Kölelik hala devam ediyor: Modern kölelerin sayısı dünyada 40 milyonu, Türkiye’de ise 500 bini geçmiş durumda

Modern köleliği ele alan raporunda Küresel Kölelik Endeksi dünyada 40,3 milyon modern köle olduğunu öne sürdü. Rapor bu sayının gelişmiş ülkelerde düşünüldüğünden daha fazla olduğunu da ortaya çıkardı.

Her yıl yayınlanan bu rapor, bu yıl ilk defa ülkelerdeki modern kölelerin rakamlarını ve tehlike oranlarını da ele aldı. Kurum modern kölelik terimini bireylerin tehdit, şiddet, zorlama, suistimal ve aldatma yüzünden red edemediği veya terk edemediği istismar durumu olarak tanımlıyor. Bu durumlar içerisinde, cinsel istismar, zorla çalıştırma, çocuk işçilik ve zorunlu evlilik de var.

Kurumun yayınladığı rapora göre 40 milyon modern kölenin 509 bini Türkiye’de bulunmakta. Rapor Türkiye’deki modern köleler hakkında detaylı bir veri paylaşımı yapmamış olsa da Türkiye’nin modern köleliği engellemek için attığı adımlar detaylı bir şekilde incelenmiş.

Türkiye’de modern köleliğin arkasında ise yasal boşluklar, denetimsizlik ve çatışmaların sonucunda ortaya çıkan durumlar var. Türkiye her ne kadar bu durumlar ortaya çıktıktan sonra etkili bir şekilde ilerlese de bu durumların ortaya çıkmaması ya da bu konunun adalete ulaşması için belirli adımları atmamış gözüküyor.

Avustralya, Fransa, ABD, ve özellikle Hollanda ile diğer AB ülkelerinde yapılan detaylı araştırmalar bu noktalarda gizli kalmış modern köleliği de yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. ABD’de bu rakam 400 bini geçmiş durumda, Avrupa’da ise özellikle göç alan İtalya ve İspanya’da modern kölelerin sayısının 100 bin kişiyi geçtiği açıklanıyor.

Dünya’da en fazla modern köle ise Kuzey Kore’de bulunmakta. Nüfüsun neredeyse 10’da biri yani 2,6 milyon kişi modern köle olarak tanımlanmış.

Ülkeler aynı zamanda küresel ticaret üzerinden modern köleler tarafından üretilmiş ürünleri ithal edebiliyor. Rapor özellikle Çin’i en yüksek riskli ülke olarak kabul etmiş. Daha küçük ürünlerde ise Malzeya, Tayland, Arjantin, Japon, Tayvan, Güney Kore, Rusya, Hana, Fildişi Sahili ve Peru’da zor kullanarak çalıştırılmış işçilerin çalışma olasılığı oldukça yüksek kabul ediliyor.

Bu olasılık özellikle giyimde ve elektronik eşya da oldukça fazla. Türkiye’de de son dönemlerde büyük markalar için üretim yapan tezgahların çocuk ve kaçak işçi kullandığı ortaya çıkmıştı. Eğitim Sen’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için hazırladığı “Çocuklarımız ve Gerçekler Raporu” Türkiye’deki çocuk işçilerin sayısını 2,3 milyon olarak tanımlamıştı.

Kurumun kurucusu Andrew Forrest, bu sorunun bir anda çözülemeyeceğini ve hükumetlerin, tüketicilerin ve şirketlerin hem yerelde hem de küreselde bu durumu durdurmaları için kendilerini değiştirmesi gerektiğini belirtiyor.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Ekoloji, Genel, Kurumsal Sürdürülebilirlik
Türkiye’nin ilk kampüslerarası çevre yarışması Students Go Green’i kazanan proje Londra’da

2014 yılında ilkini büyük bir heyecanla gerçekleştirdiğimiz Türkiye'nin ilk kampüslerarası çevre yarışması Students Go Green, meyve vermeye devam ediyor. Yarışmanın...

Kapat