Londra buzlar altında: Grönland’ın buzları Londra’da eriyor

Danimarkalı-İzlandalı sanatçı Olafur Eliasson, Grönland’ı çevreleyen sulardan 30 blok buz kütlesini çıkardı ve onları erimeye bırakılacakları Londra’daki kamusal alanlara yerleştirdi.

TIKLAYIN: Okyanus ve denizler tahmin edilenden yüzde 60 daha hızlı ısınıyor

Called Ice Watch, geçici kurulumu, iklim değişikliğinin çevreye olan etkisinin görsel bir hatırlatıcısı olarak hizmet etmeyi amaçlıyor.

Buz parçaları, iki yere yayılmış durumda. Tate Modern dışında dairesel bir koruda 24, Londra Bloomberg merkez binasının dışında ise altı blok daha var.

Eliasson, projenin “Duygusu olmayan şeylere duygu katacağını ve büyük oyuncuları, devleti, aynı zamanda özel sektörü ve büyük şirketleri” harekete geçireceğini umuyor.

“Çok soyut… Çok uzak… Grönland, kelimenin tam anlamıyla hayatımızın dışında, sadece beynimizde olgusal olarak var. Sadece düşünürken aklımıza gelen bu iklimi anlatmak ve bedenlerimizde duygusallaştırmak istedim.” diyor sanatçı Dezeen.

Eliasson, Grönland’daki Nuup Kangerlua fiyortunun sularından 100 tondan fazla serbest yüzen buzul buzunu taşımak için jeolog Minik Rosing ile çalıştı. Buz, tabakalarından ayrılmış ve okyanusta erimeye başlamışken keşfedildi.

Kurulum, 11 Aralık’ta başladı. Hava şartlarına bağlı olarak buzların tamamen erimesine kadar devam edecek. Halk bloklarla etkileşime girebilecek ve gözlemleyebilecek.

Eliasson, “Buz inanılmaz derecede güzel; koklayabilirsin, öpebilirsin ve en önemlisi ellerini üzerine koyduğunda Grönland’a dokunabiliyorsun” diye belirtti.

“Bu daha çok fiziksel bir konu; Grönland buzullarının eridiği söylendiğinde eserim ile kurulan iletişim sayesinde bireylerde daha güçlü bir his ve farkındalık yaratmayı amaçladım’’ diyerek açıklamalarına ekledi.

Sergi, Polonya’daki Katowice’de gerçekleşen COP24 iklim değişikliği konferansında dünya liderlerinin buluşması ile aynı zamana denk geliyor. İklim değişikliğine karşı ‘gerçekten acil’ kamu eylemine ilham vermeyi amaçlıyor.

Eliasson, “Kültürel sektörün genel sivil toplumla çok güçlü bir ilişkisi var. Kültürel sektörün, kamu sektörü ve politikacıların gerekli aksiyonları almadıkları zamanlarda bireylerin endişesini dile getirme yetkisine sahip olduğunu düşünüyorum.” diyor ve  “Bireysel eylemler alma ve sistematik değişimi teşvik etme gücüne sahip olduğumuzu kabul etmeliyiz. İklim bilgisini iklim eylemine dönüştürelim” diye devam ediyor.

Proje, 8 Ekim’de Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından yayınlanan ve iklim değişikliğinin en büyük etkilerini sınırlamak için sadece 12 yıl olduğunu belirten bir raporu takip ediyor.

“2015’ten bu yana Grönland’da eriyen buzlar küresel deniz seviyesini 2,5 milimetre artırdı. 1896’da sera etkisinin keşfinden beri, küresel sıcaklıklar bir santigrat dereceden fazla arttı. Dünya giderek artan bir hızla değişiyor” diyor Rosing.

“Bilim ve teknoloji, dünyanın iklimini istikrarsızlaştırmamıza neden oldu, ancak şimdi bu değişikliklerin arkasındaki mekanizmaları anlıyoruz ve onların büyümelerini engelleme gücümüz var” diye açıkladı.

Kaynak:

https://www.dezeen.com/2018/12/12/ice-watch-olafur-eliasson-installation/



Sinem Uğurdağ

Istanbul’da başlayan hayat yolculuğum farklı kıtalarda yaşadığım uzun soluklu deneyimlerle birlikte tüm heyecanıyla devam ediyor. Yoga, kamp, fotoğraf, müzik festivalleri ve yemek yapmak vazgeçemediğim ve nerede olursam olayım hayatıma renk katan ilgi alanlarım. Bunların yanı sıra, doğayla ilişkimi her geçen gün daha da güçlendiriyorum; farklı coğrafyaları gözlemledikçe dünyamızın tabiatına hayranlığım artıyor. Herkesin önce kendi bedenine sonra etrafındaki canlılara karşı sorumlu olduğuna ve bunun bilincinde olan her bireyin farkındalık yaratması gerektiğine inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.