Denizlerdeki alarm en yüksek seviyede

Şu anda tatildeyim, denize giriyor ve deniz ürünleri ile beslenebiliyorum. Oğlum de benimle birlikte bu nimetlerden yararlanabiliyor. Ama bilim adamları bunun pek de uzun sürmeyeceğini söylüyor. Bilim adamları eğer dünya okyanuslarına ve gösterilen vurdumduymazlık ve hoyratlık bu şekilde devam ederse, bugüne kadar insalık tarihinin şahit olmadığı büyüklükte toplu yokoluşların önüne geçilemeyeceğini vurguluyorlar.

Okyanus Durumları Uluslararası Programı (IPSO) raporunun ana konusu olarak okyanusları tehdit eden kirlilik, ısınma, asitlenme, aşırı avlanma ve hypoksia öğeleri ilk kez faklı disiplinlerden bir araya gelen bilim adamları tarafından bir workshopta masaya yatırıldı.

“Bulduklarımız şok edici” diye açıklamasına başlayan IPSO’nun bilim yönetmeni, Dr. Alex Rogers, “Durum tahminlerin ötesinden de ciddi. Her aşamada denizlerimiz için çözümler getirmek durumundayız. İnsanlığın ve en önemlisi de çocuklarımızın geleceğine sebep olacak sonuçları birbir araştırmaktayız” dedi.

Bu bilimsel panel sonucunda bugüne kadar denizlerdeki canlı türü azalmalarında yapılan hesaplamaların yanlış olduğu ve bileşen unsurlardan dolayı dünyanın en büyük yok oluşlara çok yakın olduğu belirtildi.

Raporda toplu yokoluşara sebep olarak okyanuslardaki hypoksia(düşük oksijen seviyesi), anoksia (ölü bölgeleri oluşturan oksijen eksikliği), ısınma ve asitlenme olarak gösterildi. Bu etkenlerin birleşmesinden dolayı denizlerde ve okyanuslarda hızlı yokoluşun artık geri dönülemez bir noktaya geldiğini açıklandı.

Bilim adamlarının daha önce yaptıkları açıklamalarda eğer gerekli önlemler alınmazsa, 2050 yılına kadar dünyada hiç mercanlıkların kalmayacağı haberini size daha önce vermiştik. Ayrıca bu senenin başında yine bilimadamları istiridyelerin de aşırı avlanmadan dolayı artık ekolojik fonksiyonlarını kaybettikleri haberini vermişlerdi.

Bu konularda yapılması gereken başlıca önlemlerden biri karbon emisyonu oranlarını düşürmek, deniz ekosistemlerini tekrar yapılandırmada evrensel önlemlere bağlı kalıp okyanusların yaşamlarına devamı sağlamak…

Denizlerimizdeki hayatın devamlılığını sağlayabilmek için biz, tek başımıza veya toplu olarak şimdi ve acil olarak birşeyler yapmalıyız. Bu sonuçları son uyarılardan biri olarak alırsanız iyi olur. Klasik ama son derece gerçek bir kızılderili sözünü tekrar hatırlatmak istiyorum… Son balık öldüğünde, son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak….

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Hayvanlar
Mutfakta doğa dostu mu var?

Yemek yaptığınız alanın sağlıklı olması için öneriler.

Kapat