İklim krizi ve nüfus artışı küresel su krizine neden olacak

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün 31 Ekim – 12 Kasım tarihleri arasında Glasgow’da yapılacak 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) öncesinde yayınladığı raporda, iklim değişikliği ve nüfus artışının yaklaşan küresel su krizini tetiklediği vurgulandı. Raporun öne çıkan bölümlerini aşağıda okuyabilirsiniz.

DMÖ’nün verilerine göre 2018 yılında dünya çapında 3 milyar 600 milyon kişi su kaynaklarına erişimde sıkıntı yaşarken 20250 yılında bu sayı 5 milyarı aşacak. Bu da dünya nüfusunun yarısından fazlasının temiz suya erişimde sıkıntı yaşayacağı anlamına geliyor.

Dünya nüfusunun sabit kalacağını varsaysak bile 2000’li yıllara oranla dünyanın ek olarak yüzde 8’i iklim krizi ve 2 derecelik ısınma ile ilişkili su kıtlığı yaşayacak. Artan nüfus bu sayının yükselmesine neden olacak.

İnsan ve doğal kaynaklı stresörler insan yaşamı için önemli bir ön koşul olan su kaynakları üzerindeki baskıyı giderek artırıyor. Son 20 yılda karasal su depolama (toprak nemi, kar ve buz da dahil olmak üzere kara yüzeyindeki ve yeraltındaki tüm suların toplamı) yılda bir santimetre azaldı. Dünyadaki suyun sadece yüzde 0,5’inin kullanılabilir tatlı su olması geleceğe dönük olarak bu durumu daha da kötüleştiriyor.

2020’de 3,6 milyar insan güvenli bir şekilde yönetilen sanitasyon hizmetlerinden ve 2,3 milyar insan temel hijyen hizmetlerinden yoksun durumdaydı. 2030 yılına kadar herkesin erişim hedefine ulaşılması için mevcut ilerleme oranlarının dört katına çıkması gerekiyor.

Bunun yanında, son 20 yılda suyla ilgili felaketlerin sıklığı da arttı. 2000 yılından bu yana sel kaynaklı afetler önceki iki on yıla kıyasla yüzde 134 arttı. Sel kaynaklı ölümlerin ve ekonomik kayıpların çoğu
nehir kıyısında bulunan ve uçtan uca uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gereken Asya’daki bölgelerde kaydedildi. Ayrıca kuraklıkların sayı ve süresi de yüzde 29 arttı. Kuraklığa bağlı ölümlerin çoğu Afrika’da meydana geldi. Bu da kuraklık için uçtan uca uyarı sistemlerinin güçlendirilmesine devam edilmesi gerektiğini gösteriyor.

Dünya Meteoroloji örgütü hükümetleri su krizi ve su kaynaklarının yönetimi konusunda birlikte çalışmaları ve erken uyarı sistemlerinin acilen geliştirilmesi konusunda uyardı.

Raporun tamamına buradan erişebilirsiniz.


.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Müzik, edebiyat, felsefe ve çevre konularında yazarlık ve editörlük yapıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Banner Right Side, Doğal Kaynaklar, Ekoloji, İklim Değişikliği
COVID-19 sonrası sürecin enerji talebi üzerindeki etkileri, iklim hedeflerine ulaşmayı nasıl etkiliyor?

2020'de sera gazı emisyonlarındaki küresel salgına bağlı düşüş muhtemelen tek bir yıl içinde kayıtlara geçen en büyük düşüştü, ancak salgın

Kapat