Büyükannem gibi yeşil olmak
Doğumumdan genç kızlığıma kadar büyük annemle büyüdüm. İsraf o yaşta insanların sözlüğünde kesinlikle yoktu. Onlar savaş görmüşler, zor zamanlar geçirmişlerdi. Büyük kaotik şehirlerde doğup, büyümemişlerdi. Dolayısı ile hem doğaya daha yakındılar hem de israf etmemek onları bilmeden daha yeşil yapıyordu. Belki onların alışkanlıklarından bazılarını hayatımıza entegre edebiliriz diye düşündüm. Aklıma gelen bir kaçını paylaşmak istedim sizinle.
Suyu musluktan içmek.
50 sene önce şişelenmiş içecek su almak çok abes gelirdi insanlara eminim ama şimdi herkesin elinde bir plastik şişe su.
Ürünleri konservelemek.
Sebzelerin, meyvelerin, birşeylerin devamlı reçeli, konservesi yapılır, sebzeler, meyveler kurutulurdu. Mevsiminde değilken de keyfini sürebilirdik ama şimdi GDO’lu malzemeler sayesinde!!! her ürünü her mevsim bulabiliyoruz!!! Bir de yoğurdumuzu bile kendimiz yapmıyoruz artık ne yazık ki…
Sıfırdan yemek yapmak.
Marketlerden alınma konserveler, dondurulmuş gıdalar yemek yapma sürelerimizi belki kısalttı ancak tad ve sağlık açısından da bir o kadar zarar verdiği bir gerçek. Boş zamanlarınızda yemekleri hazırlayıp buzluğa atabilir, zamanınızın olmadığı durumlarda da ısıtıp yiyebilirsiniz.
Yürümek.
Bir ailenin iki arabaya sahip olması son 10 yılda oluştu. Eskiden arabayla gitmek yerine yürümek diye birşey vardı.
Geceleri ısıyı kapatmak.
Büyük annemler sobayla ısındıklarından geceleri soba kapatılır, kalın yorgan ve battaniyelerle sıkı sıkı üzerlerimizi örter ve hala sıcak kalmaya devam ederdik. Ben hala geceleri ısıyı kapatmaya özen gösteriyorum.
Herşeyi elle yapmak.
Eskiden elle çalışan çim biçiciler vardı, şimdi elektrikli, benzinli çim biçiciler var, eskiden tırmık vardı şimdi yaprak üfleyiciler var.
Çamaşır ipinde çamaşır kurutmak.
Kışın bile yağmur olmadığı zamanlarda bahçeye ya da balkona kurulan ipler vardı. Çamaşırhaneden gelen ççamaşırlar asılır, kurutulurdu. (Sokakta top oynayan çocukların topları geldiğinde leke yaparlardı üzerlerinde)
Evlerde arap sabunu veya karbonat kullanılırdı temizliklerde.
Tamir et, yama yap.
Kültürümüz gittikçe israf eden bir yapıya dönüştü yıllar içinde nedense. Bir şey bozulduğunda tamir etmek yerine yenisi alınır oldu. Kıyafetlerimizden tutun da elektronik ev eşyalarına kadar bu böyle. Oysa büyük annem delikleri diker, tişörtlerden, kazaklardan de yastık kılıfı yapardı.
Siz de büyüklerinizin “yeşil şeyler” yaptığını hatırlıyor musunuz? Mesela neler?






































































































