Nil Ormanlı Balpınar: “İklim dostu, aktivist ruhlu” bir kadın

Başka Bir Gezegen Yok’un yazarı, Greenvibes Ekolojik’in eş kurucusu, change.org ekibinde iletişim uzmanı Nil Ormanlı Balpınar ile kitabından verdiği eğitimlere -atölyelere-, su ayak izinden sürdürülebilir banyoya kadar birçok konuyu konuştuk.

Merhaba Nil. İlk olarak “Başka Bir Gezegen Yok” kitabınla başlamak isterim. Kitabının ortaya çıkış yolculuğundan ve kitabın basıldıktan sonra aldığın geri dönüşlerden bahsedebilir misin?

Öncelikle çok teşekkür ediyorum Ayça. Kitap fikri aslında şöyle doğdu: Eşimin editörü Merve Okçu bir gün beni aradı ve “Her gün Instagram’da çok güzel içerikler üretiyorsun, neden bunlardan bir kitap yapmayalım ki?” dedi ve bu telefon konuşmasından yaklaşık bir sene sonra da kitabım basıldı. Aslında kitap gençlere yönelik fakat hem dili hem de tasarımı ile konuyu hiç bilmeyen yetişkinler için de bir rehber kitap olsun istedim ve sanırım öyle oldu çünkü geri dönüşler hep çok güzel. Kitapyurdu yorumlarını neredeyse her gün okuyor ve çok mutlu oluyorum.

Kitabındaki her bölüm incelikle yazılmış ve tasarlanmış. En çok ilgimi çeken bölümlerden biri “Su Ayak İzi” oldu. Nedir bu “Su Ayak İzi” ve bu konuda neler yapabiliriz?

Kısaca özetlemek gerekirse, kullandığımız, tükettiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz her şeyin üretiminin çeşitli aşamalarında su kullanılıyor ve su miktarına da su ayak izi deniyor. Örneğin bir bardak portakal suyu için 200 litre, bir bardak kahve için 130 litre, 1 kilo tavuk için 4330 litre, 95 gr peynir için 5060 litre, bir adet margarita pizza için 1260 litre bir kilo et için 15400 litre ve bir adet pamuklu tişört için 2500 litre su harcanıyor. Yani olay, dişlerimizi fırçalarken musluğu açık bırakmayalımdan ibaret değil. Öncelikle hayvansal ürün tüketimimizi azaltarak, hatta mümkünse sıfırlayarak su ayak izimizi ve gezegen üzerindeki etkimizi azaltabiliriz. Bunun dışında her türlü ihtiyaç dışı tüketimi azaltarak ve bırakarak da daha iklim ve çevre dostu bir yaşam sürebiliriz.

Herhangi bir konuda farkındalık yaratmak istiyorsak, atölye düzenlemenin önemi tartışılmaz. Sen de birçok atölye veriyorsun. Çocuklarla olan deneyimlerine de dayanarak, çocukların sürdürülebilirlik, çevre, iklim konularına yaklaşımı nasıl, neleri öncelik olarak belirlemişler?

Çocuklar ve gençler gerçekten bu konuda muhteşemler. En son Gazhane’de yaptığım etkinlikle çocukların çoğu atık ve çöp arasındaki ayrımdan tutun da kompostun ne demek olduğuna kadar biliyorlardı, çok şaşırdım ve çok duygulandım. Çok dolu dolu bir gelecek geliyor. Çok meraklılar, çok dikkatliler ve hemen öğrenip harekete geçiyorlar. Fakat ben çocuklarla çalışırken eko-anksiyete oluşturmamak için oldukça özen gösteriyorum, arada çok ince bir çizgi var çünkü.

Evlerimizde plastiğin en çok bulunduğu alanlarından birisi de banyolar. Malum yaz yazlarıyla birlikte banyo ile daha haşır neşiriz. Banyomuzu daha atıksız nasıl kullanabiliriz, neler önerirsin?

Öncelikle banyomuzu tanımamız gerek, ne kadar plastik ambalajlı ürün kullanıyoruz, deterjanlarımızın, sabunların, şampuanlarımızın içerikleri neler… Ondan sonra mesela ilk olarak geri dönüştürülmüş tuvalet kâğıdı kullanmaya başlayabiliriz, katı şampuan, katı saç kremine şans verebilir, evde neden kullandığımızı anlayamadığım sıvı sabunlarla acilen vedalaşıp mis gibi yerel doğal katı sabunlara geçebiliriz. Plastik duş lifleri yerine kabak lifi veya örme bezler kullanabiliriz. Ambalajlı diş macunları yerine tablet veya metal tüpteki diş macunlarını araştırabiliriz. Plastik saplı kulak çubukları yerine karton saplıları veya direkt silikondan üretilmiş çok kullanımlık kulak çubuklarına alışmayı deneyebiliriz. Tek kullanımlıklık jiletler yerine sadece başlığı değişen jiletler tercih edebiliriz. Ped ve tamponlar yerine adet kabı, regl külodu veya yıkanabilir kumaş pedlere geçiş yapabiliriz. Katı deodorant veya cam kavanozdaki temiz içerikli deodorantlar kullanabiliriz.

Doğayla olan yakın ilişkini biliyorum. Senin için olmazsa olmaz doğada yapılan aktiviteler nelerdir?

