Senden vazgeçmeyeceğiz İstanbul

Ben bu satırları yazarken, önümde 47.768 kişinin imzaladığı bir kampanya var. Tabiatı ve Biyoçeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı’nın Meclis gündeminden geri çekilmesini isteyen kırk yedi bin yedi yüz altmış sekiz kişi…

100’ün üzerinde Sivil Toplum Kuruluşu’nun, yüzlerce bilim insanın ve neredeyse 50.000 kişinin “yapılan yanlıştır” diye her gün, mümkün olan her yolla devlete, yetkililere seslendiği iki aylık bir süreç ve cevapsız bırakılan 50.000 dilekçe demek oluyor bu.

Bu ayın ortasında, bizim de bir parçası olduğumuz Tabiat Kanunu İzleme Girişimi; Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, İstanbul Milletvekili Melda Onur, Çanakkale milletvekili Serdar Soydan, Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz‘a tasarının yanlışlığını anlattı.

Orman ve Su İşleri Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri, Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı ise toplantıya katılmadı.

Tablo çok açık. O kadar açık ki ne yazacağımı şaşırıyorum. Ülkenin tüm yeşil alanlarını talana elverişli hale getirecek bir yasa Genel Kurul’dan geçmek üzere, 50.000 kişi ayakta yanıt bekliyor ve Orman Bakanı, Şehircilik Bakanı ve Çevre Komisyonu Başkanı bizzat davet edildikleri toplantıya katılmama cesareti gösteriyorlar. Buradan ne anlam çıkarmalıyız? Siz ne anlam çıkarıyorsunuz?

Durmadan bu yasadan bahsediyoruz ve sizler belki artık tekrara düştüğümüzü düşünüyorsunuz fakat cevap alana kadar tekrarlamaya devam edeceğiz, devam etmek zorundayız.

Durum çok ciddi sayın okuyucular. İlkokul’dan beri ‘coğrafi ve jeopolitik durumu çok çok önemli olan bu topraklar’ın yalnızca %4’ü koruma altında. Bu yüzde %4’lük alana Belgrad da dahil. Belgrad ‘muhafaza ormanı’ olarak koruma altında olmasına rağmen son 130 yılda üçte biri oranında küçülmüş.

Bakın; 1840’larda 12.000 hektara yayılan Belgrad bugün 5.524 hektarlık yer kaplıyor. Yasa geçerse Belgrad’ın statüsü ‘muhafaza ormanı’ndan ‘tabiat parkı’na dönüşecek. Bu dönüşüm ile zaten korumakta çok da başarılı olamadığımız Belgrad içerisine her türlü tesis yapılmasının kapısı da açılacak. Bilmem üçüncü havaalanı, üçüncü köprü proje planlarının nereden geçtiğini hatırlar mısınız?

belgrad-ormanı-resimleri15

Belgrad’ı sık sık yolumun düştüğü, çok sevdiğim ve iyi tanıdığım bir örnek olduğu için ortaya atıyorum. Bunun daha Akdeniz sahilleri var, Karadeniz ormanları var, Ege kıyıları var, var da var…

Bu tasarıyı durduramazsak nerenin orman olup olmadığına, nerenin yeşil kalması gerektiğine, nereye otel, tesis, işletme, AVm dikileceğine yalnızca bakanlıklar karar verecek. Ülkedeki binlerce mimar, şehir planlamacı, çevre mühendisi, tasarımcı ve İstanbul’u korumaya, daha yaşanılabilir hale getirmeye çalışan her birimiz yalnızca oturup izleyeceğiz.

İpler elden gidiyor, durum vahim, tasarı meclis gündeminde sessiz sessiz ilerliyor sayın okuyucular. Doğa için şimdi ses vermezseniz, bir daha zaten veremeyeceksiniz. Akşam haberlerinde tasarının sessiz sedasız onaylandığını görmek istemiyorsanız buraya tıklayın lütfen.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Müzik, edebiyat, felsefe ve çevre konularında yazarlık ve editörlük yapıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Kent, Topluluklar, Yeşil alanlar
Şifahane baharı karşılıyor: Paneurhythmy

Galata Şifahane, baharı, Yaşam Dansı olarak da bilinen Paneurhythmy atölyesi ile karşılıyor.

Kapat