Diş hekimliğinden, organik tekstile: SafiKDN

Diş hekimliğinden organik tekstil markası SafiKDN’ı yaratımına doğru ilerleyen hikayesini Dr. Funda Kudunoğlu Çobanoğlu’yla konuştuk.

Nasıl oldu da diş hekimi iken organik tekstile yöneldiniz?

Aslında pamuklu giyim hayatıma çok erken yaşlarda girdi çünkü oldukça alerjili bir çocukluk geçirdim. Özellikle ayaklarımda kaşıntılar oluyordu. Annemler beni doktora götürdüklerinde çok iyi hatırlıyorum, doktor “Mutlaka pamuklu çorap ve kösele ayakkabı giymeli,” demişti. Ayrıca diş hekimliğine başladığımda da giymemiz gereken eldivenler yine aynı tip alerjilere sebep oldu, dolayısı ile giydiğimiz doğal olmayan ürünlerin insan sağlığına zararını birebir deneyimleyerek yaşadım. Pamuk bence mucizenin ta kendisi; toprakta insanlar giyebilsin diye büyüyor. Bu yüzden de yine işim gereği insan sağlığına önem verdiğimden bu kulvarda yürümeye karar verdim. Ürünlerimizin ham maddelerine organik pamuktan sonra yeni yeni ipek ve kendiri de eklemek için çalışmalar yapıyoruz.

safi-kdn

KAGİDER ile nasıl tanıştınız ve süreç nasıl işledi?

Diş hekimliği yaptığım sıralarda, 2006 senesinde KAGİDER’in gazetelerde kadınlara destek vermek amacı ile verdiği ilanları dikkatimi çekti ve hayatımda ilk defa böyle bir bilgilendirme toplantısına gittim, oturdum, dinledim. Toplantıya katılmış olan kadınların çoğunun beklentisi bir iş yapabilmeleri için finansal kaynak oluşturmaktı. KAGİDER ise kadınlara yapacakları işle ilgili “yol gösterme”yi hedefliyordu. Benim aradığım ve istediğim tam da buydu. Kagider yetkilileri ile konuşarak, başvuru formunu doldurdum ve beni kabul ettiler. Bir hafta süren “temel girişimcilik eğitimi”ne davet edildim. Bu süreç dahilinde muhasebe, planlama, pazarlama gibi üniversitede eğitimini almadığım konularda ön bilgiler edindim. Bu süreç sonunda artık projem için iş planı hazırlayabilir hale geldim… KAGİDER’in kadın girişimcilere destek verebilmesi için bir sonraki aşamasında edindiğim bilgilerle gerekli olan proje sunumumu gerçekleştirdim. 2007 senesinde sunum yapan projeler arasından Kagider’in Garanti Bankası sponsorluğunda inkübasyon projesine seçilen 4 kadın girişimciden biri oldum ve KAGİDER binasında bize sağlanan ofiste, Kagider üyelerinden oluşan danışman havuzundan projemi gerçekleştirmek ve işimi kurma aşamasında bilgi desteği aldım. Projemin ilk ve tek ürünü ile çıktığım yolda, hukuk, patent, pazarlama, satış, reklam, iletişim, insan kaynakları, teknoloji ve AB ilişkileri gibi sektörel konularda bilgi aldım. Edindiğim bilgilerin haricinde, İşlerinde başarılı olmuş iş kadınları ile birlikte olmak, onların deneyimlerinden faydalanmak benim için motive edici oldu.

Organik tekstil sektörüne nasıl girdiniz?

