Neden feminizm sözcüğünden korkmamalıyız?

Kaybolan kız çocukları ve çocuk istismarları derken feminizm bir şekilde Türkiye’nin gündemine girdi. Özellikle Beren Saat’in “Ülkenin huzuruna katkı sağlamak istiyorsanız, çocuklarınızı feminist yetiştirin” söyleminden sonra feminizm konusu ülkede daha da bir alevlendi.

TIKLAYIN: Cinsel istismarla mücadelede ebeveyn olarak yapabileceğiniz 10 şey

Peki feminizmin ne olduğunu gerçekten biliyor muyuz? Kendini feminist olarak ifade etmenin ne anlama geldiğini?

Etrafımızda feminizm sözcüğüne karşı bir şüpheyle bir yaklaşım var. Bu biraz feminizmin ne olduğunu bilmemekten kaynaklanıyor. Pek çok kişi, feminizmin kadınlara yapılan pozitif ayrımcılıktan ya da kadınların yarı çıplak protesto düzenlemesinden ibaret olduğunu sanıyor. Şimdi gelin bu yanılgıyı düzeltelim.

Feminizm; özünde kadın, erkek ve trans bireyler için ekonomik, sosyal ve siyasi alanlarda eşit haklara sahip olmayı savunan bir harekettir. Feminizm asla bir cinsiyeti diğerinin önüne geçirmez, ya da cinsiyetlerin aynı olduğunu da iddia etmez. Elbette kadınlar ve erkekler fiziksel ve duygusal açıdan pek çok farklı özelliğe sahiptir. Ancak bu bir cinsiyetin, diğerinden daha üstün olduğu anlamına gelmez. Feminizm erkek ve kadını sahip olduğu farklılıklarla kabul eder, ve bu farklılıkların eşit haklara ve fırsatlara sahip olmanın önüne geçmemesi gerektiğini savunur.

En az bir kere mutlaka şu tarz söylemlere maruz kalmış ya da duymuşsunuzdur:
Erkekler güçlüdür, kadınlar narin.
Erkek dediğin sert olur, kadın dediğin kibar.
Kızlar temiz, düzenli olur, erkekler daha dağınık.
Erkeklere mavi, kızlara pembe yakışır.

Gerçekten mi? Pek çok insan tüm bu özelliklerin kadın ve erkeklerin doğal yaradılışlarından kaynaklandığını düşünür. Bense size bambaşka bir şey söyleyeceğim. Tüm bu özellikler, aslında nasıl yetiştirildiğinizden, toplumda ne gördüğünüzden ve medyanın size empoze ettiklerinden kaynaklanır. Şimdi daha yeni doğan bir çoçuğu düşünün. Erkek mi? Hemen maviş kıyafetler alınır, doğum sonrası için hazırlanan süslemeler bile mavidir. Etrafta mavi balonlar, catering’in hazırladığı mavi süslü şekerler… Kız ise tam tersi tüm eşyaları pembe olur. Pembiş elbiseler, pembe kurdeleler… Peki hangi oyuncakları veririz çocuklara? Kızlara barbie bebekler, evcilik malzemeleri alınır; erkeklere ise arabalar ve legolar…

Pek çok insan erkeklerin ve kızların yapılarından dolayı farklı alanlara yöneldiğini düşünüyor. Ben size yetiştiriliş tarzı, maruz kalınan toplum yargıları ve medya yönlendirmeleri diyorum. Bu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçek. Neden temizlik ürünü reklamlarında, mutfaktaki hep kadındır? Neden temizlik yapan bir erkek ve eve elinde iş çantasıyla gelen bir kadın değildir? Küçüklüğümüzden itibaren ailemiz, toplum ve medya bize cinsiyetimize göre nasıl davranmamız gerektiğini empoze ediyor. Eğer cinsiyetçi öğretileri ve inançları bir yana bırakır, kız ve erkek çocuklarını cinsiyetçi rollerden uzak yetiştirirsek, daha güçlü, analitik düşünen ve teknik konularla ilgili kadınların ve duygularını ifade etmekten korkmayan, daha sevgi dolu erkeklerin olduğu bir dünyada yaşayabiliriz.

Bu noktada feminizm işte tüm bu cinsiyetçi ortamın karşısında duran, kadının ve erkeğin, çocukluktan itibaren EŞİT fırsatlara tabi tutulması gerektiğini savunan bir felsefe. Yani en basit haliyle, eğer siz de kadınlara ve erkeklere sosyal, siyasi ve ekonomik alanlarda eşit davranılması gerektiğini düşünüyorsanız, zaten feminizmle ile aynı taraftasınız. Yani aslında hiçbirimizin feminizm sözcüğünden korkmasına gerek yok.

Her birimizin cinsiyetçi inanışları kırmakta ve tüm cinsiyetler için eşit fırsatlar talep etmekte büyük bir rolü var. Dünyada başarması en zor şey bir insanın nasıl düşündüğünü değiştirmek olsa da, adım adım cinsiyet eşitliği hakkında bir farkındalık yaratmak mümkün. Gelin önce birbirimizi kadın ve erkek rollerine uymadığımız için yargılamayı bırakalım. Erkek de ağlar mıymış, kadın da güçlü olur muymuş demeyelim. Ve sonra gelin feminizmin herkes için savunduğu şeyi kucaklayalım: TÜM CİNSİYETLER İÇİN EŞİT HAKLAR VE FIRSATLAR!

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Özge Bitik

Herkesin hayatta bir amacı olması gerektiğine ve kendi misyonunun mutluluğu, doğa sevgisini, ve de birazcık çılgın olmayı insalara yaymak olduğuna inananlardan. Doğa ve sürdürülebilir yaşam en büyük tutkularından. Bu yüzden sürdürülebilirlik iletişimi üzerine çalışıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Çocuk ve Bebek, Eğitim, Gündem, Kent, Oyuncak, Sağlık
Bisiklet festivali, ekolojik baskı ve ekşi maya ekmek atölyesi: Bu haftanın 7 çevre dostu etkinliği

Bu hafta da birbirinden güzel çevreci etkinlikler İstanbul’da sizleri bekliyor. Sizin için derlediğimiz etkinlik takvimi ile haftanıza birbirinden değişik çevre

Kapat