Şehirde doğa ile iç içe yaşamak için 8 öneri

Büyük şehirde yaşadığınızda ve gördüğünüzün çoğu araba ve beton olduğunda, doğa oldukça uzak görünebilir. Ama aslında doğa düşündüğünüzden çok daha yakınınızda, her an etrafınızda. Hayatınıza doğanın detaylarını ekledikçe kendinizi daha doğayla uyumlu hissedebilir bu sayede kendi özünüze dönebilirsiniz. Aşağıda paylaşacağımız basit ama etkili öneriler sayesinde hayatınızda doğa çok daha aktif bir hal alabilir. 

#1 Kendinize bir bahçe oluşturun

Kendinize bahçe oluşturun deyince aklınıza gelen dönümlerce araziyi bir kenara bırakın. Güzel bir bahçeyi küçük bir balkonda, evin güneş gören bir penceresinde veya evin herhangi bir alanında yaratabilirsiniz. Tek ihtiyaçları su ve gerekli miktarda güneş almak olsa da faydaları saymakla bitmiyor.  

#2 Rutininizde doğada vakit geçirmelik bir zaman belirleyin

Dışarıda yürümek, öğle saatlerini parkta geçirmek veya açık pencereden kahve yudumlamak bile olsa, dışarıda geçirmek için günlük ya da haftalık zaman diminizi planlayın. 

#3 Açık havada yapabileceğiniz bir hobiniz olsun

Bisiklete binmek, kaykay kaymak veya yoga yapmak gibi açık havada yapabileceğiniz bir hobiniz olursa bu sizi doğal yaşama çok daha yaklaştırabilir. 

#4 Yeşil alanlara bakın

Bölgenizdeki tüm parkları, dağ geçitlerini, gölleri ve ormanları araştırın ve sırayla hepsini ziyaret etmeye çalışın. Muhtemelen daha önce hiç bilmediğiniz ve geri dönmek isteyeceğiniz yerleri keşfedeceksiniz.

#5 Erken kalkın

Şehrin hala sessiz olduğu sabahları yürüyüşe çıkın, koşun ya da bisiklet sürün. Bu şekilde günün sessiz saatlerinde vaktini geçiren canlılarla tanışırken temiz ve serin havanın tadını çıkaracaksınız. Eğer her seferinde gözlemlediklerinizden favori beş tanesini not alırsanız kendinize güzel bir doğa dostu günlük tutmuş olursunuz.

#6 Evinizde odalardan en az birinin penceresi doğaya dönük olsun

Eğer taşınıyorsanız en azından odalardan birinin yeşil veya deniz gören bir oda olmasına özen gösterin. Eğer bu şekilde bir odanız olursa bu alanda meditasyon yapabilir ve gün içinde evdeyken bile doğayla bağınızı koruyabilirsiniz.

#7 Öğünlerinizi parklara bahçelere saklayın

Bunu yaz ayları boyunca ben de mümkün olduğu kadar yapmaya çalışıyorum, bir kutunun içinde akşam yemeğini paketliyorum ve yakınlarımla bir parka, sahile veya yeşillik alana gidip yanımda yemek götürüyorum.

#8 Türleri tanımlamayı öğrenin

Bir şeyin adını öğrenir öğrenmez, onu her yerde görmeye başlamanız mümkün. Çiçeklerin, bitkilerin, ağaçların ve kuşların adlarını öğrenmeye dikkat edin ve bu sayede daha önce farketmemiş olabileceğiniz bir dünyayı tanımaya başlayın. Her tanıyacağınız yeni canlı size yepyeni bir perspektif katabilir. Bu sayede de kendinizi doğaya ve insanlık dışındaki dünyamızın diğer paydaşlarına daha yakın hissedebilirsiniz.

Kaynak:
TreeHugger

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Sinem Uğurdağ

Istanbul’da başlayan hayat yolculuğum farklı kıtalarda yaşadığım uzun soluklu deneyimlerle birlikte tüm heyecanıyla devam ediyor. Yoga, kamp, fotoğraf, müzik festivalleri ve yemek yapmak vazgeçemediğim ve nerede olursam olayım hayatıma renk katan ilgi alanlarım. Bunların yanı sıra, doğayla ilişkimi her geçen gün daha da güçlendiriyorum; farklı coğrafyaları gözlemledikçe dünyamızın tabiatına hayranlığım artıyor. Herkesin önce kendi bedenine sonra etrafındaki canlılara karşı sorumlu olduğuna ve bunun bilincinde olan her bireyin farkındalık yaratması gerektiğine inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Ev ve Bahçe, Hayat, Kent, Ofis, Spor, Yeşil alanlar
Etiyopya’da 12 saatte 350 milyon ağaç dikildi, hedef 6 milyar ağaç

Etiyopya'da iklim değişikliği ile mücadele için kurulan Yeşil Miras İnisiyatifi (Green Legacy Initiative) 12 saatte 350 milyon ağaç dikerek bir...

Kapat