iPad’iniz yeşil mi?

Boş zamanlarınızda ne yapmayı seversiniz sorusunun cevabı, birçok kişi için dergi ve kitap okumaktır. Oldum olası, bunların neden boş zaman aktivitesi olduğunu hiç anlayamamışımdır. Beni bıraksalar sabahtan akşama kadar kendimi dergilerimin ve kitapların arasında kaybedebilirim.

Evimin ev huzurlu yeri kitaplarımın ve dergilerimin durduğu odadır. En çok da sahaflardan alınmış, içlerinde başkalarının notları, başka hayatlara dokunmuş olan kitaplarımı severim. Bu son derece romantik kitap ve dergi sevdamın yanında bir o kadar da yeniliklere düşkünüm.

ereader.vs_.book_

Hal böyle olunca, iPad ve diğer e-okuyucular hakkında bilgi edinmeye karar verdim. Bir yandan dünyanın dört bir yanında basılan kitaplara ve dergilere bir tıkla ulaşabilecek olma imkanı, bir diğer yandan “iPad almak çok mu gerekli?” sorusu vardı. “Gerekli mi?” sorumun altında, asıl merak ettiğim bu şuursuzca tükettiğimiz dünyada iPad nasıl bir üründü? Yeşil miydi, değil miydi?

iPad veya herhangi bir e-okuyucunun tamamıyla yeşil olabileceğini söylemek son derece naif olur. Ancak burada asıl sorulacak soru, iPad mi, yoksa bildiğimiz basılı medya mı daha çevre dostudur? Bu konuda bir sürü bilgi var. Hatta internette bunları okuyunca, iPad severler ve sevmezler diye iki ayrı grup oluşturmak mümkün.

İlk önce iPad’i yeşil yapan özelliklerden bahsedelim:

1- iPad’in dışı geri dönüşümden üretilen alüminyumdan üretilmiştir.

2- Ekranı LCD yerine LED aydınlatmalı olduğu için hem daha az enerji tüketir hem de daha uzun ömürlüdür.

3- LCD ekranlar için genelde cıva kullanılır. Ancak LED’li arka plan aydınlatması için, iPad ekranı cıva içermez. Ekranda ayrıca arsenik de yoktur.

4- PVC içermez. PVC hem üretim aşamasında, hem de çöpte toksik maddeler bırakır.

d9sp8q6g-1343025370

5- Beyin gelişiminde ve karaciğerde toksik kalıntılar bırakan brom içermez.

6- Kağıt tüketimini azaltacağı kesindir.

7- Herhangi bir masaüstü veya laptopla karşılaştırıldığında, enerji tasarrufludur.

8- İçeriği geri dönüşüm yapılabilirdir.

Ancak tüm bu özelliklerinin yanında, iPad üretiminde kullanılan değerli madenler olarak bakılınca, kullandığımız herhangi bir cep telefonu kadar çevreye zararlı. iPad üretimi e-okuyucularla aynı olduğu için, bilgileri karşılaştırırken e-okuyucuu istatistiklerini kullandım.

Bir e-okuyucunun pilini ve kablolarını yapmak, kullanılacak metalleri rafine hale getirmek için 299 litre suya ihtiyaç varmış. Bir e-okuyucuyu üretmek için 100 kwatt saat fosil yakıt kullanılırken, bir kitap için bu sadece 2 kWatt saatmiş. Bu bilgiler ışığında, e-okuyuculara veya iPad’e yeşil bir ürün demek tabii ki zor. Ancak bu son derece karbon ayak izi yüklü üretim sürecinden sonra, bir anda iPad’de okunan dergi, kitap ve gazetelerin karbon ayak izi bıçak gibi kesiliyor, çünkü artık basılı medya için ağaç kesilmiyor, mürekkebi için toksinler kullanılmıyor, basıldıktan sonra okuyucusuna ulaştırılacak olan dergiler ve gazeteleri taşıyan kamyonlar karbondioksit salgılamıyorlar.

Photo: Ariel Zambelich/Wired

Greg Kozak ve Berkeley Üniversitesi‘nin yaptığı “Kitabınızı kağıtta mı, plastikte mi alırsınız?” adlı çalışmaya göre, bir gazetenin e-kitap versiyonu, basılmış bir gazeteden 32-140 kat daha az karbondioksit çıkarıyor. Dolayısıyla, bütüncül bir bakış almamız gerekirse konuya, iPad veya diğer e-okuyucular gezegeni mutlak olarak daha da kirletecek teknoloji ürünleri değiller. “iPad yeşil bir ürün müdür?” sorum için, yararlandığım birçok kaynak Amerika’dandı. Ancak bu rakamları Türkiye’yle karşılaştırmak imkansız çünkü bizler maalesef dergi ve gazetelerimizi geri dönüştürmüyoruz.

Yurtdışında ekolojik olsun diye, soya bazlı mürekkep kullanılıyor, ama bizde halen bildiğimiz toksik mürekkep kullanılıyor. Ulaşım konusunda da karbon ayak izimizi çok düşünmeyen bir toplum olduğumuz için, basılı medya bize ulaşana kadar bol bol karbondioksit çıkarıyor. Zaten çok kitap okunmayan ülkemizde, kitaplarımıza da yeteri kadar önem göstermediğimizi düşünüyorum.

“Şehir hayatının koşuşturmacasında vaktim yok, kitapçıya gidemiyorum,” diye bahane gösterenler, iPad’leri sayesinde daha çok kitap, dergi ve gazete okuyabilirler. Geçtiğimiz yaz, istediğim her kitap, dergi ve gazeteye o an ulaşabilecek olmanın verdiği heyecanla ve beş senelik laptopumun da yerini alsın diye, iPad almaya karar verdim. Almadan önce çok tereddüt ettim. Sayfalarında zamanın izleri olan kitaplarımı bırakmak, kestiğim gazete küpürlü dosyalara artık bir şeyler ekleyemeyecek olmak, bir nevi hayatımda yeni bir sayfa açmak gibiydi. Fakat zaman da, teknoloji de, bizler de değişiyoruz. Tek yapabileceğimiz bu hızla değişen dünyaya son hızla adapte olmak ve olurken gezegenin iyi yönde değişmesi için çabalamak.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Geri Dönüşüm, Hayat, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Teknoloji
Doğal cilt bakımınızı evde gerçekleştirmek için on tarif

Cilt bakımınız için doğal tarifler

Kapat