Banyoda değişim başlasın!

Sıcak günlerde soğuk su ile aldığınız bir duş ne güzel ferahlatır ve kışın soğuğunda da sıcacık bir duş içimizi ısıtır. Aldığınız duşun etkisi sıcak da soğuk da olsa bir tek serinletmek veya ısıtmakla kalmadığını hatırlatmalıyım size.

Yapılan birçok çalışmanın sonucunda ortaya çıktı ki, eğer suyunuzu filtrelemezseniz, suyu dezenfekte etme amaçlı kimyasalların deriniz tarafından emileceğine emin olabilirsiniz. Sadece deriniz de değil, duş yaptığınız suyu sizin veya daha yüksek ihtimal olarak çocuklarınızın yutması durumunda akciğerlerinize de zarar verecektir bu kimyasallar.

Banyo deneyiminizin bazen ne kadar kirli bir iş olduğuna inanamazsınız bile. Bir de konvansiyonel şampuan, duş jelleri ve saç kremleri de işin içine girince sudaki klor ile kimyasal bileşimleri büyük bir kaosa yol açar, dolayısı ile banyoda da bazı işlerin artık değişme zamanı geldiğini söylemek isterim.

Bu değişimi başlatmanın en kolay yollarından biri duş başlığınızı değiştirmek olacaktır. Duş başlıklarındaki kireç kırıcı özellik kolay temizlenebilmesini sağlar, içinde bulunan süzgeç suyla gelen yabancı parçaların geçişini önler. Eğer non-toxic malzemelerden üretilmişse sağlık açısından bir sorun teşkil etmez. Bazı duş başlıkları antioksidan özelliği taşır.

Antioksidan duş başlığı sudaki kir pas, klor, bakteri ve mikro organizmaları, etkin olarak yok eden çok fonksiyonlu bir üründür. Kanserojen etkisi olan sudaki kloru 99 oranında elimine eder, suda bulunabilecek kurşun, bakır, cıva, kadmiyum, organik uçucu maddeler ve kötü kokuyu büyük ölçüde azaltır.

Şehir suyunda bulunan ve çeşitli bakterileri öldürmeye yarayan klorun aşırı derecede olması, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Duş yaparak saç ve derimizin maruz kaldığı klorun etkisini azaltmak için özel antioksidan duş başlıkları da kullanılabilir. Kloru %99 azaltan başlıklar, sudaki kirlenmeyi de temizleyebilir. Filtre ve kartuşları da değiştirmek gerekecektir.

Duş başlıklarının temizliği düzenli olarak yapılmalı, filtreleri değiştirilmeli ve basınçlı sıcak su ile yıkanmalıdır. Zaman içinde duş başlıkları ve musluklardan kaynaklanan bazı bulaşıcı hastalıklar tanımlanmıştır. Bakteri ve virüsler bu bölgelerde çoğalırlar. Bu yüzden bu bakımların yapılması önemlidir. Yüksek riskli yerlerde duş başlıkları ayda bir çıkarılmalı ve klor çözeltisinde dezenfekte edilmelidir.

“Kanserden korunmanın yolları” listesindeki organik beslenmek, plastikten uzak durmak gibi özelliklere artık günümüzde içecek ve banyo suyumuza filtre takmak da eklendiğini hatırlatmalıyım. Birçok araştırma sonucundan bir tanesi benim ilgimi çok çekti; 10 dakikalık bir duş boyunca derimiz normalde 4 litre aynı sudan içerek alacağı klorun 100 katı klor emiyor.

Bence sayılarla bakınca oldukça etkileyici… Birçok insan filtrelenmemiş su içmek istemiyor ancak insanların anlamadığı şu ki; eğer filtrelenmemiş suyu içmek istemiyorsanız aslından onunla banyo da yapmak istememelisiniz.

