Gezi Park’ında ilk gün

Dün öğleden sonra Gezi Parkı’na gitmek üzere evden ayrılırken neye kızacağımı, neye üzüleceğimi bilmez haldeydim. Üçüncü köprü, Reyhanlı, alkol yasağı, Emek’in hazin sonu, THY grevi, kürtaj tartışmaları derken gündem; neresinden tutsanız elinizde kalır halde. Ama dün parktaki manzara tüm bu kaosun içindeki kurtarılmış bölge gibiydi (tabii polis gazı basıp kendi köşesine çekildikten sonra).

Bana defalarca “Ya siz mi kurtaracaksınız gezegeni, bırak allahaşkına” demiş olan tanıdıklarla orada karşılaşınca anladım Gezi Parkı’nın ne çok seveni olduğunu. Bir önceki geceyarısı atılmaya başlanan tweet’ler işe yaramış, herkes parkta toplanmıştı.

Gidip görmeyene anlatmak zor ama festival alanı gibiydi park. Ağaçların etrafına dizilmiş ve nöbet tutacaklara ayrılmış çadırlar, canlı müzik, dans, halay, Park’la ilgili düşüncelerini anlatan tanıdık simalar ve bolca sohbet vardı. Herkes tanıdıklarla karşılaşıp selamlaşıyor, Park hakkında konuşuyordu ve kimsenin Gezi’deki ağaçlardan vazgeçmeye niyeti yoktu. Ağaç deyip geçmeyin, bir ağaç yüzlerce canlıya yaşam alanı oluşturuyor, o çok bunaldığınız pis havayı temizliyor.

Pazartesi gecesi sökülen ağaçlar, yeni çukurlar kazılarak yerlerine dikildi, yeni fidanlar getirilip ekildi. Bugün daha da fazlası gelecek. Hepimiz ayağa kalktık, kimse Gezi parkı’ndan vazgeçmeyecek. Biz orada olduğumuz sürece dozerler ağaçları sökemeyecek, parkı talan edemeyecek.

gezi

Hepimizin işi gücü bırakıp 7/24 parkta oturacak durumumuz yok tabii ki. Gitmemiz gereken ofisler, ilgilenilmesi gereken çocuklar, katılınması gereken toplantılar var. Ama itiraf edin evde boş boş oturduğunuz, TV karşısında harcadığınız, sevdiklerinizle bir kafe ya da barda oturduğunuz onlarca saatiniz var. Ben dün itibariyle iş çıkışı parka gitmeye, arkadaşlarımla parkta buluşmaya başladım. Giderseniz göreceksiniz parktaki çimler evdeki koltuktan da kafe sandalyelerinden de daha rahat. Önümüzdeki günlerde ağaçların gölgesinde güzel sohbetler bekliyor hepimizi.

Parkta bulunabileceğiniz boş gün ve saatlerinizi geziparki@gmail.com adresine yollarsanız organizasyona yardım etmiş, parkın hiç boş kalmamasına daha da yardımcı olmuş olursunuz. Gezi’de görüşürüz.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Müzik, edebiyat, felsefe ve çevre konularında metin yazarlığı ve editörlük yapıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Gündem, Kent, Mimari, Topluluklar, Yeşil alanlar
Ağaçlar için ayağa kalk

Dün gece 01:00 sularında, twitter birden hareketlendi ve onlarca kişi iş makinelerinin Gezi Parkı'nın Divan Oteli tarafında ağaç köklerini sökerek...

Kapat