3 soruda açıklıyoruz: Trump Paris İklim Anlaşması’ndan çekilirse ne olur?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump Paris İklim Anlaşması ile ilgili kararını bugün içerisinde açıklayacağını belirtti. Bununla beraber Beyaz Saray’a yakın kaynaklar Trump’ın anlaşmayı terk edeceğine inanıyor.

195 ülkenin imza attığı Paris İklim Anlaşması iklim değişikliğine yol açan sera gazlarının giderek azaltılmasını hedefliyor. Böylelikle gezegenin ortalama sıcaklığının artışının durdurulması ve küresel ısınma ile beraber ortaya çıkabilecek deniz suyu seviyesi yükselişini, daha sert geçecek kuraklıkların ve doğal felaketlerin engellenmesi planlanıyor.

TIKLAYIN: Donald Trump’ın iklim değişikliği hakkında attığı 8 tweet

ABD Paris İklim Anlaşması için ne vaat etti?

Anlaşma her ne kadar bağlayıcı olmasa da, ülkelerin gönüllü bir biçimde “ulusal katkı beyanları” açıklayarak, azaltacakları sera gazlarını belirtmelerini talep ediyor.

ABD, Barack Obama başkanlığında 2025 yılına kadar 2005 yılını baz alan sera gazı seviyelerinden, %28 oranında azaltma yapacağını belirtmişti. Bununla beraber Paris İklim Anlaşması ABD gibi geçmiş yıllarda sera gazı salımı fazla olan ülkelerin, gelişmekte olan ülkeleri finansal olarak desteklemesini de öngörüyordu.

Barack Obama, başkanlığının son günlerinde bu fon için 1 milyar dolarlık bir yardımı Birleşmiş Milletler Yeşil İklim Fonuna ulaştırmıştı. Ama son seçimlerden ve Donald Trump’ın başkanlığından sonra bu fona yapılacak yardımlar kesildi.

Donald Trump neden anlaşmadan çekilmek istiyor?

Problem sadece finansal değil. Birinci neden Trump’ın iklim değişikliğini kabul etmemesi. Biliminsanları baskın olarak iklim değişikliğinin insan eli ile oluştuğunu kabul etse de Trump iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın uydurma olduğunu ve Çin tarafından ortaya atıldığını savunuyor.

Trump, her ne kadar Çinliler konusunda şaka yaptığını söylese de, iklim değişikliği konusunda biliminsanlarını, araştırmacıları ve hatta NASA ve EPA (Çevre Koruma Ajansı) gibi devlet bürolarını “kötü adamlar” olarak gösteriyor.

İkinci olarak Trump genel olarak uluslararası anlaşmalar ve kurumlar hakkında şüpheci bir yapıya sahip. ABD’nin bu gibi anlaşmalara sürekli destek sağladığını ama geriye bir şey almadığını savunuyor. Sadece Paris İklim Anlaşması değil, Trump bir çok askeri ve ticari anlaşma hakkında yaptığı yorumlar ile uluslararası politikanın geleceği konusunda kafaları karıştırmış durumda.

Üçüncü olarak Trump ekonomik büyümeyi engelleyecek “boşuna yapılan” harcamaları kesmek istiyor. Trump EPA’in başına iklim değişikliğine inanmayan Scott Pruitt’i getirerek Obama başkanlığının Temiz Enerji Planını geri çekmişti.

Bu plan kömür endüstrisini yerine yenilenebilir enerjiyi destekleyecek programlar üretiyordu. Seçimler sırasında yaptığı konuşmalarında Trump bir çok kez “Amerika’yı Yeniden Harika Yap” planları içerisinde kömürü yeniden canlandırmak olduğunu belirtmişti.

ABD anlaşmadan çekilirse ne olur?

ABD anlaşmadan çekilirse dünyanın sonu değil. Şu anda Çin ve Avrupa Birliği ülkeleri ABD’siz de yollarına devam edeceklerini belirttiler. Bununla beraber Trump teknik olarak Kasım 2019 yılına kadar anlaşmadan resmi olarak çekilemez ama ABD içinde senato ve meclisin alacağı kararları durdurabilir.

Aynı zamanda Trump’a rağmen ABD, gelişen teknolojiler ve ekonomik yönelimin sonuçları ile kömür gibi karbon ağırlıklı kaynaklardan yenilenebilir enerjiye hızlıca geçmekte. Bir çok uzman Trump’ın alacağı kararların bu yönelimi durdurmayacağını savunuyor.

Özellikle Kaliforniya gibi yenilikçi eyaletler, ABD’nin politik yapısı içerisinde Paris İklim Anlaşmasını destekleyecek politik kararlar da alabiliyor. Buna ek olarak ABD’nin en büyük şirketleri, hatta petrol devi ExxonMobil bile Paris Anlaşması’dan çekilmemesi gerektiğini savunuyor. Bu yüzden Trump’ın alacağı kararın etkisinin çok büyük olmayacağı düşünülüyor.

Uzmanlar Trump’ın kararının her ne kadar ABD içinde çok büyük etki olmasa da, anlaşmadan ayrılmanın etkisinin özellikle uluslararası platforma hissedileceğini belirtiyorlar. ABD bu anlaşmalardan çekilerek özellikle rakip gördüğü Çin’in güçlenmesini sağlamış oluyor ve ülkeler arasındaki güveni azaltıyor.

En kötü senaryo ise gelişmekte olan ülkelerin sera gazı salımını düşürmek için atacakları adımları geri çekmesi olabilir. Uluslararası platformda bir birlik görmeyen bu ülkeler “ABD de yapmıyor” diyerek anlaşmadan çekilebilir ve sıcaklık artışını durdurmanın önüne geçebilir.

Buna rağmen Brown Üniversitesi’nden çevre bilimleri profesörü J. Timmons Roberts, tüm bu olanlara rağmen hedefleri tutturmanın ihtimaller dahilinde olduğunu belirtiyor. Brown’a göre hızla gelişen teknoloji doğru kararların alınmasını insanlar için giderek kolaylaştırıyor.

BM Genel Sekreteri António Guterres’in de belirttiği gibi “Sürdürülebilir gelişme treni istasyonu terketti. Ya trene binersiniz, ya da geride kalırsınız”

Kaynak: NBC

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, İklim Değişikliği
Küresel ısınma yüzünden şehirlerde ortalama sıcaklık 8°C artacak

Küresel ısınma ve yeşil alanların kaybı şehirlerdeki sıcaklıkları giderek artıracak.

Kapat