yazıyı okuyun:
Screen-Shot-2015-07-23-at-1.36.56-PM.png
Çocuklu eko-tatil önerileri

Çocuğunuzla tatile çıkmanız, benimsediğiniz yeşil yaşamınızı evde bırakmanız anlamına gelmiyor

Kapat