Şebekeye bağlı musluk suyunuzun içindeki klor aynı zamanda siz sıcak duşunuzu alırken kanserojen olan kloroforma dönüşür. Banyonuzdan evinize dağılacak olan kloroform, astım ve diğer solunum yolu rahatsızlıklarını da tetikleyecektir. Banyonun ısısıyla açılan gözeneklerinizden banyo sırasında ve sonrasında kullandığınız konvansiyonel kişisel bakım ürünleri daha kolay emilecek ve siz farkına varmadan sağlığınıza tehdit oluşturacaklardır.

Kozmetik açıdan ise musluk suyunuzdaki klor saçlarınızın boyasının rengini açacak, derinizin kurumasına sebep olacak ve egzema gibi bir problemleri de alevlendirecektir. Kuru ve/veya pul pul olan/dökülen cilt, kuru kırılgan saçlar ve tahriş olmuş kızarık gözler klora maruz kalındığının belirtileridir. Filtrelenmiş su ile duş almak bu belirtileri azaltır. Cilt ve saçların daha yumuşak olduğu hissedilir, gözlerdeki kızarma ve tahriş azalır.

Banyonuzda daha sağlıklı olmak için yapabilecekleriniz

  • Suyunuzun kalitesini ölçmekle başlayın işe. En azından elinizde test sonuçları varken, ne ile başa çıkmaya çalıştığınızı bilirsiniz. İstanbul’da yaşıyorsanız İSKİ’nin sitesinde su kalitesi ile ilgili bilgilere ulaşmanız çok basit.
    Suyunuzun içeriğindekilere uygun filtreyi bulmak için araştırın. Klor haricinde başka kimyasalların musluk suyunuzda daha çok bulunması durumunda filtre araştırmanızı o yönde sürdürün.
    Banyonuzun temizliği için kullandığınız deterjanları lütfen temizleyin. Sağlığınızı korumanın yolu evinizde kullandığınız toksinlerden arınmaktan geçtiğini unutmayın. Sudaki klordan kurtulmaya çalışırken, banyonuzu çamaşır suyu ile temizlerseniz, pek de akıllıca bir temizlik yapmış olmazsınız.
  • Banyonuzun temizliği için kullandığınız deterjanlar haricinde saç ve vücudunuz için kullandığınız bakım ürünlerinin de aynı saflıkta olmasına özen gösterirseniz, gerçek bir temizliğin tadını çıkarabilirsiniz demektir artık. İçeriğinde parfüm, paraben ve türevleri, sentetik isimler bulunan ürünlerden kesinlikle uzak durun.
  • Piyasada her geçen gün daha fazla organik ürünün raflarda yerini aldığını düşünürsek size çok da zor iş kalmıyor sanırım. Bu arada deneyimlerimden yola çıkarak hatırlatmak istiyorum, klordan arınmış su ile yıkandığınızda daha az şampuan kullandığınızın farkına varacaksınız zaman içinde.
  • Hormonal fonksiyonları altüst eden ve antibiyotiklere bağışıklık kazanmış bakterileri çoğaltan triklosan ise birçok antibakteriyel el sabununda bulunuyor. Bu tip antibakteriyel sabunlardan uzak durmakta fayda var.
  • Bu arada hazır duş başlığınızı değiştirirken aynı zamanda su tasarrufu da yapabildiğine emin olun. Günümüzde suyun önemi arttığı için de, su tasarrufu sağlayan duş başlıkları tercih edilmeye başlanmıştır. Klasik duş baslıkları dakikada ortalama 15-20 litre su tüketir. Ancak su tasarrufu sağlayan düşük akımlı başlıklar, dakikada 5-10 litre civarında su tükettiği için oldukça fazla su tasarrufu sağlanabilir.
  • Bu duş başlıklarının on yıllık kullanımı sonucunda yaklaşık olarak 70.000 litre su tasarrufu sağlanabilir. Bir evde yılda ortalama 200.000 litre su tüketilir ve bunun üçte birini duş alırken harcarız. Su tasarrufu sağlayan başlıkların kullanımıyla bir evin yıllık ortalama olarak 45 olimpik büyüklükte yüzme havuzu dolusu su tasarrufu sağlaması mümkündür.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ev ve Bahçe, Hayat
En sevdiğimiz iPad dergileri

ipad dergileri

Kapat