Daha doğa dostu bir mutfak için dört öneri

Bahar temizliğine ve evimizi daha çevreci yapmaya başladığımız salonumuzdan sonra sıra mutfağımıza geldi. Bizim gibi yemek yapmayı seviyorsanız çok sevdiğiniz mutfağınızın daha çevreci olması için size yapmanız gereken dört öneri sunuyoruz.

2094305

1) Yerel, mevsimlik, hatta kendin ürettiğin yiyeceklerle beslen

Her ne kadar Adam Smith’in söylemiş olduğu kapsamda kullanılmasa da şu an marketlerde yiyecek kısmına bakan açık piyasa destekçileri Fransa’dan arpa, Mısır’dan pirinç, Ukrayna’dan mısır, Sri Lanka’dan çay, İtalya’dan bakla, Çin’den sarmısak, Panama’dan muz, Meksika’dan nohut, Kanada’dan mercimek ithal edildiğine bakıp “görünmez el” diyerekten sevinirdi.

Maalesef biz onlar kadar sevinmiyoruz.“Gezelim,görelim” programında yapılan yorumlar gibi olsa da Türkiye’de mercimek,nohut,sarmısak gibi temel ürünler, hatta muz bile yerel olarak yetiştirilebilmekte.

96858504304

Her ne kadar uluslararası ve yerel piyasa, ve tarım destekleri ile alâkadar olan durumlardan kaynaklansa da, bilinçli tüketici tutumlu davranarak, çevreye daha az zarar veren yerel ve mevsimlik yiyecek tüketiminin takipçisi zaten.

Endüstriyel tarımın ne çevreye ne de hayvanlara saygı duymayan tarımsal mantığını, hem organik pazarlara gidip, hem de sayıları yavaş yavaş artan tüketici kooperatiflerine katılarak bölgenize yakın yerel çiftçileri destekleyebilirsiniz. Yalnız bu ürünleri aldığınızda toplu almayı unutmayın, çoklu alıp kâr edersiniz.

Ama yapabileceğiniz en basit şeylerden biri de bazı ürünleri kendiniz yetiştirmeniz olacaktır. Bazı baharatlar ve bitkiler evin içinde rahatça yetiştirilebiliyor. Çok kolay ve ucuza alabileceğiniz maydanoz, nane, domates, biber, salatalık gibi bitkileri saksıda yetiştirip, kendi ürettiğiniz bir yiyecek ile beslenmenin keyfini çıkarabilirsiniz.

982749823749827

Eğer bu keyfi sürdürmek isterseniz, kendi yoğurdunuzu, mısır gevreğinizi ve hatta ekmeğinizi de yapabilirsiniz. Emin olun zor gibi dursa da, aslında beklediğinizden daha kolay bir tecrübe olacak.

2) Yemeklerini planla, daha az et ye:

Kebap, sucuk ve pastırma gibi et üçlemesinin içinde bulunan Türkiye’de yaşayan yemek kültürleri daha çok et üzerine kurulu. Ama biliyoruz ki et yemek çevreye, ve son yıllarda bütçelere de inanılmaz derecede zararlar veriyor.

Ama şanslıyız ki mercimek, nohut, fasulye gibi protein içeren baklagiller de yemek kültürümüzde çokça kullanılmakta. O yüzden değiştirebildiğiniz kadar, et yemeği yediğiniz ögünleri bu gibi yiyeceklerle değiştirebilirsiniz. Hatta bazı günler et bile yemeyebilirsiniz. Korkmayın bir şey olmaz.

2342342

Arada sırada kaçamaklar da olmak üzere aslında planlanmış bir yemek listesi, hem BM raporlarına göre neredeyse %40’ı çöpe giden yiyecek ürünlerinin mantıklı kulanılmasını, hem de sağlıksız, atığı fazla dışardan yemek söyleme alışkanlığınin önüne geçecek, sağlıklı beslenmenin kapısını açacak bir adım olacaktır. İnternette bulacağınız yemek listelerinden ziyade, güvendiğiniz bir diyetisyen gidip, sağlığınıza uygun beslenmenin yollarını öğrenebilirsiniz.

