Akıntıya Karşı gösterimleri devam ediyor

Geçen hafta “Akıntıya Karşı” belgesel filminin galasındaydım. !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde İstanbul’da gerçekleşti. Galanın ardından belgesel ekibinden 2 kişi ile söyleşi gerçekleştirildi.

Gelen bir soru doğrultusunda belgesel ekibinden Özlem Işıl özellikle şu konunun altını çizdi. Bu belgesel, bir grup lisans ve yüksek lisans öğrencisinin yalnızca bir el kamerasıyla çekmiş ve öğrenci bursları ile oluşturmuş olduğu bir filmmiş.

15

HES’ler konusu aynı zamanda Özlem Işıl’ın tez konusu, ama belgesel tez için çekilmemiş. Burada bir yanlış anlaşılma olabiliyormuş. Arkadaş grubuyla çekilen görüntüleri bir gönül borcu şeklinde belgesele dönüştürmüşler. Yalnız, benim dikkatimi çeken bir bölüm vardı belgeselde. Bir grup köylünün, durdurma kararına uymayarak HES inşaatına devam eden firma yetkisi ile yaptığı tartışmaların bir kısım görüntülerini izledik önce. Ama ardından koskoca siyah bir ekran ve bir yazı: “Jandarmanın görüntüleri ellerinden alması sebebiyle tartışmanın devamının gösterilememesi”. Bu görüntülerle olayların başka boyutlarınıda anlıyor insan…

Söyleşideki bazı soru ve cevapları aşağıda sizlerle paylaşıyorum. (Cümleler birebir ekibin kurduğu cümleler olmayabilir, notlarımdan derleyerek yazdım.)

Belgesel boyunca HES karşıtı görüşler var. Neden HES’i destekleyen karşı görüşler yer almıyor?

Belgeselin en başında karanlık bir ekran arkasında bir konuşmacının sadece sesini duyuyoruz. Onun görüşleri HES’i destekleyici zaten. Ve sadece karşı görüşleri temsilen bu konuşmayı en başta vermeyi tercih ettik.

Belgeselden ötürü çok duygulandık, ne yapabiliriz?

Sosyal medyadan destek verebileceğiniz bir çok ağ var. Onun dışında genel olarak mücadele etmek lazım. Her şeyin ticarileştiği bu dünyada sadece su değil, sırayla hava vs. de ticarileştirilebilir.

Sadece HES değil, galiba bölgede madenlerle ilgili de bir sorun var?

Son 8 yılda verilen maden ruhsatı yaklaşık 10 katına çıkmış. Ki madenlerin çıkarılması için de bol miktarda suya ihtiyaç var biliyorsunuz. Bu, işin HES boyutu, başka ne boyutları var bilemeyiz.

Geçen yıl yine !f Film Festivali’nde “Bir Avuç Cesur İnsan” belgeselini izledik. Konu ve yerler itibariyle epey benzeşiyorsunuz.

Bu belgesel 2 yıllık, daha doğrusu 2 yaz dönemi boyunca çekilmiş bir çalışma. Diğer belgesellerle benzerliği çok normal çünkü aynı dönemlerde çekimler yapılmış.

Akıntıya Karşı belgeselinin 2. gösterimi yine İstanbul’da, 3. gösterimi de !f ² kapsamında Çamlıhemşin’de gerçekleştirildi. Belgesel !f festivali dahilinde 2 Mart 2012’de Ankara’da, 4 Mart 2012 tarihinde de İzmir’de gösterilecek. İzlemenizi tavsiye ederim.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Bir cevap yazın

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Etkinlikler, Hayat, Kent, Sanat ve Tasarım
Teşvikiye House Cafe’deki dut ağacına ne oldu?

The House Cafe'nin facebook duvarı şikayetlerle dolup taşıyor. Konu: Teşvikiye House Cafe'nin bahçesindeki dut ağacının 'kuruması' sebebiyle kesilmesi.

Kapat