Meğer plastik yaşıyormuşuz

Nereye baksam plastik var.

Geçen gün kızımla beraber alışverişe gittik. Ödeme yapmak için ne zaman kasaya yönelsek, biz plastik torba kullanmıyoruz, diye göğsünü gere gere konuşan dört yaşındaki kızım Alisa, üzeri Disney karakterli pet su şişelerini görünce tabii iptal oldu. “Alisacığım, bak almayalım, plastik şişe yerine evdeki cam bardakların üzerine Sindirella, Dora, sevdiğin ne varsa cam boyasıyla bardaklara çizeriz,” dedim. İtiraf ediyorum, büyük ustalıkla bu manevram işe yaradı. Ancak iki gün sonra, eve geldiğimde bir de ne göreyim? Mutfak tezgâhının üzerinde bu sefer de üzerinde Sünger Bob resimli pet şişeler duruyor. “Nereden aldın bunu Alisacığım?” dedim. “Okulda dağıttılar,” dedi. Bir de gururla, “Anne sen hep bol su içmem gerektiğini söylüyorsun ya,” deyip afiyetle suyunu içmeye başladı. Oracıkta ne diyeceğimi bilemedim.

Ancak biraz düşündüm de plastik hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda. Hatta birçok insan, o plastik şişeye bakınca bakınca doğayı kirletmekten başka hiçbir tehlike arz etmediğini bile düşünüyor. Ancak suyumuzu ve gıdamızı saklamak için kullandığımız plastik kaplardaki, toksik kimyasallar gıdaya sızarak, hormonları değiştiriyor ve insan vücudunda ciddi zararlara yol açabiliyor.

collageTWO

Prof. Kenan Demirkol’un damacana ve pet şişelerle ilgili NTV’deki konuşmasını muhakkak izleyin. Bu sabah uyandığımda evden çıkmadan bizim evde plastik nerelerde var diye bir bakayım dedim. Bakın nerelerde karşıma çıktı:

  • Kahvaltılık organik beyaz peynirim plastik ambalajda.
  • Diş macunu tüpüm plastik.
  • Şampuan şişem plastik.
  • Evdeki bir çok temizlik malzemesinin kutuları plastik.
  • Organik gıdalarımızın bile çoğunun ambalajı plastik.
  • Oyuncaklar plastik.
  • Mutfak torbaları, streçler, saklama kutularının birçoğu plastik.

Kısacası plastik her yerde. Meğersem benim hayatım bayağı plastikmiş de haberim yokmuş. Plastiği hayatımızdan tamamıyla çıkarıp atmak biraz güç, ama buyurun size birkaç öneri:

  1. Suyunuzu, damacana ya da pet şişeyle almak yerine, evinize bütçenize uygun bir arıtma takın. İnanın şehir suyu, sandığınızdan daha zararsız.
  2. Kaplama kaplarınız için camı tercih edin. Sloganda olduğu gibi gerçekten de “Cam sağlıktır.”
  3. Manavdan, marketten alışveriş yaparken, naylon torba yerine kese kağıdı isteyin.
  4. Taze yaptığınız gıdayı, her zaman paketlenmişe tercih edin.
  5. Konserve gıdaları alırken, camda saklananları almaya özen gösterin.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Ev ve Bahçe, Geri Dönüşüm, Hayat
Bir Avuç Cesur İnsan

!f İstanbul 2011'de ilk gösterimi bugündü "Bir Avuç Cesur İnsan"ın.

Kapat