Sıcak-soğuk yastığınızı kendiniz yapın

İstanbul’da hafta sonunun dondurucu soğuğundan sonra dışarı çıkmaktan ve üşütmekten korkar oldum. Kiminle konuşsam hasta. Hem de yatak döşek. Feci bir salgın var yine. Aman kendinize iyi bakın.

Ben üşümeyi hiç sevmem, o yüzden dışarı çıkarken ellerimi, ayaklarımı sıcak tutmaya özen gösteririm. Geçen gün internette dolanırken şahane bir sıcak/soğuk yastığı yapmayı öğrendim. En azından sıcak kalayım, sizle de paylaşayım, dedim.

230572

Sevdiğiniz desenlerde kumaşları 12×12 ebatlarında kesin. Torbanın içinde kalacak kalan kısımlara pazen kumaşla kat yapmak hem daha sağlam olmasını sağlıyormuş hem de ısıyı içinde daha uzun süre tutuyormuş.

Kumaşları bir cep oluşturacak şekilde diktikten sonra içlerine pirinç taneleri ekleyin. Miktarını torbaları şişmanlatmayacak kadar ayarlayın ve huni yardımı ile pirinçleri torbalara dökün. Açık kalan kısımları da dikiş makinesi yardımı ile kapattınız mı, işte size bu soğuk günler için ellerini ve hatta ceplerinize yerleştirdiğinizde vücudunuzu ısıtması için sıcak torbalar. Eğer bir çift yaptıysanız, tüm yapmanız gereken mikrodalgada yüksek ısıda 35-40 saniye ısıtmanız.

0235

Ellerinizi, vücudunuzu ısıttığınız gibi benim gibi çok üşüyen burnunuzu da ısıtabilirsiniz bu torbalarla… Ha, ayrıca benim bir sonraki planım boyun fıtığım olduğundan devamlı sıcak tutmam gereken boynum için de ince uzun bir torba hazırlamak. Onu da aşağı yukarı 2 dakika yüksek ısıda mikrodalgada tutarak hazır duruma getirebilirsiniz.

Sıcak günlerde de buzluğa koyacağınız torbalarınızı serinlemek için kullanırsınız ama brrrrrrrrrr, şu anda serinlemek lafı bile beni üşütüyor.

Boş vaktiniz varsa, dikiş dikmeyi seviyorsanız, başlayın hazırlamaya. Sevdiklerinize de şahane hediye olurlar diye düşünüyorum…

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Hayat, Kendin yap, Sanat ve Tasarım, Şifa, Tekstil
T-shirt’ünle fark yarat

Su, en büyük yaşamsal ihtiyacımız olduğundan; varlığı, miktarı, içeriği ve kalitesi yaşamlarımızı birebir etkiliyor.

Kapat