Londra işgal altında: Yokoluş İsyanı büyüyor

Gezegen alarm veriyor. Londra’nın en işlek meydanlarından Oxford Circus trafiğe kapandı, ortasında pembe bir deniz motoru. Üzerinde  ’Sistemi Değiştir, İklimi Değil’ yazan bir afiş. Herkes dans ediyor, çocuklar resim yapıyor. Waterloo Köprüsü kapatılmış. Üzeri çiçeklerle donatılmış, bir bayram havası var. Parlemento’nun orası trafiğe kapanmış. Londra’da Yokoluş İsyanı’nın dördüncü günündeyiz.

TIKLAYIN: İsveç’teki çevre isyanını başlatan 15 yaşındaki Greta BM İklim Zirvesi’nde: “Buraya size yalvarmaya gelmedik”

İklim değişikliğinin oluşturacağı deniz seviyelerinin artması, aşırı kulaklıklar, çölleşme gibi etkenlerle yaşanılması çok zor bir dünyanın gelecek nesilleri beklediği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Yıllardır sivil toplum örgütlerinden bireylere konuya hassas herkes hükümetlerden fosil yakıt bağımlılığımızı kesmemizi talep ediyor. Ancak nafile. İklim değişikliğiyle mücadelenin en etkin yolu kayıtsız şartsız petrol ve kömüre bağımlılığımızı durdurmak.

Tüm taleplere rağmen bir şey yapılmadığını gören 100 kadar akademisyen 2018 yılının mayıs ayında bir araya geldi ve bir çağrı metni imzaladı. Yine geçen yıl kasım ayında Londra’nın belli yerlerinde oturma eylemleri yaparak ilgi çektiler. Bu hareket, daha sonra bu tüm sivillerin katıldığı ve çığ gibi büyüyen bir eyleme dönüştü.

TIKLAYIN: İklim grevi Türkiye’de: Hareketi başlatanlardan 11 yaşındaki Atlas’la konuştuk

Eylemcilerin üç ana talebi var:

#1 GERÇEĞİ SÖYLE
Hükümetler iklim değişikliği gerçeğini ve durumun ölümcüllüğünü kabul edip, politikalarını değiştirmeliler. Bunu da medya aracılığıyla halkla paylaşmalılar.

#2 2025 YILINDA SIFIR KARBON
İngiltere hükümeti 2025 yılına kadar karbon emisyonlarını yasal yönden bağlayıcı politikalar uygulayarak sıfıra indirmeli.

#3 HALK MECLİSİ
Gelecek vadeden uzun ömürlü bu politikaları gerçekleştirmek için kurulacak halk meclisleri bu değişikliklerinin yapılmasını talep edecek ve böylece demokratik bir sistem kurulacak.

Geçtiğimiz aylarda birkaç kere Londra’da günlük eylemler yapan bu grup geçtiğimiz hafta ilk defa uzun süreli bir eyleme başladı. Londra’nın en işlek caddelerinde oturma eylemi yapanlar arasında yaşlılar, çocuklu aileler ve toplumun her kesiminden insanlar var.  Polisin bile zaman zaman destek verdiği eylemlerde tutuklamalar başladı. Eylemin dördüncü gününde 500 kişi tutuklandı. Tutuklanmalarının ana sebebi ise polisin bilhassa akşam saatlerinde bu eylemlerin durdurulmasını talep etmesi. Ancak eylemciler dirençli ve sayıları da destek de gün geçtikçe artıyor. İngiltere’nin her yerinden gelenler var. Akın akın geliyorlar ve sayıları her gün biraz daha artıyor.

Hükümet ise konuya mesafeli. Çevre Bakanı mesajı aldıklarını söylese de, hükümet böyle bir sivil eylemin Londra’nın ulaşım kanallarını sekteye uğrattığını ve bunun kabul edilemeyeceğini söylüyor. Londra merkezindeki bazı şirketleri temsil eden bir grup ise eylemlerin kendilerine iki günde 12 milyon pound’a mal olduğunu söylüyorlar. Hiçbir şekilde halka ve de işyerlerine zarar vermek istemeyen eylemcilerin varlığı ve etraftaki polis sayısı çevre halkını ve polisleri ürkütüyor.

Bugün ise bir grup genç aktivist Heathrow Havaalanı’nda gösteri yapıyorlar.

Occupy ve Gezi hareketlerinden beri gördüğümüz en büyük sivil hareketlerden biri bu. Sadece Londra’da değil dünyanın bir çok ülkesinde yapılıyor. Sorumuz, “Değişim ne zaman olacak? Fosil yakıt bağımlılığımızı çocuklarımız ve gelecek nesiller için ne zaman bırakacağız?”



Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.