Yalın ayakların gizemi

Bugün ayakkabınız olmadan dışarıya çıktığınızda, insanların suratınaki garip ifade dışında kendinize ve çevrenize ne gibi bir farkındalık kazandıracağınızı biliyor musunuz? Ayaklarımız, gezegenle temas etmemizi sağlayan (çoğu zaman) tek parçamız. Gün boyunca üzerinde durduğumuz, hareketin başladığı kaynak desek çok da abartmış olmayız. Yani yukarıdaki soruya cevaben, unutulan bir şifa arayışını tekrar canlandırabilirsiniz.

Mevsim yaz. Zamanı gelmişken yalın ayak dolaşmanın vücudunuzda nasıl bir etki bıraktığını hiç gözlemleme fırsatınız olmuş muydu? Geçtiğimiz yıllarda yapılan araştırmalar çıplak ayaklı bir yaşam stiline yoğunlaşarak, yeryüzü ve insan arasındaki bağı tekrardan incelemeye ve bol bol atalarımıza referans vermeye başladı.

Yapılan ilk araştırmalar vücuttaki antioksidanları harekete geçirdiğini, uykuyu düzenlediğini ve de iltahaplanmayı azalttığını gösteriyordu. Üstelik beyindeki elektriksel aktiviteyi etkileyip, kalp atışlarını düzenlediği de ortaya çıkarılmıştı.

Bu bulguların üzerimizde denenip kanıtlanmak hiç de zor değil. Çıplak ayaklarınız yeryüzünde dolaşan serbest elektronlarla yüklenip, biyolojinizi tamir ediyor, bozulan elektrik ritminizi doğasına getiriyor.

yalınayak-660x400

Toprağa çimene basmanın çok da reçetelerde yazılmadığı bu dönemde, belkide egzersiz, sağlıklı yaşam yada farklı şekilde adlandırdığınız listelere bir not düşülmeli ‘ayakkabılarını çıkar’ diye. Uygulamaya başlayın, doğada, evde (belki de sokakta) atılan her adımın kıymetininin farkınada olmasanız bile, vücudunuz bunu size zamanla anlatır.

Kendinizi çıplak ayaklarınızla bir sahil kenarında hayaledebiliyorsanız sadece, bu durumda kendi sınırlarınızı biraz zorlamanız gerekebilir. Şehir içinde baktığınızda çok ilkel ve ya kent yaşamıyla uyuşmayan bir tercih gibi gözüksede, sürpriz olmayan bir konu var.

Bizi uzak doğuya götüren yoga ve tai chi gibi yalın ayakla yapılan pratiklerde de, yerden köklenmenin sırrını daha da anlamlandırabiliriz. Yeryüzü ve beden arasında bir aracı pratik, çıplak olan ayaklarımızdan ve yere temas eden bedenimizden başlıyor. Nerede olursak olalım, aradığımız dinginliği yaratmaya yardımcı.

Şehrin koşuşturmacasında bize kaçış olacak durakları, nefes alacağımız parkları ve daha fazlasını arıyoruz. Bu yazının sonundaki ufak önerimiz önce ayakkabınızı sonra çorapları çıkarmanız. Tıpkı çocukluğunuzda yaz kış koşulsuz yaptığınız gibi. Yani korkmayın, yeryüzüne olan bağlılığınız çocukluğunuzdaki kadar uzakta değil. Yer ayaklarımızın altında!


Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.

Yeşilist Patreon Destek Ol

Önceki yazıyı okuyun:
Telefonunuzun vücudunuza etkileri hiç de küçümsenecek gibi değil

Boyun ve bel ağrıları, nefes alma problemleri, karpal tünel sendromu... Telefonunuzun vücudunuza etkileri hiç de küçümsenecek gibi değil.

Kapat