Hamsiler yarışıyor!

Slow Food Türkiye / Fikir Sahibi Damaklar sizi mutfaktaki hünerlerinizi herkesin gözü önüne serebileceğiniz eğlenceli bir projeye davet ediyor. Nasıl mı?

logo-slow-food

Küçük Balıklar, Büyük Lezzetler

Hamsi üzerine reçeteler

Mayıs ayında gerçekleşecek Slow Fish Cenova etkinliği kapımızda ve Slow Food sizleri hamsinin onur konuğu olacağı bir hamsi reçetesi yarışmasına katılmaya davet ediyor. Aperitif olarak sunulacak küçük tadımlık reçeteler arıyoruz. Yarışmaya geleneksel ya da modern mutfak önerilerinden, profesyonel ya da ev tariflerine kadar ardında belki de güzel bir hikayesi olan reçeteler katılabilir. Hazırlanacak soğuk ya da sıcak tarifler farklı birçok malzeme kullanılacağı gibi bunları en aza indirgemek de mümkün. Bu tamamen reçete sahibinin zevkine bağlıdır. Seçenekler deniz kadar geniş!

1 Nisan tarihine kadar bize reçetelerinizi ulaştırmanız gerekiyor. Akredite bir jüri ise bu tarifler üzerinden bir değerlendirme yaparak, 9-12 Mayıs tarihleri arasında Slow Fish etkinliği içerisindeki Bistro alanında pişirilecek finalist reçeteleri belirleyecek. Kazanan reçete ise etkinlik içerisinde belirlenerek, “Mangiate l’achoveta” kampanya posteri ile taçlandırılacak. Peru Cayetano Heredia Üniversitesi tarafından başlatılan bu önemli girişim, hayvan yemi yapımı için tezgahları yerle bir eden aşırı avlanmanın önüne geçiyor ve vatandaşları yavaş yavaş sürdürülebilir bir alternatif olan hamsi tüketimine teşvik ediyor.

Hamsi geleneksel olarak birçok kültürde hem kıyı kesimlerde hem de iç bölgelerde çok önemli rol oynamıştır. Roma İmparatorluğu’ndan kentleşmiş Japonya’ya, Guatemala’nın güneydoğu dağlık bölgesi And Dağları’nın ilk uygarlıklarına kadar hamsi çiğ, kurutulmuş, tuzlanmış, tütsülenmiş ve fermente edilerek tüketilmiştir. Çok yönlü bir malzeme olan hamsi birçok farklı tarif sunar. Bununla beraber İtalyan “la colatura” (hamsinin tuzlama işlemiyle elde edilen sıvı) ya da fermente balıktan elde edilen Asya sosları gibi yan ürünleri de unutmamak gerekir.

Deniz besin zincirinin en alt halkasında bulunan hamsi, insanların tüketimi için sürdürülebilir bir alternatif olmakla birlikte diğer küçük balıklar gibi büyük deniz canlıları için de çok önemli bir besin kaynağıdır. Bol miktarda rezerv, hızlı üreme ve kısa yaşam döngüsü. Bununla birlikte son zamanlarda bazı tartışmalı uygulamalar belirli alanlarda bu türün sağkalımını tehlikeye soktular. Örnek olarak, dünyanın en büyük balık biyokütlesini oluşturan Peru hamsisi: yaklaşık olarak yeryüzünde tutulan balıkların %8’i oluşturan balığın tonu 150 dolar nominal fiyatla hayvan yemi olmak üzere satılıyor.

Bir ufak balık bile mevcut gıda sistemindeki saçmalığın farkına varmamız için bize yardım edebilir. Sürdürülebilir balıkçılık ve balıkçılık kaynaklarının korunmasının günlük sorunlar arasında olduğu bir zamanda, tutulan balığın % 40’nın (FAO verilerine göre) daha az sağlıklı bir besin kaynağı olan hayvan yemi üretimi için çevreye ve doğaya zarar vererek korkutucu hacimde CO2 üreten bir endüstri sistemine adanmış olmasının ne anlamı var?

Kollarımızı sıvayalım ve dönüp hamsiyi tadalım!

1 Nisan tarihine kadar reçetelerinizi slowfish@slowfood.com adresine gönderin.

Katılımcıların reçete ile beraber yollaması gerekenler:

• Tarifi ifade eden bir isim
• 10 kişilik malzeme listesi (her kişiye birer lokmalık tadımlık porsiyonlar düşecek şekilde)
• Tarifin hazırlanışına ait detayların, gerekli pişirme ve hazırlama sürelerinin ifade edildiği bir tarif metni.
• Mümkünse tarifte kullanılan hamsinin avlandığı bölgenin belirtilmesi.
• Reçetenin ve kullanılan hamsinin bölge ile olan ilişkisi ve öyküsü (isteğe bağlı)

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Bir cevap yazın

Daha fazla Gıda, Gıda Gündemi, Kent, Topluluklar
Dikkat! Vitamininiz GDO’lu mu?

Vitamin haplarında gizlice bulunan aspartama karşı dikkatli olun.

Kapat