Meyvenizi böcek ilaçlı mı yersiniz?

GDO’suz beslenelim, sağlıklı yiyelim derken dikkat etmemiz gereken bir nokta daha var: Tarım ilaçları. Ülkemizde biraz dikkatli olursak halen GDO’dan bir nebze kendimizi koruyabiliriz. Ancak tarım ilaçları için aynısını söylemek zor. Günümüzde marketten aldığınız organik olmayan hemen hemen her meyve ve sebze üzerinde kimyasal kalıntılar var. (İyi tarım uygulamaları da pestit kalıntılarını minimalize etmek için kullanılıyor) Kimisi mantarları önleyen, kimisi böcekleri öldüren bu zehirler topraktan emilerek yediğiniz sebze ve meyve’nin içine giriyor.

Çileğinizi nasıl alırsınız? Böcek ilaçlı mı?

Amerika’lı The Enviromental Working Group’un yaptığı araştırmaya göre, antitoksin özelliği olan çilekler tam 13 farklı böcek ilacı kalıntısı bulunduruyor. Üzümde 64, marulda 78… liste böyle uzuyor gidiyor. Sağlıklı besleniyorum derken 78 farklı toksin madde alıyor olabilirsiniz!

En çok çocuklar risk altında

Her gün bilim adamları kimyasal böcek ilaçlarının yeni zararlarını, uzun dönemde yarattığı tahribatları keşfediyorlar. Kanser, bağışıklık sisteminin zayıflaması, alerjiler, depresyon ve dikkat dağınıklığına yol açıyor. Birçok toksinin uzun dönem ektileri ise hala keşfedilmeyi bekliyor. En korkutucu olan büyükmekte olan çocukların IQ sünü düşürdüğü düşünülüyor. Çocuklarda hormon bozuklukları, beyin tümörleri de cabası. Bunların bilimsel olarak kanıtlanmasını biz beklerken, böcek ilaçları kalıntılarını yiyoruz. Düşüncesi bile insanın canını sıkıyor değil mi, ama biz onları yiyoruz. Israrla kullanılan bu toksinlerin bütün zararları henüz kesvedilmemiş olsada, hem beyin sağlığımıza hem de vicudumuza zararlı olduğu biliniyor. Toksinlerden uzak kalmak ise düşündüğünüzden çok daha kolay. Sertifikalı organik gıdaları veya nasıl yetiştirildiğinden emin olduğunuz meyve sebzeyi seçin ne kendinizi, ne de sevdiklerinizi riske atmayın.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Gıda, Gıda Gündemi, Yeme İçme
Anne, aşçı ve gıda aktivisti… Defne Koryürek

Türkiye'nin en etkin gıda aktivisti olan, tuttuğunu koparan, bunu yaparken zerafetinden de ödün vermeyen Defne Yeşilist için hepimizin merak ettiği...

Kapat