Sağlığınıza zarar verebilecek, uykuyla ilgili doğru bilinen 8 yanlış

Yapılan yeni bir araştırma, uykuyla alakalı en yaygın yirmi varsayımı inceledi ve bunların doğruluğu üzerine çalışmalar gerçekleştirdi. NYU Langone’daki Nüfus Sağlığı Bölümü’nden doktora sonrası araştırma yapan Rebecca Robbins, “Uyumak; sağlığımızı, ruh halimizi, refahımızı ve uzun ömürlülüğümüzü sağlamak için geceleri yapabileceğimiz en önemli şeylerden biri.” diye ifade ediyor. 

TIKLAYIN: Uyku kalitesini artıran 9 bitki

Bu sade görünen eylem aynı zamanda oldukça derin anlamlar içeriyor. Bu kadar çok insan sağlık için takviye alıyor ve her türlü mucizevi çözüme yakın duruyor olsa da, sağlığı korumanın en belirgin yollarından biri iyi bir gece uykusu. Ancak ne yazık ki, kaliteli uyku göründüğü kadar kolay olmadığı gibi uykusuzluk aynı zamanda bizi en çok sinirlendiren şeylerden biri. Amerika’da yer alan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne göre, Amerikalıların yüzde 35’inden fazlası günde yedi saatten az uyuyor.

Az uyuma bilgisini göz önüne alarak, Robbins ve NYU Tıp Fakültesi’nden diğer araştırmacılar, uyku hakkındaki en yaygın 20 varsayımın doğruluğunu anlamak üzere 8.000’den fazla internet sitesini incelediler. Daha sonrasında, bir uyku ilacı uzmanı ekibiyle birlikte, her birinin güvenilirliklerine ve bilim tarafından desteklenip desteklenmediğine göre onları değerlendirip derecelendirdiler. İncelemeleri sonucunda, uyku hakkında en yaygın yanlış bilindiğini kanıtladıkları sekiz inanışı aşağıdaki şekilde sıraladılar. 

#1 Yetişkinler için beş saat veya daha az uyku yeterli

Robbins, bunun çok yaygın bir yanılgı olduğunu ve bilimsel araştırmalara dayanarak giderebilecekleri en iyi mitler arasında olduğunu söylüyor. Kapsamlı kanıtlar, sürekli olarak beş saat veya daha az uyumanın, kardiyovasküler hastalık ve erken ölüm gibi, olumsuz sağlık sonucu riskini büyük ölçüde artırdığını gösteriyor. Bu efsanenin uzun vadeli uyku açıklarından kaynaklanan sağlık açısından en ciddi riski oluşturduğunu söylüyorlar.

#2 Yatmadan önce alkol almak uyumanıza yardımcı olur

Birçok kişi yatmadan önce bir içki içmenin iyi bir gece uykusu almalarına yardımcı olacağını düşünüyor. Robbins ise bunun sadece bir efsane olduğunu söylüyor. Yatmadan önce içilen bir içki kişinin uykuya dalmasına yardımcı olabilir, ancak uyku kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkiliyor. İçki içmek, uyuyan bir kişiyi derin uyku olan REM’den uzaklaştırır, uykunun verimini azaltır. Kişi uyumakla vakit geçiriyor olsa da tam olarak verim aldığı bir uyku saati zamanı geçirmemiş olur.

#3 Yatakta televizyon izlemek uyumadan önce rahatlamanıza yardımcı olur

Birçok insan yatak odasında televizyon karşısında uyuyakalır ancak televizyon izlemek rahatlamak için en uygun yol değildir. Robbins, “Gece haberleri ve diğer programların yarattığı stres, dinlenme moduna geçmeye çalışan bünyede uykusuzluğa yol açabilir” şeklinde ifadesiyle görüşünü vurguluyor. Bu cihazlar aynı zamanda beynimize uyuması gerektiğini değil, canlanmasını söyleyen parlak mavi ışık yayıyorlar. Televizyonlardan ve telefonlardan gelen mavi ışıktan kaçının ve bunun yerine sizi rahatlatan şeyler yaparak uykuya dalmanızı kolaylaştırın.

#4 Yataktan çıkmamak ve uyumayı denemek en iyisidir

Birçok insan uykuya dalmakta zorlanıyorlarsa, yatakta kalmanın ve denemeye devam etmenin en iyi yol olduğunu düşünüyor. Ne yazık ki, eğer yatakta kalırsak ve denemeye devam edersek, sonunda yatağımızı uykusuzlukla ilişkilendiririz. Uykuya dalmak yaklaşık 15 dakika sürer. Bundan daha uzun bir süre bekliyorsanız, yataktan çıkın ve başka bir şeyler yapın, örneğin oda değiştirin. Ayağa kalkıp, çorap katlama gibi düşünmenizi gerektirmeyen bir şey yaparsanız ve ışıkları loş şekilde tutarsanız uykuya dalmanıza yardım etmiş olursunuz. Sadece yorgun hissettiğiniz zaman yatağa dönün.

