Youtube yasağı çevreci de değil: Peki İnternetimiz ne kadar çevreci?

Neredeyse sayıları 2 buçuk milyara ulaşan internet kullanıcıları için, artık internetsiz bir yaşamı düşünmek neredeyse imkansız. Türkiye’de konulan yasaklara rağmen Twitter ve Youtube’a girmek için her türlü yolu deneyip en alakasız kişilerin bile DNS, TCP/IP, VPN gibi 3 harflileri öğrenmesi de sırf bu yüzden.

Nasıl çalıştığımızı, birbirimiz ile iletişim şeklimizi ve hatta küresel ekonominin büyük oyuncularını bile değiştiren internet sektörü, diğer sektörlerin de kendini tamamı ile değiştirmesine yol açıyor. Müzik, görsel medya, posta, perakende ve hatta yemek sektörü offline dünyadan çıkıp internette online oluyor. Yalnız bu durum, kullandığımız onlarca videonun, müziğin ve bilginin, internet ortamında saklanıp, istenildiği zaman hazır halde bulunup yüklenilmesini gerektiriyor.

Flat user interface design set
Flat user interface design set

Şimdilerde “bulut” adı verilen online depolama sistemlerinde, Google, Facebook ve Apple gibi devler kendi sistemlerini kullanılırken, diğer şirketler en çok kullanılan Amazon Web Services gibi başka şirketlerin sahibi olduğu depolama şirketlerine bir nevi kiracı olarak bulunuyor. Peki, fiziksel bir verisi olmayan bu şirketlerin çevreye olan fiziksel etkileri nasıl?

Rakamlara bakınca gerçekten çok şaşırtıcı şeyler çıkıyor önümüze. Greenpeace’in “Clicking Clean” adlı raporunda yapılan araştırmalar Bulut Bilişim bazlı karbon salımların, küresel karbon salımı toplamının neredeyse %2’sine eş düştüğünü gösteriyor. Bu rakam, Küresel Hava Ulaşımı sektörünün karbon salımı ile aynı. 2011 rakamlarına göre bu salımın %61’i kullanıcıların cihazlarından, kalan toplam %39’u ise online depolama sistemleri ve internet ağlarından kaynaklanıyor. Kullanılan enerji miktarı ise aynı yıl içinde 684 milyar kWh civarına ulaşmış.

76474634523(1)

Bu rakam öyle küçük bir rakam değil, ülkelerin enerji kullanımı ile karşılaştırıldığında online depolama sistemleri ve internet ağları İngiltere, Fransa, Brezilya, Kanada ve hatta Almanya gibi ülkeleri geride bırakıp, dünyanın en çok elektrik kullanan 6. ülkesi konumuna oturuyor. Bu kadar büyük bir enerji kullanımının çevreye olan etkileri ise tartışılmayacak kadar büyük.

12321432542(1)

Neyse ki haberler o kadar da kötü değil, Google, Apple, Facebook şirketleri ve Salesforce, Box gibi servis sağlıyıcılarının birkaçı bu etkileri görüp %100 çevreci enerji üzerinden çalışmayı taahüt etti. Özellikle 2013 yılının son zamanları bu şirketlerin çevreci enerjilere yatırım yaptıkları ile alakadar haberler ile doluydu

Yalnız, bu şirketlerin gösterdiği ilgi diğer şirketleri çok da etkilemişe benzemiyor. İçinde Amazon Web Services ve onu kullanan Vine, Dropbox, Tumblr ile Türkiye’de en çok konuşulan sosyal medya aracı Twitter; çevreci enerjilere yatırım yapmak yerine ya şebekelerden çevreci olmayan elektriği aldılar ya da kendi ülkelerinde bulunan yenilenebilir enerji kredilerine ve karbon denkleştirme projelerine yatırım yaptılar.

90404080(1)

İnternet şirketlerin yapacakları çevreci enerji yatırımlarını küçümsememek lazım, bu yatırımlar ve taahütlerin gerçek dünyaya etkisi büyük. Büyük online depolama sistemlerinin bulunduğu 10 ülkede harcadıkları enerjileri kömür, doğal gaz ve nükleer enerjiden uzaklaştırıp, yenilenebilir ve çevreci enerji üretim sistemleri ile üretmeleri,enerji üretimindeki statükoları kırıp monopol ya da oligopol piyasa sistemlerini değiştiriyor. Bu da etkileri artık ciddi derecede hissedilmeye başlayan iklim değişikliğinin tesirini gelecekte azaltmaya yardımcı oluyor.

Greenpeace “Clicking Clean” adını verdiği raporda ise büyük oline depolama şirketlerine puanlar da vermiş:

1) Apple

1234567890(1)Apple %100 yenilenebilir enerji ile enerji sağladığı ağları iCloud ile çevreci bir internete bağlılığını oldukça kanıtlamış gözüküyor. Apple online depolama sistemlerini güneş,jeotermal ve rüzgar ile enerji sağlayarak, Bilgi Teknolojisi sektöründe hem çıtayı yükseltti hem de öncü bir şirket oldu.

2) Facebook

98765432(1)
Facebook 2012’den beri sayısı 1.23 milyara ulaşan kullanıcıların bilgilerini çevreci bir şekilde depolamak için olduka uğraşıyor. Rüzgar enerjisine yaptığı devasa yaıtırımlar online depolmaa sistemlerini çevreci enerji ile çalıştırmaya doğru giden yolda ilerlemesini sağlıyor.

3) Google

848474

Internetin neredeyse diğer adı haline gelen Google devase online ekosistemini çevreci enerji ile çalıştırmak için 3.315 GWh’a varan tüketiminin %34’ünü çevreci enerjilerle sağlıyor Latin Amerika’ya ve Asya’ya da kurulacak online depolama sistemlerini de bu yolda çalıştırmayı planlıyor.

4) Microsoft

38573952013’te karbon nötr olmayı planlayan Microsoft, Greepeace raporuna göre sadece görünüşte öyle. Çünkü yatırım yapmak yerine Yenilenebilir Enerji Kredileri ve karbon denkleştirme yöntemleri ile yatırımları çevreye zarar veren enerji sistemlerinden uzaklaştırmıyor. Ama takınlarda Texas’ta bulunan online depolama sistemlerini tamamı ile rüzgar enerjisi ile çalıştırma planları umudumuzu kaybetmemize yol açıyor.

5) Amazon Web Services

4356544

Amazon Web Services (AWS), online alışveriş sitesi Amazon.com ‘un sahibi olduğu bir online depolama sistemi. Kurulduğu 2006’dan beri devasa bir şekilde büyüyen AWS, Netflix, Pinterest, Vine, Spotify gibi medya sağlıyıcalara online depolama sistemi sunuyor. Böyle olmasına rağmen, rakiplerinin oldukça gerisine düşüyor ve depolama sistemlerinin çevreci enerji ile çalışma payı neredeyse %15’i geçmiyor.

6) Twitter

7573030(1)

Türkiye’de en çok konuşulan Twitter için haberler hiç de iyi değil. Neredeyse tüm dünyanın fikir paylaşma şeklini değiştiren mikroblogging sitesi daha kendi depolama merkezlerine sahip değil ve diğer servis sağlayıcalardan kiralamakta. Bu yerlerin enerji kullanımında çevreci enerjinin payı ise %20’ye varmıyor, bu da Twitter’ı rakibi Facebook’un oldukça gerisine atıyor.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Hayat, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Teknoloji
Hadi kıra dönelim!

Bu projeye başvurmak isteyebilirsiniz.

Kapat