Cinsel yaşamlarıyla akıllara durgunluk veren 7 bitki

Bazı bitkilerin cinsel yaşamı akla gelenden çok daha tuhaf olabiliyor. Bitkilerin milyonlarca yıldır, çoğalmak ve gezegendeki varlıklarını devam ettirmek için geliştirdikleri birbirinden şaşırtıcı yöntemleri inceledik.

#1 Patlayan salatalık

Salatalık türlerinden biri, tohumlarını dağıtmak için değişik bir yola başvuruyor. Kabak ailesinin Akdeniz’de yetişen bir türü olan ecballium elaterium, ya da bizim bildiğimiz adıyla eşek hıyarına haklı bir gerekçeyle fışkıran veya patlayan salatalık da deniyor.

Bildiğimiz salatalıklar tohumlarını yaymak için insanlara ve diğer canlılara bel bağlarken, bu sıradışı bitki çoğalmak için pek de incelikli olmayan bir yola başvuruyor. Ballochory (meyvenin patlayıcı bir şekilde ayrılmasıyla tohumun zorla atıldığı bir tür dağılma) veya balistik tohum yayılımı adı verilen bir süreçte tohumlarını altı metre uzağa fırlatarak patlıyor.

Bunu başarmak için, dikey olarak asılı duran meyve, olgunlaştıkça muazzam bir iç basınca maruz kalıyor. Meyvenin içi, tohumlar ve yapışkan bir özsuyu ile patlayacak şekilde doluyor ve 27 atmosfer basıncına ulaşıyor. Bu, aşağı yukarı su altında yaklaşık 280 metrede deneyimleyeceğiniz basınca eşit. Basınç çok arttığında, meyve düşüyor ve özsuyu bir yay biçiminde dışarı atılarak tohumları meşhur ‘fışkırtma’ ile uzağa taşıyor.

#2 Yalancı orkide

Orkideler, çiçekli bitkilerin en büyük ve en çeşitli ailelerinden biri. Altı kıtanın tüm habitatlarında yaklaşık 25.000 orkide türü bulunuyor. Bu bitkinin gezegenin neredeyse her yerinde görülmesinin nedeni ise oldukça basit. Tuhaf ve biraz da şeytani bir şekilde üremede son derece iyiler.

Bir orkide türü olan ophrys veya arı orkidesi, el değmemiş Akdeniz dağlarında yetişiyor. Adından da tahmin edilebileceği gibi arılara özel bir durumu var. Dişi arıların arkadan görünüşünü taklit ederek erkek arıları baştan çıkarıyor. Hatta dişi arılara benzer bir koku bile yayıyor.

Bu cinsel aldatma eylemiyle kandırılan arılar, çiftleşmek için çiçeğin üzerine inip heyecanla vızıldıyor. Kafa karışıklığı ve hüsran içinde, kendisini kandıran bir sonraki orkideye taşımak için yeterince poleni de bu sırada mecburen topluyor.

#3 Cinsiyet değiştiren ağaç

Son yıllarda favori kahvaltı yiyeceklerinden biri hâline gelen avokado, üreme konusunda diğer bitkilere pek benzemiyor. Güney ve orta Meksika’nın doğal ortamında, avokado ağaçları birkaç saat içinde cinsiyet değiştirebiliyor. Avokado ağacının çiçekleri, ikisi de aynı anda aktif olmayan hem erkek hem de dişi cinsel organları içeriyor. Çiçeğin, kendi kendine tozlaşma olasılığını azaltan dişi ve erkek ‘evreleri’ bulunuyor.

Yani çiçek açıldığında dişi ise, tepeciği böcekler tarafından tozlaşmaya hazır hâlde oluyor. Ancak ertesi gün tekrar açıldığında dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor: Tepecik aktif dişi hâlini kaybediyor ve onun yerine erkek cinsel organları ortaya çıkıyor. Böylece, çiçek bir kez daha kapanmadan önce kendi polenlerini yaymak için erkek organlarını kullanmış oluyor.

