Yeşilist.com Logo

Yerel gıda fiyatları arttıkça, ithal ürünler de artıyor. Peki bu ürünler nereden geliyor?

by / 0 Yorum / 215 Okunma / 20 Nisan 2017

Yüzde 11.3 enflasyon artışının gerçekleştiği 2016-2017 Mart döneminde, bazı tarım ürünlerindeki tüketici fiyat artışları yüzde 30’a yaklaştı. 2016-2017 Mart döneminde marulun tüketici fiyatı yüzde 28.49 artarken, havucun fiyatı da yüzde 22.9 arttı.

Hükümet, çift haneyi gören enflasyon için art arda ithalat önlemlerini devreye alırken, ithalat kararı alınan ürünlerin fiyatındaki artış dikkat çekti. Mesela, Kırgızistan’dan ithalat yapılması beklenen kuru fasulyenin kilosu 8 TL’nin üzerine çıktı. Böylelikle kuru fasulyenin üretici ve market fiyatı arasındaki fark yüzde 100 artış gösterdi.

Gıda Komitesi, enflasyondaki artış için aldığı tedbirleri sıklaştırırken, kırmızı et, nohut ve arpada ithalat vergilerini sıfırlamıştı. Türkiye 2014-2016 yıllarında 17.1 milyar dolarlık tarım ve hayvancılık ihracat yaparken, 22.4 milyar dolarlık da ithalat gerçekleştirdi. Enflasyonu dizginlemek içinse daha fazla ürünün ithal edilmesi planlanıyor.

TIKLAYIN: “Türkiye’de israf edilen gıdalar ile 10 milyon nüfuslu bir ülke doyar”

Bununla beraber Tarım Dünyası platformu kurucusu ve 20 yıllık Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım fiyat odaklı bir politika ile tarım ürünlerinin ucuzlamayacağını, bu bakış açısı ile tarımın hiç bir sorununun çözülemeyeceğini öne sürüyor. Yıldırım, özellikle meyve ve sebze ürünleri sektöründe üretici ile tüccar gibi tanımların yapılmasını ve bununla beraber bir üretim halkasının ve altyapısının oluşturulmasını öneriyor.

Yıldırım, mevcut Hal yasası ile toplam üretimin sadece yarısının kayıt sistemine girdiğini, böyle bir durumda fiyat kontrolünün sağlanamayacağını savunuyor. Yıldırım, bugünkü uygulamada fiyatların hallerde değil, halleri by-pas eden ve denetlenmeyen market zincirleri tarafından belirlendiğini açıklıyor. Bu durum ise üreticide ucuza alınan ürünlerin, tüketiciye çok daha pahalıya ulaşmasına yol açıyor.

Her ne kadar çözüm oldukça kolay gözükse de, fiyat odaklı politika hükümeti ithalata yöneltiyor. İşte “enflasyonu dizginleme” paketindeki ürünler:

KIRMIZI ET:

Hükümet bu yıl Et ve Süt Kurumu’na sıfır gümrükle yıl sonuna kadar 500 bin başlık canlı hayvan ithal etme yetkisi verdi. Şimdi de Bosna-Hersek ve AB’den karkas et ithal edilmesi için kararname çıkarılacağı öğrenildi. Dana eti fiyatı üreticide 28 TL olmasına karşın, market fiyatı 40 TL’yi aşıyor. Kuzuda ise 31 TL olan üretici fiyatı 47 TL’yi buluyor.

NOHUT:

Nohut fiyatı yılbaşında son bir yıl itibarıyla yüzde 55’e varan oranda artmıştı. Nohut fiyatı, üreticiden markete ulaşana kadar yüzde 138 artış gösterdi. Mart sonu itibarıyla nohutun market fiyatı 11.41 TL civarında. Geçen yıl yapılan 39 milyon dolarlık nohut ithalatının 15 milyonu Meksika’dan, 9 milyonu da Hindistan’dan gerçekleştirildi.

KIRMIZIBİBER:

Türkiye, kırmızıbiberde daha çok kendine yeten bir ülke olduğu için son birkaç yıl içinde ciddi ithalatta bulunmadı. Geçen yıl KKTC’den sadece bin dolarlık küçük bir miktar ithal edildi. Kırmızıbiberin hal fiyatı, 6 TL civarında olurken, market fiyatı ise 13 TL’yi buluyor.

KURU FASULYE:

Kuru fasulyenin üretici ve market fiyatı arasındaki fark yüzde 100 arttı. Üretici fiyatı yılbaşından beri 4.08 TL olan kuru fasulyenin kilogram fiyatı, markette 8.45 TL. Geçen yıl 22.8 milyon dolarlık kuru fasulye ithalatının 7 milyon doları Kırgızistan’dan, 6 milyon doları Arjantin’den yapıldı. Bu yıl Kırgızistan’dan ithalat yapılacak.

ARPA:

Doğrudan tüketiciyi etkilemese de arpa fiyatlarındaki artış üzerine hükümet, Toprak Mahsulleri Ofisi üzerinden 100 bin tonluk ithalat için kuruma yetki verdi.

KAVUN ve KARPUZ:

Yaz aylarının vazgeçilmezlerinden kavun Kosta Rika’dan, karpuz ise İran’dan ithal ediliyor.

ELMA:

Şili’den ithal edilen elma ithalatı %10 oranında artarak 535 bin dolarlık ekstra bir maliyet oluşturdu.

MARUL:

Marulun ithalatı geçtiğimiz yıla göre %28.44 oranında arttı.

KURU SOĞAN:

İthalatı azalan ürünlerden biri olan kuru soğan, yinede yaklaşık 11 bin dolarlık bir ithalat pazarına sahip.

HAVUÇ:

Herhalde en uzak yolu havuç gelmekte. Avustralya’dan ithal edilen havuç ithalat pazarı %22.95 oranında büyüyerek 5.2 milyon dolarlık bir seviyeye ulaşmış.

SİYAH ÇAY:

Dünyanın en fazla çay tüketen ülkesi Türkiye her ne kadar çayları ile övünse de, Sri Lanka’dan ithal edilen çayın miktarı %12.29 oranında artmış ve 49 milyon dolarlık bir seviyeye ulaşmış.

Kaynak: Habertürk, Tarım Dünyası

 



Yazarı Sosyal Medya Üzerinden Takip Edin!
twitter

Benzer yazılar


Önceki yazıyı okuyun:
Bu şehir sigara izmaritlerini geri dönüştürerek kağıt yapıyor

En kirli atıklardan biri olan sigara izmariti okullarda kullanılması için kağıtlara dönüşüyor.

Kapat