#5 Horlama zararsızdır

Diğer bir yaygın efsane horlamanın zararsız olduğu yönünde. Robbins, horlamanın zararsız olabileceğini, ancak potansiyel olarak ciddi bir uyku bozukluğu olan uyku apnesinin bir işareti olabileceğini söylüyor. Araştırmacılar hastaları yüksek sesle horlamayı göz ardı etmemeye teşvik ediyor. Bunun yerine, kalp durmalarına veya diğer hastalıklara yol açabileceğinden uyku apnesini ekarte etmek için bir doktora görünmeyi öneriyorlar. 

#6 Erteleme düğmesine basmak, hemen kalkmaktan iyidir

Alarmların erteleme düğmesinin cazibesine karşı mı gelmeliyiz? Araştırmacılar “Evet.” diyor. Robbins’e göre, çoğumuz erteleme düğmesini çok seviyoruz ancak erteleme düğmesinden vazgeçmeliyiz. Vücudunuz uykuya dönebilir, ancak bu çok hafif, düşük kaliteli uyku olacaktır. Robbins ayağa kalkmayı ve günün verimini artırmak için gün ışığına olabildiğince çabuk çıkmayı öneriyor.

#7 Beyniniz ve vücudunuz daha az uyku ile de aynı derecede verimli çalışmayı öğrenebilir

Uzmanlar, uykunun azalması durumunda platoya başlamadan önceki ilk birkaç gün içinde bildirilen uykululuk düzeylerinin arttığını söylüyor; ancak azaltılmış uyku, performansta sürekli düşüşlere neden oluyor. Dahası, yapılan araştırmaya göre gündelik çalışanlardan daha az uyuyan gece çalışanların ölümcül hastalıklarayakalanma riskleri gün içi çalışanlara göre çok daha fazla. 

#8 Hafta sonları uyumak kötü bir fikir

Araştırmacılar, bazı inanışların hâlâ uyku uzmanları arasında anlaşmazlık yarattığını kabul ediyorlar ve bu da onlardan biri. Hafta sonları uyumak, doğal ritmi bozsa da, vardiyalı çalışanlar gibi belirli mesleklerden bireyler için, bazı günler daha çok uyumanın genel olarak daha az saat uyumadan daha iyi olabileceğini ifade ediyorlar. 

Sonuç olarak, uyku genel olarak iyi bir sağlık için önemlidir ve iyi uyku alışkanlıkları da bunu başarmanın yoludur. Araştırmacı Girardin Jean Louis, “Uyku, sağlık için çok önemli ve halkı bu önemli konu hakkında bilgilendirmek için daha fazla çaba sarf edilmesi gerekiyor. Örneğin, uyku alışkanlıklarını hastalarıyla tartışarak doktorlar, uyku mitlerinin doğru bilgilerini paylaşarak kalp hastalığı, obezite ve diyabet gibi hastalıkların risklerinin artmasını önlemeye yardımcı olabilir.” diyerek kaliteli uyku hakkında bilinçlenmenin önemini vurguluyor.

Kaynak:
Treehugger

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Sinem Uğurdağ

Istanbul’da başlayan hayat yolculuğum farklı kıtalarda yaşadığım uzun soluklu deneyimlerle birlikte tüm heyecanıyla devam ediyor. Yoga, kamp, fotoğraf, müzik festivalleri ve yemek yapmak vazgeçemediğim ve nerede olursam olayım hayatıma renk katan ilgi alanlarım. Bunların yanı sıra, doğayla ilişkimi her geçen gün daha da güçlendiriyorum; farklı coğrafyaları gözlemledikçe dünyamızın tabiatına hayranlığım artıyor. Herkesin önce kendi bedenine sonra etrafındaki canlılara karşı sorumlu olduğuna ve bunun bilincinde olan her bireyin farkındalık yaratması gerektiğine inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Çocuk ve Bebek, Hayat, Kişisel Bakım, Sağlık
Roma Bostanı’ndan yaza hazırlık daveti: Pazar günü bostanda tohum topu yapımı

Şehrin en güzel toplanma, dayanışma ve üretim alanlarından Roma Bostanı, Pazar günü herkesi yaza hazırlık için tohum topu yapmaya davet...

Kapat