Kulaklıklar ve yüksek ses kulağınıza düşündüğünüzden daha çok zarar veriyor

Walkman’den Discman’lere, iPod’dan şimdi ise akıllı telefonlara müzik dinlemek bu kadar olmamıştı.  Özellikle toplu taşıma araçlarında neredeyse herkesin kulağında kulaklıkları görmek mümkün.

Ama bazen saatler süren bu yolculuklarda özellikle yüksek sesle müzik dinlemek düşündüğünüzden daha büyük problemlere yol açabiliyor.

Anneniz yine haklı

Anneniz “kulaklıkla müziğin sesini çok açma sağır olacaksın” diye sizi uyardıysa, her zaman olduğu gibi yine o haklı. Yüksek sesle müzik dinlemek kulaklarınıza ciddi anlamda zarar verebiliyor, ama işin kötüsü bunu oldukça geç anlıyorsunuz ve bu zarardan geri dönüş yok.

Yüksek ses ile iç kulağınızdaki algılayıcı kıl hücrelerine veya sesi beyne taşıyan sinirlere zarar verme riskiniz var. Uzun süre yüksek sese maruz kalındığında bu taşıyıcıların ölme riski var ve uzmanlar bu hücrelerin bir daha geri gelmediğini belirtiyor.

Bahsettiğimiz gibi bu durumun kötü yanı ise duyma yetisinin kaybolmasının yavaşça ve sürekli bir düşüş şeklinde yaşanmasından dolayı bunu farketmememiz. Doktorlar, sürekli olarak kulaklık kullananların ya da yüksek sese maruz kalanların duyu testi yaptırmasını öneriyor.

Çınlamaya dikkat

Duyma yetisinin kaybolduğunun en belirgin özelliği ise kulaklarda çınlama, bir diğer adı ile  tinitus. Bu durum ciddi anlamda bir duyu kaybının yaşandığını göstermekte.

Peki tüm sesler bizim için kötü mü? Güney Kaliforniya Üniversitesi Kulak-Burun-Boğaz Departmanı Yöneticisi Dr. John Oghalai, yükses bir sesten dolayı kulağımızın zarar görme olasılığının daha kısa sürede yaşandığını, daha ortalama bir seviyede bu sürenin uzadığını belirtiyor.

Bu açıdan yola çıkarak biliminsanları desibel seviyeleri konusunda bazı kesin sonuçlara varmışlar. Uzmanlar, yaklaşık 85 desibellik bir sesi güvenli bir şekilde 8 saat dinleyebileceğimizi belirtiyor. Bu bir blenderın çıkardığı ses eşit.

8 metre ötedeki bir motorsikletin çıkardığı sese eşit olan 95 desibellik bir sesi ise sadece 4 saat güvenli bir şekilde dinleyebiliyorsunuz. Tabii ki, bazı uygulamalar dışında kulaklığınızın kaç desibel ses çıkardığını bulmak çok da kolay bir iş değil.

Rahat hissetmeniz önemli

Uzmanlar genel kuralın rahatlık olduğunu ve etrafınızdaki insanlar tarafından kulağınızdaki sesin duyulmaması gerektiğini belirtiyor.

Kulak-burun-boğaz uzmanı Dr. Samantha Anne, kulaklığınızı çıkarıdığınızda ya da bir konserden çıktıktan sonra kulağınızda çınlama varsa ya da etrafınızdaki sesler boğuklaşmışsa bunun kulağa zarar verdiğinizin göstergesi olduğunu belirtiyor.

Dr. Anne, özellikle dışarıdaki sesi engelleyen ve daha düşük bir seviyede müzik dinlemeyi sağlayan kulaklıkların düzgün kullanıldığında bu duruma yardımcı olduğunu belirtiyor. Dr. Oghalai ise, kulağın içine oturan ve dış sesin duyulmasına yol açan kulaklıkların ise sağlık açısından en kötü olduğunu düşünüyor.

ABD’de bulunan teknoloji ağırlıklı medya içerikleri üreten The Verge, bu bilgiler ışığında özellikle kulaklıklar üzerinden basit bir araştırma yapmış. Ashley Carman, her gün yaptığı yolculuklarda dış ses oranlarına göre dinlendiği müziği seviyesini nasıl değiştirdiğini 5 farklı kulaklık türü üzerinden kategorize etmiş.

Sesi engelleyen kulaklıkları tercih edin

Bazen 100 desibele ulaşan şehrin sesine karşılık, ofiste müzik dinlediği zamanlarda müziğin sesini farklı seviyelerde tutan Carman, özellikle eski tarz kulaklıklar ile Airpods kulaklıkları kullandığında en yüksek seviyede müzik dinlediğini farketmiş.

Carman, sesi engelleyen ya da kesen kulaklıklarda ise ciddi anlamda bir fark gördüğünü belirtiyor. Oldukça gürültülü olan şehirde, Carman bu kulaklıklar ile düşük seviyelerde müzik dinleyebildiğini belirtiyor.

Dr. Oghalai, çok kısa bir dönemde kulaklıkların daha da iyi bir teknolojiye sahip olacağını ve duyma yetisi kaybetme riskinin oldukça düşük oranlara düşeceğini belirtiyor.

Şehrin haricinde, müzik konserleri gibi etkinliklerde uzmanlar kulak koruyucu giyilmesini tavsiye ediyor. Çünkü konser sonrasında duyacağınız çınlama ile kaybettiğini bu yeti, konser kadar önemli değil.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Hayat, Teknoloji
7-13 Mayıs haftasının 15 çevre dostu etkinliği

Bu hafta İstanbul'un ekoloji gündemi epey yoğun. Hafta boyunca ekmek yapım atölyesinden marangozluk eğitimine, yeşil üniversite festivallerinden İyilik Şenliği ve...

Kapat