Bir zamanlar Gezi Parkı

Gezi Parkı nedir, araştıralım dedik; ki şu tarih orada ihya olduğunda karşımıza ne çıkacağını bilelim.

thumbnail_1369917675

Google falan değil, babadan kalma Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı‘nın ortak yayını olan “Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi“ni buldum evde. Sayfalarını senelerdir karıştırmadığım ansiklopedi kokusu… 1994 yılında basılmış.

Taksim Gezisi başlığı altında bakın Gezi Parkı için ne yazmışlar:

“Şehircilik uzmanı H. Prost imar planını hazırlarken, Dolmabahçe’den Nişantaşı’na yükselen Kadırgalar Vadisi’ni büyük bir park haline getirme planı dahilinde, Taksim Gezisini yetkililere önermiştir… 1940’ta Topçu Kışlası* istimlak edilerek kaldırılmış; 38.000 metre kare yüz ölçüme sahip olan Gezi, o günün son derece sınırlı mali imkanları ile çok güzel tanzim edilmiş; ağaçlar, yeşillikler ve çiçeklerle bezenmiştir. Mermer parmaklıklı mermer merdivenler, Boğaziçi’ne bakan oturma mekanları, sağlam ve zarif banklar, bakımlı çim sahaları, Gezi’yi cazibe merkezi yapmış, halkın sık sık gelip dolaştığı bir yer haline gelmiştir.”

thumbnail_1369917726

1940’ta dönemin vali ve belediye başkanı olan Lütfi Kırdar‘ın İstanbul’a kazandırdığı bir park olarak anılıyor. “H. Prost isimli şehir planlamacı zat-ı muhterem acaba neden bu kışlayı yıktırdı?” diye düşünmeden edemedim. Halbuki kalsaydı, bugün bu tezahürata hiç gerek olmadan direkt olarak AVM yapılır, sabahını akşamını Gezi Parkı’nda geçiren ve ana akım medyada sesini duymadığımız insanlar evlerinde rahat rahat otururlardı.

Hemen ‘T’ harfinden Topçu Kışlası’na bakalım. Günümüzde hakkında en az bilgi sahibi olunan kışlalardan biriymiş. 20. yüzyılın başından bir kartpostala bakılınca çok güzel bir binaya benziyor. İlk olarak Krikor Balyan tarafından tasarlandığı düşünülen kışla, tarihi boyunca isyanlar ve yangınlar sırasında defalarca harap olmuş ve yenilenmiş: “1900’lerden itibaren stadyum olarak kullanılmaya başlamış, stadyumun setleri üzerine de gazinolar ve tamir atölyeleri yapılmıştır. 1940’ta da yıkılmıştır.”

thumbnail_1369917775

Bu bilgiler ışığında demek ki şunları öğreniyoruz:

1- Topçu Kışlası ne bir rezidans, ne de bir AVM’ydi. Ama kalsaydı, şimdi o koskoca binanın kartpostaldaki silüetine bakınca bundan aslında harika bir otel de çıkarırlardı diye düşünüyorum.

2- Sonrasında harap olunca, halkın istediği şekilde kullanıldı.

3- Aklı selim bir şehir planlamacı ve geleceği gören bir bir Belediye Başkanı, “Aman bu şehirde bir gün boş alan bırakmazlar, biz bunu yıkalım da burasını park yapalım, halk yararlansın,” demiş.

Özetle, 1940’ların da tarih olduğu, İstanbul için son derece önemli bir alanı, biz İstanbullular yıktırmak istemiyoruz. Her İstanbullunun bir noktada geçtiği Gezi Parkı’ndaki ağaçlar sökülmesin istiyoruz. Taksim Meydanı tanzim ediliyor, biz İstanbullulara hiçbir şey sorulmuyor, ama Gezi Parkı’mızı ellemesinler istiyoruz.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Gündem, Kent, Mimari, Topluluklar, Yeşil alanlar
Bilgi edinme hakkınızı kullanın

Detaylar burada.

Kapat