Yırcalı kadınların mücadelesi: Kömürün İsi Sabunun Misi

Yakın dönemde Yırca’da bir zeytinlik katliamı yaşandı, malumunuz. Ege’nin verimli topraklarını, çevreye etkilerini değerlendirmeden kömür madenleriyle ve enerji santralleriyle bezemeyi vazife edinmiş durumdalar. Bölgede faaliyetini sürdüren Soma kömürlü termik santrali, Avrupa’nın en çok can alan ikinci kömürlü termik santrali. Bölgede yapılan hava ölçümleri ise tertemiz havanın içler acısı halini, insanların nasıl sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu gözler önüne seriyor.

Ve fakat bununla da bitmiyor. Zeytinliklerini kaybeden bölge halkı bir geçim kaynağı olarak bu kömürlü termik santralin atıklarını, çöp sahalarından ‘ayıklayarak’ toplayıp satmaya ve gelir elde etmeye çalışıyor. Zeytin yetiştiriciliğinin alternatifi yazık ki bu oluyor.

Tam da bu noktada hepimize bir çağrı var! Kenan Kahya, üzerine söylenecek hiçbir şey bırakmayan Yırcalı kadınların ‘Kömürün İsi Sabunun Misi‘ mücadelesini anlatan çağrısıyla bizlere sesleniyor.

23456799

Hadi hem çağrıya kulak verelim, hem de isin karşısındaki misin büyümesine katkıda bulunalım.

Bu çağrı, Somalı insanların, hayatta kalma mücadelesi için birkaç aydır verdiğimiz desteğin hikayesidir. Tatlı heyecanlı bir endişe ve ağır bir sorumluluk hissiyle yazıyorum.

Bir süredir, her fırsatta Soma’ya gidip geliyoruz. Bir derneğimiz var: Temel İhtiyaç Derneği –TİDER. Bu dernekle, Mayıs ayındaki maden kazasında acı bir şekilde kaybettiğimiz 301 madencimizin ailelerini birer birer ziyaret ettik. Hepsinin ihtiyaçlarını tespit ettik. Sonra bu ihtiyaçları karşılamak için kolları sıvadık. Elimizden geldiğince yardımlar yaptık. Ama esas amacımız gelir getirecek ve insani şartları sağlayacak alternatif ekonomik modeller oluşturmak oldu. Bunun için “Kokulu süs sabunu ve taş üretimi” ilk model olarak belirlendi. İşte tam bu dönemde ekolojik ekonomi kaynağını kaybeden bir köyümüz vardı: Yırca.

Yırca, kömür santrali uğruna zeytin ağaçlarını kaybetme tehlikesi yaşıyordu. Hemen köye gittik, kadınlarla konuştuk. Çok güzel tepkiler aldık. Bir yandan da zeytinleri korumak için nöbete başladık. Hem nöbet tuttuk hem de sabun üretimi için köyde uygun ev aramaya başladık. Yıllardır kullanılmayan bir ev bulduk, temizledik, pakladık, sabun yapımına uygun hale getirdik. Güzel şeyler olurken maalesef bu dönemde 7000’e yakın zeytin ağacımızın kesilmesine şahit olduk, para hırsının nelere yol açtığını gördük. Bu bizi derinden üzdü ama azimle kazandık.

Yırca’da insanlar iki şekilde hayatlarını kazanıyorlar. Birçoğunun zeytini var, ama kesilenlerle birlikte tam 4’te 1’ini kaybettiler! Diğer yol ise kömür toplamak. Soma kömür santralinin birkaç km uzağındaki Yırca’da bir kül depolama sahası var. Köyün çok yakınındaki bu vahşi sahada, santralden çıkan taş atıklarının arasında kalan kömür parçalarını topluyor, 50-60 kiloluk çuvallara dolduruyor ve sadece 10-12 liraya satıyorlar. Hemen hepsi akciğer hastası. Elleri kolları yara dolmuş, yüzleri simsiyah is olmuş onlarca kadın var, kömür dağında. Kimileri çocuklarını bırakacak yer bulamadığı için çocuklarını da getiriyor buraya. Manzara korkunç. Gittiğinizde yalnızca yarım saatte ciğerlerinizin yandığını hissediyorsunuz! Bu tabloyu görünce onlara alternatif bulmak bir sorumluluk oluyor. Sabun projesi tam da burada devreye giriyor ve Yırcalı kadınlar projeye: “Kömürün İsi, Sabunun Misi” diyorlar!

234567(2)

Bir ay kadar önce sabun ve taş yapımı eğitimini vermeye başladık. 37 kadını mezun ettik sertifikalarını verdik. Şimdilerde Yırca’da üretim var. Kadınların ellerinden renk renk mis kokulu taşlar ve sabunlar çıkıyor. Artık onlar, kömür dağına giden atık kamyonunu görünce peşinden koşmuyorlar! Ona el sallıyorlar ve gülümsüyorlar, sabunun misi içinde yaşamaya başladılar.

Bugünlerde Yırcalı kadınların hayatını anlatan bu güzel cümleler güzel anılar olarak kalmamalı, devamlı olması gerekli. Bunun için de desteğin gerekli. İşte durumun tatlı endişesi ve ağır sorumluluk duygusuyla yazıyorum bunları. Neyse ki kadınlar yavaş yavaş para kazanmaya başladılar. Ama 37 kadın olması bizi biraz zorluyor. Hepsinin para kazanması gerekiyor, ama gelir bölününce düşüyor. Satış kanallarını artırmak gerekiyor. Biz çalışmaları yapıyoruz, hatta birkaç market Yırcalı Kadınlara destek verecek.

Lütfen satış kanallarının artırılması için düşünün, ertelemeyin hemen şimdi düşünün, mümkünse ürünlerden de alın (Ürünleri aşağıdaki katalogda görebilirsiniz, almak için bana yazabilirsiniz), çevrenizde paylaşın, anlatın. Şimdi mutlu oldukları hayatlarının devam etmesi için onlara katkı verin.

Lütfen!

Buradaki katalogdan sabun seçebilirsiniz.

Videomuzu ise buradan izleyebilirsiniz.

 

Selamlar, saygılar,

Güzel haftalar, mutlu yıllar!

Kenan

İletişim için:

Mail: info@gbtider.org

Tel : 05344309663

 

Önceki yazıyı okuyun:
İyiliğiniz için minimalizm

Eğer daha az 'şey'e sahip olsaydınız hayatınız bugün ne kadar farklı olurdu?

Kapat