Balinaları biz öldürüyoruz

İnsanlık, ekolojiye son derece zarar verir duruma geldiği halde, sebep olduğu kıyıma duyarsız kalmaya devam ediyor. Bunun en basit örneklerinden biri ise deniz kirliliği ve deniz hayatını sona yaklaştırıyor olması.

Geçtiğimiz yaz ortalarında Hollanda sahillerine vuran ancak kurtarılamayan 14 metrelik balinanın ölüm sebebi denizlerimizde her gün daha fazla olmasından korktuğumuz kirlilik; balinanın midesinde bulunan plastik balinanın ölümüne sebep olmuş. Bu tip vakalar nadir değil artık. Geçtiğimiz mart ayında 10 metre uzunluğunda bir balina İspanya sahillerine vurduğunda midesinde 18 kilo ağırlığında 59 farklı plastik madde bulundu. Midesinde bulunan maddeler arasında Grenada ve Almeria’da domates yetiştiriciliği için sera yapımında kullanılan naylon branda rulolarının ağırlıkta olduğu ancak diğer bulunan malzemeler arasında 9 metrelik halat, naylon torbalar, iki küçük plastik saksı ve plastik boya kutusu gibi malzemelerin de bulunması dikkat çekmişti. Ölüm sebebi elbette bağırsak tıkanması idi.

1989 senesinde Lavezzi adalarında sahile vuran balinada patoloji sonrası plastik atıklar sebebi ile midesinde tıkanma sonucu öldüğü saptanmış. 2008 senesinde ise Kaliforniya, Point Reyes sahillerine vuran balinanın midesinde 300 kilo ağırlığında balıkçı ağı ve naylon torba birikintisi bulundu.

2011 senesinde yine bir balina Purto Rico sahillerinde midesinde beş kilo plastikle ölü bulundu. 2006 senesinde Cook Adası açıklarında ölü bulunan bir diğer balinanın tek bir naylon torba yutmasından dolayı öldüğü anlaşılmıştı. Balinaların naylon torbaları bu denli yabancı madde yutmasındaki sebeplerden biri de doğal beslenme döngülerinde bulunan denizanalarına veya ahtapotlara benzetmelerinden olsa gerek. Ayrıca büyük balinaların beslenme şeklinin çok miktarda suyu yutarak olduğunu da düşünürsek tehlikenin boyutlarını küçümsememek gerek.

2006 senesinde Mikonos adası sahilinde ölü bulunan balinanın ölüm sebebi ise 50 kilo plastik atık ve naylon torbalar. Aslında plastik atıklardan dolayı balina ölümlerinin sayısı oldukça fazla. 2000 senesinde Caims, Avusturalya’da ölü bulunan balinanın midesinden altı metrekare plastik atık, çöp, naylon torba, gıda ambalajları, çöp torbaları çıkmış. 2010 senesinde Seattle sahilinde bulunan balinada ise yirmi plastik torba, küçük havlular, ameliyat eldivenleri, yapışkanlı bantlar, bir çift eşofman ve bir golf topu çıkmış. Plastik öğütülemediğinden dolayı bağırsakta biriken miktar bir süre sonra bağırsağı tıkayarak ölüme sebebiyet veriyor. Bazı balinalarda plastik direkt olarak ölüme sebep olmasa da, besin eksikliği ve çeşitli zehirlenmeler sebebi hayvanın güçsüzleşip ölmesine sebep oluyor.

Elbette sadece balinalar değil çöplerimizden dolayı ölenler de var. Her yıl bir miyon kuş ve 100.000 deniz hayvanının plastik atıklardan dolayı öldüğü tahmin ediliyor. 2009 senesinde Midway Atolü olarak adlandırılan “plastik atık adası”nda çekilen fotoğraflar ile albatros ölümlerine dikkat çekilmişti. Bu bölgede yavrularına yemeğe benzediği için çöp atıkları yediren albatrosların yavruları açlık, zehirlenme ve boğulmadan dolayı yılda on binlerce ölümle yüz yüze kalmak durumunda.

Tüm bu kıyımı neden mi yazdım? Çünkü marketlerden çıkan insanların ellerinde gördüğüm plastik torbalar, içlerindeki gıda ambalajları, oyuncakçı dükkanlarındaki plastik miktarı, bir de üzerine bu sabah sahilde yürürken gördüğüm denizin içinde yüzen naylon torbalar beni çok rahatsız ettiğinden dolayı. Deniz sakinlerinin hayatlarına son vermek bana vahşice geldiğinden ve üstelik bunu duyarsızca yapıyor olmamızdan dolayı. Kocaman deniz hayvanlarını bile sorumsuzca denize attığımız çöplerle öldürüyor olmamızın bazılarını rahatsız etmediğini gördüğümden dolayı yazdım. Bence hepimiz sorumlu insanlar olabiliriz. Hayatımıza soktuğumuz plastik miktarını kısıtlayabiliriz, benim hala umudum var.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Hayvanlar
Stil sahibi kaykaylar

2004 yılında Amerika'da kurulan Art of Board'un temel amacı, kaykay sporunun doğru bir dünya görüşü ile özdeşleştirerek kaykaycıların çevre bilinci...

Kapat