#4 Uyuklayan tozlayıcı

Fındık ağaçları oldukça tuhaf bir şekilde meyve veriyor. Avokado gibi, bu ağaçlar da hem erkek hem de dişi organları taşıyor. Erkek kısımları salkımlar hâlinde, uzun ve sarkık çiçekler ve kış ortasında ortaya çıkıyor. Bunlar, tahmin edebileceğiniz gibi bitkinin tozlayıcıları ve tohumlarını rüzgârlı günlerde yayıyorlar. Yakındaki ağaçların küçük, kırmızı dişi çiçekleri de bu polenleri topluyor. Fındık ağacı kendi kendine tozlaşamıyor, ancak polenleri 15 metreye kadar gidebildiği için bu asla sorun teşkil etmiyor.

Tuhaf olan, polenler çiçeğe ulaştığı anda hiçbir şey olmaması. Bunun yerine polenler, ilkbaharın sonlarına kadar uykuda kalıyor ve ilkbahar sonunda çiçeği döllüyor. Döllenmeden altı hafta sonra ise fındık oluşuyor.

#5 Cinsel predatör

Ophrys‘in tuzağına düşen arılara üzülenler, Hindistan şalgamı olarak da bilinen arisaema triphyllum‘un maharetleri karşısında dehşete kapılabilir. Kuzey Amerika’nın doğu kesimlerinde bulunan bu ölümcül, ormanlık, çok yıllık bitki, ilginç bir üreme yöntemine sahip. Beyaz ve kahverengi çizgili çiçeğinin üst kanadının içi daha koyu renkte. Çiçeğe konan arılar polenleri topladıktan sonra bir çıkış tüneli gibi görünen bu koridora yöneliyor.

Ama tabii çıkış yolu burası değil. Koridorun sonunda çiçeğin dişi tabanı bulunuyor ve geri dönüş yolu maalesef yok. Zavallı arılar, istemeden bitkinin pistilini tozlaştırdıktan sonra, burada amacına hizmet etmiş olarak ölüme terk ediliyor.

#6 Gece kulübü gibi çiçek

Güney Amerika’daki Fransız Guyanası’nda, bir gece kulübünün böcek eşdeğeri olarak işlev gören bir çiçek olan philodendron solimoesense‘e rastlayabilirsiniz. Müstehcen, beyaz bir sap ve ‘çiftleşme’ odası barındıran zambak benzeri çiçekler, sıcak ortam, baş döndürücü parfüm kokusu, bol miktarda yiyecek ve parti bittikten sonra uyumak için karanlık, sessiz bir ortam vadediyor.

Burası bok böceklerinin buluşup çiftleşmeleri için mükemmel bir yer ve bu durum philodendron‘un da işine geliyor. Böcekler gece maceraları sırasında polenlerini toplayıp daha sonra diğer çiçeklere yayıyor. Böylece philodendron‘un kendi cinsel başarısı da katlanarak artmış oluyor.

#7 Leş kokulu ızbandut

Bütün çiçekler güzel değildir, hatta bazıları güzel bile kokmaz. Bu durumun bir örneği de, kandırıkçı, devasa amorphophallus titanum ya da titan arum. Leş seven böcekleri ve et sineklerini çekmek için ürettiği kokuşmuş, kötü kokular nedeniyle ‘ceset çiçeği’ olarak da biliniyor. Çöpçü böcekler, çürüyen etten oluşan lezzetli bir yemek olduğuna inandıkları şeyi koklarken, çiçeklerin üzerinde dolanarak istemeden de olsa bir leş kokulu çiçekten diğerine polen aktarıyor.

Kırmızı ve kahverengi yaprakları ve genellikle korkunç derecede büyük somağı ile bakanları büyülüyor ceset çiçekleri. Boyu üç metreyi aşabilen bu bitki, gururla gökyüzünü işaret eden dev bir yeşil parmağa veya baget ekmeğine benzetiliyor.

Saydığımız örneklerden anlaşılabileceği gibi bitkilerin üremek için yaptıkları, en çılgın rüyalarımızda veya kabuslarımızda bile düşünebildiklerimizden daha iddialı olabiliyor.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Müzik, edebiyat, felsefe ve çevre konularında metin yazarlığı ve editörlük yapıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Banner Right Side, Ekoloji, Ev ve Bahçe, Genel, Hayat, Hayvanlar
Reha Erdem sürdürülebilir sinema filminin çekimlerine başladı

Reha Erdem, yeni filminin çekimlerine başladığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre Erdem'in yeni filmi Türkiye'nin ilk ekolojik olarak sürdürülebilir filmi olacak.

Kapat