Başka bir yaşam biçimi: İmece Evi

İzmir’in Menemen ilçesinin Turgutlar Köyü yakınlarında konumlanan İmece Evi’nde yaşam alışılagelmiş şehir veya köy yaşamından farklı bir düzene sahip. Bu ekoloji köyünün en büyük farkı sürdürülebilirlik bilinciyle deterjandan inşaat malzemesine, sebzelerden kozmetik ürünlere kadar; ellerinden gelen her şeyi kendileri üretmeleri.

TIKLAYIN: Türkiye’nin 7 bölgesinden doğa içerisinde huzur bulacağınız 11 eko-çiftlik

Hayata bu perspektiften yaklaşan İmece Evi’nde ihtiyaca karşı ortaya çıkan çözümler de şehirde alıştığımız çözümlerden çok daha heyecan uyandırıcı oluyor ve ziyaretçilerine şehir hayatında ne kadar tüketildiğini hatırlatıyor. Örneğin, peçete kullanılmıyor İmece’de bunun yerine temizlenmek için çeşmeleri var alanın dört bir yanında.

İmece Evi’ni özel kılan diğer bir taraf da okul gibi olması. Önceden köy deneyimi olsun olmasın, ziyaretçi sıfırdan bile başlayacak olsa İmece Evi’nin demirbaşı İsmail Yenigün öğretme ve uyandırma misyonunu ruhunda taşıyor. Bu bilgi aktarımını o kadar samimi, sabırlı ve şahsına münhasır bir şekilde yapıyor ki adeta içinizdeki öğrenme duygusunu perçinliyor. Sadece öğretmek de değil, konusunda yetkin kişiler ziyaret ettiğinde onlardan da öğrenebileceği çok konu olduğunun farkında İmece Evi’nin kalıcı üyeleri. Öğrenmeye, öğretmeye, paylaşmaya ve dayanışmaya çok açıklar. Bünyesinde kütüphane bulunduran bir habitat olmasının yanında deneyimli köylüden her zaman öğrenebilecekleri çok şey olduğunu biliyor İmece sakinleri; bu yüzden de dinliyorlar ve deneyime saygıları sonsuz.

İmece’de yapılan tarım farklı disiplinleri içinde bulunduruyor. Permakültürün malçı, Fukuoka’nın tohum topları, biyodinamik ay takvimi ve geleneksel tarımın kadim yöntemleri. Bütün bu bilgileri bir arada kullanmaları verimi artırıyor. Toprak da bitki de bu ilgiye olumlu cevap veriyor ve dayanışmayla hazırlanan her öğünlerinin lezzeti de faydası da bir başka oluyor. Sofralarında yemeklerinden, baharatlarından ne kadar keyif alarak tüketildiği ise görülmeye değer. 

Gün sabahın erken saatlerinde, saat 7 gibi başlıyor bu köyde. Kahvaltıdan önce odun toplama, ekmek yapımı, bahçeden ürün toplama gibi işler yapılıyor. Sonrasında kahvaltı keyif ile yavaş yavaş yapılıyor. Acele etme dürtüleri yok İmece sakinlerinin. Öğlene kadar ise şu sıralar gündemlerinin en önemli yerini tutan geçen sene yangında yanan evlerinin yeniden inşaatı var. Öğle yemeğinden sonra ise siesta yapıyorlar. O saatlerde dinlenmenin insanın ruhuna iyi geldiğine, hatta bir ihtiyaç olduğuna inanıyorlar. Uyandıktan sonra, güneş batana kadar tekrar çalışıyorlar. İnşaatta, bahçede, mutfakta veya bölgenin etrafında toplayıcılıkla. En son akşam yemeği yendikten sonra çaylar demleniyor ve güzel sohbet yanında eşlik ediyor. Doğal, samimi ve yavaş bir hayatları var ve hayatlarının her kısmından nasıl keyif alacaklarını biliyorlar. İnşaat esnasında caz dinlemelerinden de sofrada sumak övmelerinden de kütüphanelerindeki kitap seçkisinden de bunu anlamak mümkün. 

Nasıl gidilir, neleri beklemek veya beklememek gerekir, alternatiflerine nasıl ulaşılır?

Öncelikle tam olarak neleri deneyimlemek ve öğrenmek istediğinizi belirlemek çok faydalı olacaktır çünkü hem Türkiye’de hem dünyanın dört bir yanında ekoloji yaşam merkezleri her geçen gün artmakta. Spesifik ilgi alanları ve kullandıkları tarım yöntemleri de çeşitlilik göstermekte. Dolayısıyla öncelikli olarak nasıl bir deneyim yaşamak istediğinize karar vermek seçenekleri filtrelemekte belirleyici olabilir. İkinci olarak dağ insanı ve deniz insanı aslında düşünüldüğünden çok daha fazla fark var.

Dağda ulaşım zorluğu, hayat şartları ve hane sayısı azlığı sebebiyle bölgenin köylüsüyle iletişim çok daha güçlü, kıyı kesimlerde ise daha kalabalık ve turizmle ilintili deneyimler yaşamak mümkün. Bunu da göz önünde bulundurmak etkili bir parametre sayılabilir. Bu deneyimi Türkiye’de yaşamak için araştırma yapılabilecek en etkili veri tabanı Buğday Derneği’nin Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası projesi yani TaTuTa.org’ dur. Yurt dışı için ise WorkAway.info üzerinden gönüllüler çiftlik sahipleriyle iletişime geçebilirsiniz.

İmece Evi her iki ağı kullandığı gibi e-posta yoluyla da kendi internet sitelerinde belirttikleri ziyaret türünü seçip(günü birlik ziyaret, gönüllü/stajyer, uzun dönem katılımcı, yerleşimci adayı, konaklama) soruları cevaplandığınız takdirde 24 saat gibi kısa bir sürede olumlu veya olumsuz geri dönüş sağlıyorlar. Olumlu geri dönüş yapıldığı takdirde ulaşımın uçak harici sağlanması karbon ayak izi sebebiyle çok hassas oldukları bir konu. İmece Evi’ne ulaşmak için İzmir’den İzban veya otobüs ile Menemen’e varıp sonrasında belediye otobüsü veya minibüs ile Çukurköy’e gitmek mümkün. İmece Evi Turgutlar Köyü’nün ilerisinde konumlanıyor. Çukurköy’den Turgutlar’a ise toplu taşıma henüz yok. Dolayısıyla yaklaşık 8 kilometrelik Çukurköy Imece Evi arasındaki orman yolu için iki alternatif var: Otostop veya yürümek. Varıldığı andan itibaren ise geriye bu samimi yerleşkeyle tanışıp öğrenmeye açık olmak, dayanışma bilincini önemsemek ve yavaş yaşama alışmak kalıyor.

Önceki yazıyı okuyun:
Yol, yemek ve konaklama masrafları REC’ten: Yeşil Kutu projesi gönüllüler arıyor

“Sürdürülebilir Kalkınma için Eğitim” yoluyla TANAP güzergâhındaki 9 ildeki öğrencilerin farkındalık düzeyi, değerler ve davranışlarında olumlu değişiklik yaratarak bu illerin...

Kapat