Dünya Sağlık Örgütü: Zengin ve fakir ülkelerdeki hava kirliliği oranlarındaki eşitsizlik büyüyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel verilerden derlediği en son raporda, zengin ve fakir ülkeler arasındaki hava kirliliği oranlarında büyük oranlarda eşitsizlik göze çarpıyor. Raporda aynı zamanda çoğunluğu fakir ülkelerde bulunan 7 milyon kişinin her yıl hava kirliliğinden dolayı hayatını kaybettiğini belirtiyor.

Rapor her 10 kişiden dokuzunun kötü, hatta tehlikeli, hava soluduğunu belirtiyor. Şimdiye kadar Dünya Sağlık Örgütü tarafından derlenmiş en büyük rapor olduğu belirtilen çalışmada hükümetlerin çalışmalarına ve finansal kaynakların dağılımına göre büyük farklılıklar görülüyor.

İlk defa tarihsel verilerin de ele alındığı raporda, Amerika kıtasında bulunan şehirlerin %57’sinde ve Avrupa kıtasında bulunan şehirlerin %61’inde PM10 ve PM2.5 oranlarında 2010’dan 2016 yılına doğru bir düşüş görülüyor. Havada dolaşan ve solunma zorluklarına yol açan maddeleri ölçen Partikül Madde ölçütleri, çoğunlukla inşaat, erezyon ve trafik yoğunluğundan kaynaklanıyor.

Bununla beraber Dünya’nın farklı noktalarında bu durumun daha da kötüye gittiğini görmek mümkün:

Kaynak: Guardian

 

Hava kirliliğinin en kötü etkilendiği ülkeler ise güney de güneydoğu Asya ülkelerinde görülüyor. Bu bölgede şehirlerin %70’inde hava kirliliği 2010’a göre daha kötü durumda. Hindistan’ın Delhi ve Mısır’ın Kahire şehirleri ise Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği PM10 seviyesinin 10 kat üzerindeki hava kirliği ile en kirli mega şehirler olarak seçilmiş.

Sadece Amerika kıtasındaki nüfüsun çoğunluğu (%80) Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırlara uygun bir hava kalitesine sahip. Delhi ve Kahire’ye ek olarak, Dhaka, Mumbai ve Pekin gibi şehirlerdeki hava kirliliği nedeni ile Asya ve Orta Doğu’daki bu oran neredeyse sıfıra yakın.

 

Türkiye’de de durum çok farklı değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerinden hazırlanan aşağıdaki haritada nüfusumuzun büyük çoğunluğunun yüksek oranda partikül madde kirliliğine maruz kaldığını görmek mümkün.

Dünya genelinde her yıl 7 milyon insan, bu yüksek orandaki hava kirliğinden etkilenerek hayatını kaybetmekte. Uzmanlar bu rakamın 2016’da yayınlanan rapora göre değişmediğini belirtiyor. Bununla beraber daha fakir ülkelerde yaşayanlar odun, kömür, keroseni ısınma ve yemek yapmak amacı kullanıyor. Bu yüzden evlerdeki kirlilikten dolayı hayatını kaybedenlerin sayısı bu ülkelerde daha fazla.

 

Hava kirliliğinden dolayı hayatını kaybedenlerin %90’ı Asya ve Afrika’da bulunan düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamakta. Hayatını kaybedenlerin %10’u ise sırası ile Doğu Akdeniz, Avrupa ve Amerika’da bulunan düşük ve orta gelirli ülkeler.

Trafik, endüstri ve odun yakımından dolayı oluşan kirlilik aynı zamanda ölümcül kalp krizi ve felçlerin %25’inin, akciğer kanserlerinin %29’unun, kronik obstrüktif akciğer hastalıklarının ise %43’ünün kaynağı olarak gösteriliyor. Bu oranların azaltılması ise finansal desteğin yanında kamu bilinci ve siyasi iradeye de bağlı.

2017 Kasım’ında 50 μg/m3 olması tavsiye edilen PM2.5 ölçümleri Delhi’de 1,100 μg/m3 olarak ölçülerek, Dünya’nın en yüksek hava kirliliği ölçümü yapılmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporu bu konuda son dönemlerde Çin’in aldığı önlemlerin başarısına dikkat çekiyor. Uzmanlar bu önlemlerin arkasında halkın tepkisini başarılı bir şekilde yetkililere iletmesinin de önemini belirtiyor. Raporda bu şekilde bir hareketin Hindistan’da da oluşması gerektiği belirtiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü hükumetlerin ve şirketlerin yanında, bireylerin de özellikle toplu ulaşım araçlarını ve mümkünse bisiklet kullanımını tercih ederek değişime destek verebileceğini belirtiyor.

 

Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı raporda 108 ülkeden 4,300 şehrin verisi olsa da bu veriler hala yetersiz kalabiliyor. Özellikle Afrika’da hava kirliliği ölçümü yapan noktalar az ve ölçüm kalitesi standartların altında.

Buna rağmen uzmanlar raporun ortaya koyduğu mesajın kesin olduğunu belirtiyor: İnsanlık küresel anlamda çok büyük bir risk ile karşı karşıya ve bu durum en çok fakirleri etkiliyor.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, İklim Değişikliği
Orman banyosu nedir, nasıl yapılır?

Doğadayken stres ve kaygı seviyemiz düşüyor, rahatlıyor ve daha net düşünmeye başlıyoruz. Moralimiz düzeliyor, kaybettiğimiz enerji, canlılık ve tazelik geri...

Kapat