Şeker tüketimi ve sağlık konusunda bilmeniz gerekenler

Eğer siz de yeni yılda yeni kararlar alanlardansanız, size bir önerimiz var. Yeni yılda şekeri bırakın!

Maalesef artık her şeyin içine katılan şeker, şurup, fruktoz gibi katkı maddelerinden dolayı içtiğimiz meyve suları bile obezite, kalp rahatsızlıkları ve kansere yol açıyor.

Özellikle Teksas Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma şekerin meme kanserini direkt etkiledğini ortaya koydu. Araştırmalar Batı ülkelerindeki beslenme tarzlarının, içindeki şeker tüketiminin meme kanseri riskini arttırdığını ve hastalığın akciğere sıçramasına yol açtığını belirtiyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Türkiye’de son 10 yılda diyabetlilerin sayısı yüzde 80 ile yüzde 100 oranında arttı. Bunun sebebi ise yüksek şeker içeren ürünlerin tüketiminin artması.

40 gram olması gereken günlük şeker tüketiminin, sadece 1 su bardağı gazlı içeceğin içerdiği 22 gram şeker ile yarısından fazlasını kullandığımız göz önüne alındığında şeker tüketimi konusunda ne kadar hassas davranılması gerektiği ortada.

coke-and-sugar-cube-image-2

Araştırmalar şekersiz diye sunulan, “diyet şeker” içeren besinlerin 12-LOX (12-lipoxygenase) maddesini içerdiğini bunun 12-HETE adlı enzimleri etkileyen metaboliti ortaya çıkardığını ve bu iki maddedinin iltihaplanmalara, meme kanseri riskini ve yayılmasını artırmaya yol açtığını da ortaya çıkarıyor.

Peki bu sizin için ne anlama geliyor? Hangi şeker türlerini kullanmalı hangilerini kullanmamalısınız?

İdeal olarak sofra şekeri, yüksek fruktozlu mısır şurubu, şekerli içecek ki bunun içinde meyve suları da var, gibi ek şeker tükeminizi bırakmalısınız. Ama araştırmalar özellikle fruktoz maddesinin, kanserin akciğere yayılmasını ve meme tümörlerinde 12-HETE metabolitin artmasına yol açtığını saptadı.

423234234

Maalesef fruktoz sadece içeceklerde değil neredeyse şekerli çoğu işlenmiş ürünün içine tatlandırıcı olarak eklenmekte. Bu yüzden Teksas Üniversitesi’nin araştırması sebze ağırlıklı, tam tahıllı ve lif, vitamin ve mineral içeren az şekerli meyvelerden oluşan bir beslenme tarzı öneriyor.

Tabii ki bu konu hakkında daha fazla araştırma yapılacaktır, ama burada bize düşen günlük maksimum 40 grlık şeker limitimizi aşmayıp, işlenmemiş, bitki bazlı bir diyeti tercih etmek.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Gıda, Gıda Gündemi
İklim dostu bir beslenmeye sahip olmanın 5 yolu

Yediğimiz yiyecekler sadece sağlığımızı etkilemiyor, aynı zamanda sera gazı salımının üçte birine yol açan küresel bir gıda sektörüne de şekil

Kapat