Yüzmek, yüzmek, yüzmek! Ormanda gezmeyi, kamp yapmayı da çok seviyorum ama deniz ile ayrı bir bağım olduğuna inanıyorum.

Parçası olduğun Greenvibes Ekolojik Oluşumu nedir, neler yapar?

Greenvibes Ekolojik, sevgili Ceren Özcan Tatar ile 2020 yılında meramlarımızı daha iyi anlatmak için kurduğumuz bir oluşum aslında. Yapısı da zaman içerisinde değişti tabii ki ama şu anda sitemizde iki haftada bir perşembe günleri bülten çıkarıyor, iki haftada bir cumartesi günleri ise podcast yayınlıyoruz. Eskiden eğitimlerimizi de burada veriyorduk fakat onları artık Ecoknow Sosyal Girişimi bünyesine taşıdık. Bunun dışında online olarak birlikte belgesel izlediğimiz Eco-Watch, yürüyerek bir yerlere gittiğimiz Eco-Walks ve canlı yayınlar yaptığımız Eco-Talks gibi etkinliklerimiz de var, çok sık olmasa da. Ve bu arada ekibimiz de büyüdü, artık Deniz Üğütgen ve Şevval Sude Çeliker’in de ekimize katılmasıyla çok daha güzel işler yapacağımıza inanıyoruz.

Bültenlerimizi greenvibesekolojik.com’dan; podcast yayınlarımızı buradan, Instagram sayfamızı da buradan takip edebilirsiniz.

Sosyal medyayı farkındalık yaratmak adına etkin bir biçimde kullanıyorsun. Sana green influencer diyebilirim sanıyorum ki. Sosyal medyadaki paylaşımların üzerinden ne gibi geri dönüşler alıyorsun? Geri dönüşler arasından şu da beni çok şaşırttı ve duygulandırdığı dediğin bir tanesi var mıdır, varsa bu anını paylaşmak ister misin?

Öncelikle teşekkür ediyorum. Çoğunlunlukla çok güzel geri dönüşler alıyorum, arada troller de oluyor tabii ama onlara üzülmemeyi zaman içerisinde öğrendim ama çok öyle çok da yok. Beni en çok şaşırtan ve mutlu eden yorumlar, insanların durup dururken “İyi ki varsın Nil Kıyısı” diye mesaj atmaları… Bu beni o kadar duygulandırıyor ve motive ediyor ki anlatamam, hayatına o kadar güzel dokunmuşum ki demek ki iyi ki varım onun için, bunu görmek muhteşem bir duygu. (Yine duygulandım)

Kitaplara olan ilgin malum. Şu dört kitabı mutlaka okuyun diyecek olsan hangi kitaplar olurdu?

Dört kitap seçmek zor tabii ki ama hemen en sevdiklerimden başlayayım:

Son Buzul Erimeden (Levent Kurnaz)

Anadolu Manzaraları (Hikmet Birand)

Yaşanmaz Bir Dünya (David Wallace Wells)

Bu Bizim Havamız (Jonathan Safran Foer),

Bir tane de kaçamak olsun, Atıksız Yaşam (Ceren Özcan Tatar)

Peki Nil Ormanlı Balpınar’ı dört kelime ile tanımlayacak olsan?

İklim dostu, aktivist ruhlu!

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ayça Ceylan

Performans sanatçısı, sürdürülebilirlik yazarı ve Body in Perform’un kurucusu Ayça Ceylan; karşılaştırmalı mitoloji,  dans, psikoloji, herbalizm, edebiyat ve teknoloji gibi disiplinleri bir arada kullanarak algılama süreçlerimiz hakkında  mekana özgü performanslar üretmektedir. Performanslarında bedenin ve mekanın birbirini nasıl inşa ettiği,  onarım, beden politikaları ve türlerarası çeşitlilik üzerine araştırmalar yapar. Ceylan, performanslarında ve  atölyelerinde sanat alanları haricinde arketipsel hafızayı etkileyecek kamusal alan, terkedilmiş alan, doğa ve antik  kent gibi birçok alanı tercih eder. Ritueller, tanrıça kültleri, sembolizm ve doğa ile uyumlanmak en büyük  destekçilerindendir. Üretimlerinde canlı sanat, video, fotoğraf, yerleştirme ve sanatçı kitabı gibi araçları kullanır. Ceylan; Türkiye, Japonya, Hindistan, ABD ve İngiltere’de birçok sanat alanında performanslar gerçekleştirmiş,  atölyeler düzenlemiş ve konuk sanatçı programlarına davet edilmiştir. Ayrıca Duru, Reflect Studio, Mesele Slow  Design ve Giyi gibi sürdürülebilir markalarla performatif işbirlikleri yapmıştır. Ceylan, Milliyet Sanat’ta sanat  yazarlığı yaptı. Cumhuriyet Gazetesi Pazar Eki’nde “Dairesel Flora” köşesiyle çevre yazarlığı yapmaktadır.  Performans belgeleri bazı özel sanat koleksiyonlarında bulunmaktadır.

Daha fazla Banner Right Side, Çocuk ve Bebek, Ekoloji, Genel, Hayat, Kitap
Kaçırmamanız gereken 10 eco-belgesel

Ekran başında epeyce zaman harcanan bir dönemde yaşıyoruz. Akıllı cihazlarımız sayesinde hızlı bir erişim yaşarken, bilgiye ulaşmak da kolaylaştı. Tabii

Kapat