‘Giving Tuesday’

Tüketim denince akla ilk gelen ülke Amerika, artık paylaşmayı ve ihtiyacı olanlara yardım etmeyi öne çıkaran yeni bir kültürü yaratma peşinde.

Her yıl kasım ayının dördüncü perşembesi Amerika’da bir nevi bizdeki bayram yemekleri kıvamında yapılan, ailelerin bir araya geldiği Şükran Günü kutlanır. Şükran Günü adı üstünde hayatınızda olanlara şükretme günüdür. İronik olarak maneviyata hitap eden bu günün ertesi günü %90’lara yakın indirimlerin verildiği ‘Kara Cuma‘ yaşanır. İnsanlar sabahın kör vaktinde kendilerini alışveriş merkezlerine attıkları bir gündür bu. Bildiğimiz anlamda ‘Amerikan rüyası’nın bir devamıdır belki de.

teamwork concept, hands with heart, vector illustration

Son yıllarda yaşanan ekonomik krizler, kollektif yaşamı esas alan yeni kültür Amerika’yı da değiştirdi. Ve ‘Kara Cuma’ya ve ‘SiberPazartesi’ne (‘Kara Cuma’nın online formatı) reaksiyon olarak ‘Giving Tuesday‘ başladı. Geçtiğimiz salı günü yapılan ‘Giving Tuesday’ kapsamında Amerikalılar kâr amacı gütmeyen kurumlarara 10 milyon dolar bağışladı. Tüketime artık dur demek isteyen Amerikalıların geçtiğimiz yaz bir fikir olarak ortaya attığı ‘Giving Tuesday’in ilki bu yıl gerçekleşti. Amerikalılar o gün 2.500‘den fazla kuruma bağış yaptı. Her yıl yılbaşı ve Noel vesilesiyle artan bağışlar olmasına rağmen, bu yıl geçen yılın tam %53 fazlası toplanmış. Altı ay içinde 2.000’den fazla kurumun toparlanması, altyapısının kurulması, ülke çapında bir akım başlatılması ve de en önemlisi, yeni bir ekonomi yaratmanın başlanması bence çok çarpıcı. Tüketimin sonu yok, ama elimizdekileri paylaşmaya başlamanın artık tam zamanı…

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Gündem, Kent
Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali'nde gösterilecek filmlerden iki seçki.

Kapat