17 Ağustos Felaketi’nin yıl dönümünde aklımızdaki soru: Nereye sığınacağız?

Bugün 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği, 43 bin 953 kişinin yaralandığı 17 Ağustos felaketinin 18. yıl dönümü. 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen ve 45 saniye süren 7,4 büyüklüğündeki deprem Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Düzce ve Yalova ile civar il ve ilçelerde eşi görülmemiş bir yıkıma yol açmıştı.

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve “asrın felaketi” olarak tanımlanan Marmara Depremi,yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kalmasına yol açtı. 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkıldığı depremde, 16 milyona yakın insan değişik düzeylerde etkilendi.

Uluslararası Afet Veri Tabanı EM-DAT sitesinde yer alan bilgiye göre, 17 Ağustos, dünyada 1900-2009 yılları arasında meydana gelen depremler arasında 20 milyar dolar ile en fazla ekonomik kayıp yaratan 6. büyük deprem olarak belirlendi.

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 18. yıldönümü anma törenleri her yıl olduğu gibi bu yıl da gerçekleştirildi. Yalova’da deprem anıtına gelen vatandaşlar ise depremde hayatlarını kaybeden yakınlarının mermer bloklara yazılı adlarını bularak buralara çiçekler iliştirdiler. Adapazarı, Sakarya ve Gölcük’de de çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümünde deprem riskine dikkat çekmek amacıyla TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından da bir basın açıklaması düzenlendi.

‘Sorun belli, çözümü mümkün’

TMMOB İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna,depremin doğa olayı olduğunu, afetin ise depremin sonucu olduğunu söyledi. Suna şöyle devam etti: “Doğru tasarım, uygulama gerçekleştirildiği ve sağlıklı bir yapı denetim sistemi işletildiği sürece, doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmesini engellemek mümkündür.”

Bununla beraber Suna yaptığı açıklamada İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin olası bir depreme hazır olmadığını; en iyimser tahminde bile binlerce İstanbullunun can güvenliğinin tehlikede olduğunu söyledi.

Kentsel dönüşüm projelerinin deprem odaklı değil, rant odaklı gerçekleştirildiğine işaret eden Suna, ayrıca 1999 depreminden sonra belirlenen 470 deprem toplanma alanının önemli bir kısmının yapılaşmaya açıldığı hatta üzerinde AVM yapıldığını ifade etti.

Suna, bu durumun Yatırım ve Hizmetleri Değerlendirme Toplantısının açılışında konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından da tespit edildiğini belirtti. Özhaseki kentsel dönüşüm adı altında yeni şehir rezaletlerinin ortaya çıktığını ifade etmişti, bununla beraber Suna buna izin vermeyecek olanların bizzat bakanlığın kendisi olduğunu da hatırlattı.

Afetin 18. yılında İstanbulluların aklında hala nereye sığınacağız sorusu var 17 Ağustos Depremi’nin yıldönümü için paylaşılan bildiride, İstanbul Kent Savunması, denizde kazıkların üstüne yapılan bir alanı afet toplanma alanı ilan etmek, dolgu alanlarını arttırmak, zemin haritalarına bağlı kalmamak, dere yatakları ve kayma riskli yerlere inşaat izni vermek, ana arterleri, tahliye hatlarını planlamamak, kentin her boş alanına bir inşaat projesi planlamak gibi salt rant odaklı öngörüsüz politikaların İstanbul’un sonunu hazırladığını belirtti.

İstanbul Kent Savunması, hafriyat dökme alanları büyüklüğünün 7 ilçeyi geçtiği bir düzende afet toplanma alanları bir ilçe bile etmediğini ifade etti. Bununla beraber İstanbul’da 39 ilçe belediyesinden sadece dokuzunun internet sitesinden afet toplanma alanlarıyla ilgili bilgiye ulaşılabiliyor.

Bu ve bunun gibi durumlar olası büyük bir afet de çok daha büyük problemlere yol açmaması için İstanbul Kent Savunması, önerilerini şöyle sıraladı:

  • Her mahalleye, nüfusa yeterli büyüklükte ve acil ihtiyaçlar ve müdahale araçlarını da içeren afet toplanma alanı talep ediyoruz.
  • Başta ilin, sonrasında her ilçenin Afet Hazırlık Planı olmalı. Mahalle / Bölge Tahliye Planları yapılmalı. Bunlar mahalle ve sokak bazında katılımcı bir çalışmayla gerçekleştirilmeli.
  • Hazırlık aşamasının önemli çalışması olan Mahalle Risk Analizi ve Mahallenin İnsan ve Altyapı Kaynakları belirlenmeli.
  • İBB ve tüm ilçe belediyelerinden, yönetimleri altındaki mahallelerin, bölgelerin afet toplanma alanlarını açıklamalarını talep ediyoruz.
  • İstanbullulara çağrımız. İkamet ettikleri bölgenin afet toplanma alanlarını ilgili idarelere sorarak öğrensinler ve yerinde denetleme yapsınlar. İlgili dilekçe için tıklayın.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Genel
Sürdürülebilir tasarımcılar Kadıköy’de Circuit İstanbul’da buluşuyor

Kadıköy, Yeldeğirmeni'nin sanat ve etkinlik alanı Circuit Istanbul, bu pazar İstanbullu tasarımcılar ile organize ettiği, artisan hediyeler, hafif yemekler ve...

Kapat