3) Çöplerini ve atıklarını düzenle

Özellikle mutfaktaki çöplerin çoğu organik bazlı olduğundan evin diğer kısımlarında bulunan çöplerle karışmaması çok önemli, bunun için evinizde en az 2 çöp kutusu olmalı.

Artık bazı belediyelerin de sunmaya başladığı “Evsel Atık Noktaları” organik çöpün ayrıştırılıp, biyogaz üretimi yapan güzel bir oluşum, umarız kompost üretimine kadar giderler. Aynı zamanda mahallenizde sokak hayvanları da varsa atık yemeklerini onlara verebilirsiniz, ama lütfen sizin yemeyeceğiniz yemekleri onlara vermeyin.

0983049284

Yalnız ne bu çöplerin içine ne de başka bir yere atılmayacak bir atık var ki o da kızartma yağları. Kızartma yağları hem biyogaz, hem kompost sürecini bozarken, çöpe ya da atık su giderine boşaltılması inanılmaz boyutlarda çevre kirliliğine yol açıyor.Öyle ki, bir litre atık yağ bir milyon litre suyu kullanılamaz, beş milyon litre suyu içilemez duruma getirmekte.

Kızartma yağları için bölgenizde bulabilceğiniz “Atık Yağ Değerlendirme” şirketleri ile görüşüp onlara biyodizel üretiminde kullanmaları için verebilirsiniz. Hatta apartmanınızdaki komşularınızla anlaıp, girişe koyacağınız büyük bir bidonla, apartmanca kızartma yağlarını toplayabilir, etkinizi tüm apartmanca katlayabilirsiniz.

234234234(1)

Dediğimiz gibi sadece organik atık çıkmayan mutfaktan, plastik ve cam bazlı ürünlerde çıkıyor. Cam geri dönüşümü büyükşehirlerde yaygınlaşmışken, plastik bazlı ürünlerin geri dönüşümünü sağlamak için oldukça uğraşmanız gerekiyor.

3) Mutfakta kullanılan ürünler

Yiyeceklerinizi alacağınız cam ürünleri, hem plastik kapların sebep olduğu kimyasalların yemeğinize karışması gibi sorunlar içermezken, yiyecekler bittikten sonra da cam kavonozları, kar küresinden fenere, hazır kek karışımından dikiş kutusuna kadar farklı yöntemler ile yeniden kullanıp upcycling yapılabiliyor.

 

Aynı zamanda alışverişe çıktığınızda, plastik torba taşımak yerine yanınızda bez torba bulundurarak, plastik torba yığınınızı azaltmış hem de dakikada 1 milyon torbanın çöplüğe gidip katılmasını engellemiş olursunuz. Daha önce de belittiğimiz gibi doğada çözünen plastik torbalar, kelimeler üzerinde oyanayarak sorunu çözüm gibi göstermekten ileri gidemiyor.

6546456456

4) Su

Bir apartmanda harcanan suyun %10’u mutfakta kullanılıyor. Yemek ve bulaşık için nasıl su azaltılacağını bir önceki yazılarımızda yazmıştık. Makarna ve haşladığınız sebzelerin suyunu yeniden kullanmak ile kaynatılan suyun bir elektrik vampiri olan kettle yerine ihtiyacınız kadar koyduğunuz fincan ve çaydanlıklarda kaynatılması size artı bir tasarffuf sağlayacaktır.

32423522341

Ama suyunuzun nereden geldiği de önemli. Sağlığa zararlı olduğu kesinleşen BPA’nınve ondan daha zararlı olduğu bulunan BPA’sız hammaddelerin bolca bulunduğu plastik damacanaları ve taşınabilir mugları, cam ile değiştirmek artık eskisinden daha da kolay, yalnız aklınızda bulunsun plastik damacanadan kurtulup, plastik pompa ve ne idüğü belirsiz da takılı kalmayın. Küçük damacanalar kaporası olmadığından hem uzun zamanda daha ucuza geliyor hem de plastiği tamamen hayatınızdan çıkarıyor.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Ev ve Bahçe, Geri Dönüşüm, Gıda, Hayat, Yeme İçme
Türkiye’nin yapış yapış gerçekleri

Türkiye'de üretilen atık suyun büyük kısmı arıtılmıyor.

Kapat