Büyüleyici güzellikte, ölümcül derecede zehirli 5 bitki

Yayınlarını beğenerek takip ettiğimiz Vault Editions, en beğendikleri beş zehirli çiçeği ve bu çiçeklere ait çizimleri paylaşmış. 2021 yılında yayınlanan, küratörlüğünü Vault Editions kreatif direktörü Kale James’in yaptığı Flowers and Plants kitabından alınan bu seçkiyi yayıncının izniyle sizinle paylaşıyoruz.

#1 Güzelavrat otu (atropa belladonna)

Belladonna olarak da bilinen güzelavrat otu, inanılmaz derecede tehlikeli bir bitkidir. Bitkinin tüm kısımları (kökleri, gövdesi, çiçekleri, tohumları, yaprakları ve meyveleri) yiyen kişiyi zehirler. Rönesans döneminde kadınlar, göz bebeklerini büyüterek daha çekici görünmek için belladonna meyvelerinin suyunu göz damlalarına katarlarmış. Botanikçi Carl Linnaeus da bundan esinlenerek bitkiye İtalyanca’da ‘güzel kadın’ anlamına gelen belladonna adını vermiş. Güzelavrat otu zehirlenmesinin belirtileri arasında gözbebeklerinin büyümesi, ışığa duyarlılık, bulanık görme, kalp atışlarının hızlanması, denge kaybı, sendeleme, baş ağrısı, ciltte kızarıklık, şiddetli ağız ve boğaz kuruluğu, konuşma bozukluğu, idrar yapamama, kabızlık, kafa karışıklığı, halüsinasyonlar, deliryum ve konvülsiyonlar bulunuyor. 2009’da yetişkin bir kadın, yaban mersini olduğunu düşünerek sadece altı adet belladonna meyvesi yemesi sonucu son derece ciddi bir reaksiyon yaşadı.

#2 Yüksük otu (digitalis purpurea)

Yüksük otu, 1,5 ila 2,5 metreye ulaşabilen, görkemli çiçekleri olan bir bitkidir. Mor, pembe veya beyaz olabilen çan benzeri büyük çiçekleri yazın açar. Batı Avrupa’ya özgü bir bitkidir ama Kuzey Amerika’da yetişir. Çiçekleri, yaprakları, sapları ve tohumları yutulduğunda zehirli olduğundan (ve ayrıca hassas ciltleri tahriş edebildiğinden) bahçıvanlar yüksük otu ile ilgilenirken eldiven giymeli veya bakım yaptıktan sonra ellerini yıkamalıdır. Bununla birlikte, yüksük otunun tıbbi kullanım alanları da vardır. Digitalis (Türkiye’deki adıyla Digoksin), yüksük otunun kurutulmuş yapraklarından elde edilen bir ilaçtır ve kalp rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılır. Aşırı dozda digitalis‘in başlıca semptomları bulantı ve kusma, hiperkalemi (kandaki potasyum seviyesinin aşırı yükselmesi), kalp aritmisi ve kalp atışlarının hızlanmasıdır.

BUNU DA OKU:  Küresel Risk Raporu açıklandı: Beklenen en büyük iki tehlikeden biri iklim değişikliği

#3 Baldıran otu (conium maculatum)

Baldıran otu olarak bildiğimiz conium maculatum, aslen Avrupa ve Kuzey Afrika’ya özgü bir bitkidir ancak Avustralasya, Amerika ve Batı Asya’da da yetişir. Boyu 1,5 ila 3 metreye ulaşabilen bu bitki, farklı ortamlarda yaşayabilen dayanıklı bir türdür. Görünümü; yabani havuç, yabani frenk maydanozu ve maydanoz gibi bitkilerle karıştırılabilir. Baldıran otunun mor benekli bir gövdesi ve ezildiğinde ortaya çıkan, çok belirgin ve hoş olmayan bir kokusu vardır. Baldıran otunun tüm kısımları insanlar ve çiftlik hayvanları için oldukça zehirlidir. Baldıran otundaki zehirli alkaloidler solunum kaslarına ve böbreklere zarar verir. Altı ila sekiz yaprak tüketmek ya da yanan bir baldıran otunun dumanının solunması yetişkin insanlar için ölümcül olabilir. Cilt temasından kaynaklanan tahriş veya derideki bir kesikten kan dolaşımına giren zehir ile de baldıran otu zehirlenmesi meydana gelebilir. Sokrates’in, ölüme mahkum edildikten sonra baldıran iksiri içerek hayatına son verdiği söylenir.

#4 Zakkum (nerium oleander)

Zakkum, hem çok güzel hem de ölümcül derecede zehirli bir çiçekli bitkidir. Bitki özsuyu ve yapraklarının cildi ve gözleri tahriş etmesi nedeniyle bitkiye bakım yapılırken eldiven takılması, dal ve yapraklarının kompostlaştırılmaması önerilir. Dumanını solumak tehlikeli olduğundan kuruyan dal ve yaprakların yakılmaması da tavsiye edilir.

Zakkum sıcak, subtropikal bölgelerde yetişir. Dört mevsim yeşil kalması ve beyaz, pembe, koyu kırmızı büyüleyici güzellikteki çiçekleri nedeniyle dekoratif çitlerde ve duvar önlerinde sıklıkla yetiştirilir. Zakkum zehirlenmesinin mide bulantısı, kusma, karın ağrısı gibi gastrointestinal ve kalp aritmisi, kalp çarpıntısı ve erken ventriküler kasılmalar gibi kardiyak etkileri vardır. Bunun yanında gözlerde sarı görme (ksantopsi) ve sindirim sisteminde yanma ve ağrıya neden olabilir. İçerdiği toksinler ayrıca merkezi sinir sistemini de etkileyebilir ve uyuşukluğa, titremelere, kasılmalara, nöbetlere, felce ve ölümcül komaya neden olabilir.

BUNU DA OKU:  Hava kirliliği azaldı mı?

#5 Kurtboğan otu (aconitum)

Kurtboğan otunun çiçekleri genellikle koyu mor ve mavidir, ancak bazen beyaz, sarı veya pembe de olabilir. Bu bitkinin kökleri ve yumrularında, güçlü bir nörotoksin ve kardiyotoksin olan akonitin maddesi bulunur. Zehirlenme semptomları gastrointestinal rahatsızlık ve ağrılarla başlar, ardından ağızda ve midede ve ciddi vakalarda, uzuvlarda uyuşma ve yanma görülür. Zehir aynı zamanda kalbi de etkiler ve zehirlenme kaynaklı, başlıca ölüm nedenidir. 1524’te papa VII. Clement, bir panzehirin etkilerini test etmek için mahkumları akonitin eklenmiş badem ezmesi ile kasıtlı olarak zehirledi. Panzehiri alan mahkum hayatta kaldı, tedavi edilmeyen kişi ise öldü. Yakın zamanda, Nisan 2021’de Kırgızistan cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Covid19 tedavisinde kurtboğan otu köklerinin kullanılabileceğini söyledi. Bu açıklamanın ardından ülkede en az dört kişi akonitin zehirlenmesinden hastaneye kaldırıldı.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Çevre, edebiyat ve felsefe alanlarında yazarlık, çevirmenlik ve editörlük yapıyor.

Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement
Daha fazla Banner Right Side, Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Ev ve Bahçe, Genel, Hayat, Sanat, Sanat ve Tasarım
Green Drinks: Permakültür Nedir?

11 Mayıs 2022, Çarşamba, 20:30-21:30 İstanbul Permakültür Kolektifi - Dilek Yalçın Demiralp & Yeşilist Zoom - Katılım ücretsizdir - Süre:

Kapat