Ben projemi gerçekleştirme yolunda çalışırken, tanıtım ve dağıtım kanallarına ulaşmada fuarların ne kadar önemli olduğunu aldığım eğitimlerden öğrenmiştim. Bu nedenle sektörel fuarları takip etmeye başladım. ASDF’nin Nisan 2007 senesinde Harbiye’de açtığı Ekoloji Fuarı’nda dolaşırken birden fuar yönetimine gidip, fuara nasıl katılabileceğimi danıştım. Onlar da bana çok iyi niyetle yaklaştılar ve ürünlerime olan ilgiyi denemem için boş bir stantları olduğunu söyleyerek bana destek oldular. Ertesi gün planımda yokken bir masa üzerinde üç adet numune ürünle fuara dahil oldum. İlgiden o kadar memnun oldum ki, çalışmalarıma hız verdim ve üretim için organik iplik arayışına girdim. 2007 yılında büyük miktarlarda alım yapmam zor olduğu için, iplik bulmam da zor oldu. İşte bu sırada Şahinler Holding şirketi olan Bilkont talebime cevap verdi.“Çevrede bu kadar tekstil mühendisi var ancak kimse elini taşın altına koymuyor,” diyerek çabalarımdan ötürü beni takdir ettiklerini söylediler ve organik iplik konusunda bana destek vermeye başladılar. Üretim yaptıkları sürece desteklerini esirgemediler. Organik iplik, stoklu çalışılmadığı ve siparişle üretildiği için, Bilkont’ta üretimin olmadığı zamanlarda Sanko ile yolum kesişti. Bu noktada da bana Sanko destek vermeye başladı. Yeni girmiş olduğum bu sektörde kurduğum iş ilişkileri arkadaşlık, dostluk ilişkilerine döndü. Çünkü hepimiz, özelliği ve ayrıcalığı olan bu sektörü, sadece iş değil, sosyal bir sorumluluk olarak gördüğümüz için, farklı paylaşımlarda bulunduk. Çevre bilinci, sağlıklı yaşama bilincini yaygınlaştırmak ortak hedeflerimiz oldu. Bu amaçlar doğrultusunda ürettiğim ürünlerimin kaliteli olmasına ve günlük kullanılan, hediye olarak verilebilecek ürünlerin üretimine ağırlık verdim. Bir tanıdığım, “Ürünlerin o kadar evladiyelik ki; kendi kendini baltaladığının farkında mısın?” diye sordu bir gün.

986241

Peki ya emekçileriniz?

El işi yönetimi çok zor ama, eğitim almış bir kadın olarak, ülkeme karşı sorumluluk hissediyorum ve özellikle okuma fırsatı yakalayamamış, kendini dışarı açamamış, çalışamayan evdeki kadınlara katkı sağlamak istiyorum. Bu nedenle kadın emeğini de projeme dahil ederek hem yöresel emeğe saygı göstererek, hem de çalışmayan kadınlara da gelir sağlamayı amaçladım.. O nedenle tığ ve iplikle başladım işe. Geçen süre içerisinde Trabzon’da üretim için yönetim ofisi açtım. Üretimimiz Trabzon’da ve orada yaşayan, özellikle halk eğitim kurslarında eğitim alan ya da el işine özel ilgisi olup bunu iş gibi düzenli yapmak isteyen kadınlarımızla çalışıyoruz. Artık yöresel dokuma tezgahlarını da kattık işin içine, ürün gruplarımıza ve projemize çok uygun. Çok güzel ürünler deniyoruz. Yakında satışa çıkaracağız. Onun için çok heyecanlanıyoruz.

Aslında farklı açılardan bir kaç tane hedefim var. SafiKDN projesinin Doğaya, emeğe, insana saygı ilkeleri doğrultusunda, organik tekstili yaygınlaştırmak, sağlıklı ürünler üreterek insanları çevre bilinciyle daha ekolojik ürünlere yöneltmek ve kadın emeğini sayısal olarak arttırarak değerlendirmek ve daha fazla kadına iş imkanı sağlamak. Ve bir de elbette kalbimde,organik ürünlerde, dünyada tanınan bir Türk markası olabilmek var.

Organik sektörüne baktığımızda genelde pahalı algısı var, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu genel ama yanlış bir algı. Aslında ne ile kıyasladığınıza bağlı. Ticari dünyada marka olan ancak kalite açısından yetersiz ve sağlıksız ürünlerin fiyatlarıyla kıyaslamak doğru olmaz, ne de olsa kalitesiz ürünler hem sağlık hem de çevre açısından tehlike yaratmakta.

Bir de organik tekstil bilincinin yaygınlaşmamış olması, fiyatı etkileyen bir faktör. Satış arttıkça üretim maliyetleri düşecek. Firma olarak ve kişisel olarak sağlıklı, ekolojik ürünlerin tanıtılması için elimizden geleni yapıyorum. Organik tekstili tanıtmak, daha fazla insana ulaşmak amacı ile online satış sitemiz www.butikorganik.com’u kurduk. SafiKDN ürünleri haricinde çeşitli ekolojik ürünlere de yine bu siteden ulaşılabiliyor.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın