Gezici Bostan trafikte

Yaz geliyor, toplu taşımayı kullanmak gittikçe zorlaşacak. Otobüsler “Kaptan klimayı aç,” sesiyle çınlayacak, küresel ısınmadan yakınan bizlerin de karbon ayak izi büyümeye yüz tutacak. Oysa hem toplu taşımada başka bir klima etkisi hem de şehirde gezici bostanlar mümkün!

Yaşadığımız şehirlerde işler pek yolunda gitmiyor, özellikle de İstanbul’da, kabul. Kentsel tarım alanları birer birer yok ediliyor. Gümüşdere kurtuldu diye seviniyoruz ama aylardır Yedikule Bostanları‘nın akıbetine dair açıklamada bulunmuyorlar. Kuzey Ormanları çılgın projelerin kurbanı olmasın diye çabalarken bir bakıyoruz Kuzguncuk Bostanı‘ndan geliyor sesleri. Ama bir yandan yeni bostanlar kuruluyor bir yandan da mücadele devam ediyor. Umut yine bizdeyken hedefleri hiç küçültmeden yolda olmakta fayda var.

Küresel iklim değişikliği hemen herkesin dilinde ve de aklını karıştıran bir konu iken ne yaparız da gündelik yaşamdaki pratiklerimizi daha doğa dostu hale getirebiliriz sorusu daha anlamlı hale geliyor. Böyle bir arayış içinde olanlara ‘gezici bostan’ eminim ilham verecek.

2222(2)

Bus Roots’un yaratıcısı Marco Castro, kültürel deneyimler üzerine çalışan bir sanatçı. Sanat çalışmalarında sağlıklı yaşamı geliştirmeye imkan tanıyacak sürdürülebilir teknolojilerin dizaynına ağırlık veriyor. Aynı zamanda ödüllü olan bu projesi, kolektif yaşamlarımızın doğayla ilişkisini nasıl yeniden dizayn edebiliriz sorusuna bir yanıt niteliğinde.

Yerel toplulukların gündelik yaşamına eğlenceli ve ortak bir noktadan müdahale etmek için en uygun araçlardan biri tabi ki toplu taşıma. Toplu taşımayı kullananlar bir yandan kaynakları daha az tüketiyor, diğer yandan da çevrenin niteliğinde bir değişime vesile oluyor. Projenin en önemli amacı ise unutulmuş alanları yeniden gündeme taşıyarak yaşam kalitesini artırmak ve şehrin yeşil alanlarının artışına farklı bir yerden katkı sunmak.

Trafikte karşınıza çıkacak bu gezici bostanların estetik değeri, şimdiki otobüslerimizin yanında oldukça yüksek sanıyorum. Karbondioksit emilimi ile insan faaliyetleri nedeniyle oluşan kentsel ısı adası etkisinde de bir hafifleme sağlanabilir. Tabi ki otobüsün içerisinde ısı açısından da etkili olacağı, bir nevi yalıtıcı işlevi göreceği öngörülmüş durumda. Sulama açısından da yağmur suyunun etkisinden olabildiğince faydalanmak mümkün.

SAMSUNG

Castro’nun projesi, bireysel araç sahiplerini de heyecanlandırmış ve farklı kullanımları teşvik etmiş. Araçlarının kasalarını bitkilerle yalıtanların yanında yiyecek satan seyyar araçların çatıları da ekim için kullanılır hale gelmiş. Bir örnekte karavanı mutfak olarak kullanan satıcının, çatısında yetiştirdiği bitki ve otları yaptığı yemeklerde kullanmak için taze bir bahçe olarak da kullanabileceği hale getirdiğini görüyoruz. Bunları çeşitlendirmek ve yaygınlaştırmak elbette ki bizim elimizde.

Kent yaşamına dair bu tip alternatiflerin yaratılması beraberinde göçebe ve bölgesel tarım, çevresel iyileştirme, göç şekilleri, ulaşım ve yeni yaşam modellerine dair yeni tartışmaları da tetiklemesi bekleniyor.

Şimdi kendi şehirlerimize ve gündelik yaşam pratiklerimize bir de bu alternatifle göz atalım ve soralım: Neden olmasın?

Fotoğraflar: marcocastro.com

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Genel, Hayat, İyi haberler, Kent, Sanat ve Tasarım, Yenilenebilir Enerji, Yeşil alanlar
Satın almayın sahiplenin

Hayvanlara evinizin kapılarını açın.

Kapat